Bahçelievler'de otomobil metrobüs yoluna girdi

İSTANBUL

Bahçelievler‘de kontrolden çıkarak metrobüs yoluna giren otomobilin sürücüsü yaralandı.

Alınan bilgiye göre, D-100 karayolundan Topkapı istikametine giden 34 AF 4991 plakalı otomobilin ismi öğrenilemeyen sürücüsü, Bahçelievler metrobüs durağı yakınında aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek, önce aynı yönde giden Sabahat Enes yönetimindeki 34 UY 2711 otomobile çarptı. Daha sonra bariyerleri aşan otomobil, metrobüs yoluna girdi.

Kazada yaralanan sürücü, olay yerine gelen sağlık ekiplerince hastaneye kaldırıldı.

Kaza nedeniyle metrobüs seferleri tek yönlü yapılırken, D-100 karayolunun Topkapı istikametinde de uzun araç kuyrukları oluştu. Kazaya karışan araçların kaldırılmasının ardından, trafik normale döndü.

Muhabir: Mehmet Ali Derdiyok

Gizli tanık Bulut'tan FETÖ itirafları

ANKARA

Darbe girişiminden önce açılan ve aralarında terör örgütü elebaşı Fetullah Gülen‘in de yer aldığı 73 sanığın yargılandığı Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) çatı davasında gizli tanık Bulut dinlendi.

Tanık Bulut, “şike kumpası”, “himmet adı altında iş adamlarında haraç alınması”, “Özel Harekat Daire Başkanı Oktay’ın şüpheli ölümü“, “belediyelerin ele geçirilmesi için planlar” ile “örgüt üyelerinin deşifre olmamaları için kullandıkları yöntemleri” detaylarıyla anlattı.

Ortaokulda örgütle tanıştığını, lise ve üniversite öğrenimi boyunca da bu yapıyla irtibatını devam ettirdiğini belirten Bulut, “Terörist başı Gülen’in kitaplarını okuyorduk, abilerin sohbetlerine katılırdık. Sistematik bir şekilde bizde tam bir aidiyet yapısı geliştirdiler. Anadolu’dan gelen insanlar olarak ‘ilayıkelimetullah’, ‘irşat’ gibi kulağa hoş gelen hedefler belirliyorlardı.” dedi.

Örgüt içinde ilk başlarda basit görevler verildiğini, daha sonra kişinin muhakeme yeteneğine göre yönlendirildiğini belirten Bulut, sadakat gösterenlerin kariyer planları, sosyal çevresi ve özel hayatına ilişkin bütün planlamaların örgüt tarafından yapıldığını ifade etti.

“Hizmet için yapılan haramlar, helal değerindedir”

Örgütteki gizlilik, sadakat ve itaat anlayışına değinen gizli tanık Bulut, FETÖ’de mutlak bir itaat anlayışının hakim olduğunu belirterek, “Sık kullanılan ‘Gayretullaha dokunmak’ diye bir tabir vardır. Yani hayatın perişan olmasına sebebiyet verecek bir durum. Sadakat göstermeyenlerin böyle bir akıbet yaşayacaklarını iddia ederler. Örgütü koruma için yapılan tedbirlerle ilgili son zamanlarda duyduğum bir durum var. Olası bir polis baskını sırasında abi ve ablaların, eş değiştirme yaptıkları söylemlerini isteyebilecek kadar namusu hiçe sayan bir anlayışı hakim bunlarda.” iddiasında bulundu.

Alkol almamasına rağmen 2004’te örgüt yöneticileri tarafından içkili bir toplantıya gönderildiğini belirten Bulut, “Alkollü bir ortamda olacağım söylendi. ‘Yaptığın bir haram, bin kat daha fazla sevaba kazanacaksın. Hizmet için yaptığın haramlar, helal değerindedir.’ dediler. Allah’ın haram kıldığını helal kılacak direktifler de gördük.” ifadelerini kullandı.

“Himmet adı altında haraç alıyorlardı”

FETÖ’nün anlayışında paranın tartışılmasız bir yer edindiğini, paraya ulaşmak için her yolu mubah saydığına dikkati çeken Bulut, “Para bunlar için dinden daha önemlidir, ‘Para varsa hizmet vardır’ anlayışı, para için her yol mubahtır sonucunu beraberinde getiriyor.” tespitini yaptı.

Örgütün, emniyet ve yargıdaki mensupları aracılığıyla iş adamlarından himmet adı altında haraç aldığını vurgulayan Bulut, şöyle devam etti:

“Örneğin bir iş adamı himmet vermeye yanaşmıyor. Bu şahsın mahremine yönelik bir çalışma yapılıyor. Semt imamları, bölgelerinde belirlemiş oldukları şahısları, devlet içindeki adamlarıyla çembere alınıyordu. Sonuçta o kişinin biyografisi çıkarılarak himmet adı altında haraç alınıyordu. Kamu ihalelerinin örgütün kontrolü dışına çıkmayacak isimlere verilmesi isteniliyordu. Diyelim ki örgütten olmayan biri ihaleye için başvurdu. Bir bakmışsınız o şahıs organize şubece kimlik kontörlü için alınıyordu. Bel altı vurmayı örgüt çok iyi benimsemiştir. Bunu Türkiye’de zamanında çok sistematik olarak kullandı.”

“Anayasa Mahkemesi önünde ödeme yapıldı”

“Futbolda şike” soruşturmasını yürüten savcı ile yaptığı görüşmeyi de anlatan Bulut, o dönem soruşturma kapsamında gözaltına alınan Serdar Adalı‘nın serbest bırakılması için çaba sarf ettiğini belirterek sonrasında yaşanılanları şöyle anlattı:

“Benim üstüm olan biri, Adalılarla muhabbeti, dostluğu vardı. ‘Serdar Adalı’yı kurtarabilir miyiz?’ diye rica etti. Çeşitli görüşmeler yaptık, soruşturmayı yapan savcının yanına gittim. O da ‘İlgili yerlerin haberi var mı?’ diye sordu. Daha sonra savcı Cihan Kansız ile de görüştüm. Ancak bu aşamada yardımcı olamayacağını, dışarıdakilerle görüşmemi istedi. Anadolu yakasındaki FEM dershanesinde toplantı yapıldı. Bunların himmette bulunabileceğini söyledim. ‘Serdar Adalı’nın ağabeyi Hünkar Şevki Adalı’ya geçmiş olsun için gidelim, niyetlerini anlayalım’ dedim. Şevki Adalı ile görüştük. Avukatı Ömer Durak vasıtasıyla himmet talebi yapıldı ve Anayasa Mahkemesinin önünde ödeme yapıldı.”

“Adana Büyükşehir Belediyesi ele geçirdiler”

Gizli tanık Bulut, “Himmet adı altında alınan haraçların” kalıcı hale getirilmesi için örgütün İzmir, Adana gibi büyükşehir belediyelerini ele geçirmek için planlar yaptığını ve bunu Adana’da uyguladığını kaydetti.

Örgütün Akdeniz sorumlusu olarak görev yaptığı dönemde Adana Büyükşehir Belediyesine daire başkanlarını, şube müdürlerini, genel sekreteri ve yardımcıların, genel müdürleri hatta zabıtalara kadar bütün atamaları kendisinin yaptığını savunan Bulut, “Adam memur olmak için 25 bin lira veriyordu. Bu şekilde bir kalemde 20 trilyon kadar bir para himmet alındı. Daha sonra maaşlarını aldıklarında da düzenli olarak himmet veriyorlardı. Adana’da bulunduğumuz dönemde örgüt 1 milyar TL’nin üzerinde para aldı. Bunlar belgeleriyle ortaya koydum. Adana belediyelerin ele geçirilmesi için ilk pilot ildir.” ifadelerini kullandı.

Adana yürütülen soruşturma kapsamında, örgüte mensup kişilerin isimlerini ilgililere verdiğini dile getiren Bulut, şunları söyledi:

“İşin hizmet değil de ihanet olduğunu fark ettiğimde, bu oyunun bir parçası olmayalım diye uyarılarda bulundum. Devletimizin sırlarının ifşa etmeye çalışan savcı Özcan Şişman, eşimi alıkoyduğum iddiasıyla hakkımda gözaltı kararı çıkardı. Tutuklandım, adli mahkum olmama rağmen dosyamın üzerine ‘PKK’ yazılarak hedef gösterildim. Öldürülme tehlikesine karşı bir gece cezaevim değiştirildi.”

“Özel harekatçı Oktay infaz edildi”

Bulut, tanık olarak beyanını tamamlamasının ardından mahkeme heyeti, müşteki, sanık ve avukatların sorularına cevap verdi. İntihar ettiği iddia edilen eski Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Harekat Daire Başkanı Behçet Oktay’ın eşi Şengül Oktay, kocasının ölümüyle ilgili bilgisini bulunup bulmadığını sordu.

Gizi tanık Bulut da Oktay’ın infaz edilmiş olabileceğini belirterek, “Behçet Oktay örgütün hedefindeydi. Milli duruşu olan vatan sevdalısı bir adamdı. Örgütten bağlarımı kopardıktan sonra kendisiyle iki kez görüşmem oldu. Örgüt doğuda bir kalkışma, halkı tahrik edip hükümeti zaafa uğratma planı yapıyordu. Bunun için özel harekat polislerini halka karşı kullanmayı planlıyordu. Oktay’ın da buna boyun eğmeyeceği biliniyordu. Bunun için infaz edildiği kanaatindeydim. Bilgi sahibi değilim ama örgütün reflekslerini çok iyi biliyorum.” iddiasında bulundu.

Gizli tanık “Yağmur” hakkında yakalama kararı

Sanık Hidayet Karaca’nın bazı olaylarla ilgili tarih, yer ve saat sorması üzerine, gizli tankı Bulut, soruların kimliğinin deşifre edilmesine yönelik olduğu için cevap vermek istemediğini dile getirdi.

Karaca’nın davanın firari sanığı Ekrem Dumanlı ile ilgili soru yöneltmesi üzerine Bulut, “Siz Dumanlı’nın avukat mısınız? Ülkesine gelip hesap versin, o soruyu bana o yöneltsin.” cevabını verdi.

Öte yandan bir diğer gizli tanık Yağmur’un dinlenmesi için mahkemenin yazdığı müzekkereye gelen cevapta, 17 Mart 2016’da Kazakistan’a gittiği belirtilen tanık hakkında, Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yakalama kararı çıkartıldığı ifade edildi.

Muhabir: Tanju Özkaya, İsmet Karakaş

Eski polislere yönelik FETÖ soruşturmasında 15 tutuklama

KAYSERİ

Kayseri’de Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında adliyeye sevk edilen 22 eski polisten 15’i tutuklandı.

Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince “FETÖ/PDY’ye üye olmak” suçlamasıyla eski polislere yönelik operasyonda gözaltına alınan ve adliyeye sevk edilen 22 zanlının savcılıktaki sorgusu tamamlandı.

Mahkemeye çıkartılan zanlılardan 15’i tutuklanırken, 5 şüpheli ise yurt dışı yasağı ve adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Şüphelilerden ikisi de mahkemece salıverildi.

Kayseri’de FETÖ/PDY’ye yönelik soruşturma kapsamında 18 Mayıs’ta gerçekleştirilen operasyonda 24 eski polis için gözaltı kararı verilmiş, 22’si gözaltına alınmıştı.

Firari iki şüphelinin yakalanması için çalışmalar sürüyor.

Muhab,r Sercan Küçükşahin

'Türk havlusunu dünya tanıdı'

DENİZLİ

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili Süleyman Kocasert, Fenerbahçe’nin şampiyonluğuyla sonuçlanan Turkish Airlines Euroleague Dörtlü Final Basketbol Turnuvası‘nda sporcuların Denizli’de üretilen havluları kullanmasının, Türk havlusunun ve Denizli’nin tanıtımına önemli katkı sağladığını belirtti.

Kocasert yaptığı açıklamada, yıllık 2,8 milyar dolarla Türkiye’nin en çok ihracat yapan 8’inci kenti olan Denizli’de, tekstil sektörü başta olmak üzere gıda, mermer, kablolu tel, ambalaj ve cam sanayi sektörlerinde bin 300’ün üzerinde ihracatçı firma bulunduğunu bildirdi.

Türkiye’den ihraç edilen havlu ve bornozun yaklaşık yüzde 70’inin, çarşafın ise yaklaşık yüzde 35’inin Denizli’de üretildiğine dikkati çeken Kocasert, Denizli İhracatçıları Birliğinin (DENİB) ‘Turkish Towels’ markasıyla 2016’da 4 yıl sürecek Turquality Projesi’ne başladığını kaydetti.

Türk havlusunun bugüne kadar çok sayıda uluslararası spor organizasyonunda kullanıldığını belirten Kocasert, “Ülkemiz ihracatı, 2017’ye yüksek düzeyli bir performansla başladı ve emin adımlar atmaya devam ediyor. 2017 yılının ilk dört ayında ülke ihracatı yüzde 7 artmıştı. Daha sevindirici olan, mayıs ayını geride bıraktığımızda bu artış oranının daha da yükseleceğini görecek olmamız. Ülkemizin daha da gelişmesi ve büyümesi adına her fırsatı değerlendirmekteyiz.” ifadesini kullandı.

Kocasert, şunları kaydetti:

“Turkish Airlines Euroleague Dörtlü Final Basketbol Turnuvası için de Turkish Towels markalı havlu ürettik. Fenerbahçe’nin şampiyonluğuyla sonuçlanan Turkish Airlines Euroleague Dörtlü Final Basketbol Turnuvası’nda sporcuların Denizli’de üretilen havluları kullanması, Türk havlusunun ve Denizli’nin tanıtımına önemli katkı sağladı.”

Muhabir: Mustafa Dermencioğlu

Yıldırım'dan Yazar Akif Emre'nin eşine taziye telefonu

ANKARA

Başbakan Binali Yıldırım, hayatını kaybeden Yeni Şafak Gazetesi Köşe Yazarı Akif Emre‘nin eşini Dürdane Emre’yi arayarak, aileye başsağlığı dileklerini iletti.

Başbakanlık kaynaklarından alınan bilgiye göre Yıldırım, Akif Emre’nin eşi Dürdane Emre’yi telefonla aradı.

Başbakan Yıldırım, görüşmede, Emre’nin hayatını kaybetmesi dolayısıyla aileye başsağlığı diledi.

Muhabir: Mümin Altaş

Denizli'de 'Bylock' kullanan 9 eski öğretmen tutuklandı

DENİZLİ

Denizli‘de, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alındıktan sonra adliyeye sevk edilen 9 eski öğretmen tutuklandı.

Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen operasyonda meslekten ihraç edilen 9 öğretmen gözaltına alındı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından, adliyeye sevk edilen şüpheliler tutuklandı.

Tutukluların, örgütün şifreli haberleşme programı “ByLock“u kullandıkları iddia edildi.

Muhabir: Mustafa Dermencioğlu

'Biz Irak halkını belki de dünyada en iyi anlayabilecek konumdayız'

ANKARA

Dışişleri Bakanlığı Güney Asya Genel Müdürü Büyükelçi Fazlı Çorman, Türkiye ve Irak arasındaki ilişkilerin tarihi geçmişe sahip olduğunu belirterek, “Türkiye ve Irak gerçekten kardeşlik bağları içinde olan iki ülkedir.” dedi.

Türkiye Irak Dostluk Derneği (TİDD) tarafından düzenlenen 9. Genel Kurul Toplantısı Ankara’da bir otelde gerçekleştirildi.

Genel Kurul Toplantısı’nda konuşan Büyükelçi Çorman, Türkiye ve Irak arasındaki ilişkilerin uzun ve köklü bir tarihi olduğunu hatırlatarak, yüzyıllar boyunca bir arada yaşamış iki toplumun kardeş olduğunu kaydetti.

“Türkiye ve Irak gerçekten kardeşlik bağları içinde olan iki ülkedir.” diyen Çorman, bu çerçevede iki ülkenin siyasi ilişkilerini mevcut sorunların ötesinde ve geçmişle olan bağları da göz önüne alarak daha geniş bir çerçevede değerlendirdiğini vurguladı.

“Hem Türkiye hem Irak önemli sorunlarla karşı karşıyadır”

Yaşanan sorunların iki ülke halklarının kardeş olduğu gerçeğini değiştirmeyeceğini ifade eden Çorman, “Günümüzde terörle mücadele alanında hem Türkiye hem Irak önemli sorunlarla karşı karşıyadır.” ifadesini kullandı.

Çorman, terör örgütü DEAŞ‘ın Irak’ın büyük bir bölümünü kontrolü altına almasıyla çok büyük sıkıntılarla karşı karşıya kalındığına dikkat çekerek, Türkiye’nin de başta terör örgütü PKK olmak üzere birçok terör örgütüyle mücadele ettiğini belirtti.

“Biz bu anlamda Irak halkını belki de dünyada en iyi anlayabilecek, onların derdini en iyi görebilecek, hissedebilecek konumdayız.” diye konuşan Çorman, bu durumun ortadan kaldırılması için de gerçek bir iş birliğinin lazım olduğuna dikkati çekti.

Çorman, Türkiye ve Irak arasındaki ilişkilerin yeniden normalleştiğinin altını çizerek, Başbakan Binali Yıldırım‘ın son Irak ziyaretinde kendisine çok sayıda bakanın eşlik ettiğini ve bu ziyaretle sağlanan açılımın da devam edeceğini ifade etti.

İki ülke arasındaki ilişkilerin gelişmesi için Dışişleri Bakanlığının ciddi bir çalışma içinde olduğunu belirten Çorman, bu bağlamda sivil toplum örgütlerinin de oldukça önemli bir rol oynadığını kaydetti.

Çorman, Türkiye’nin iki ülkenin sivil toplum örgütlerinin karşılıklı çalışmalarını kolaylaştırmak ve önünü açmak için çalışmalar yaptığını dile getirerek, “Ben şahsen sivil toplum örgütlerinin çalışmalarına büyük önem veriyorum.” diye konuştu.

“Bu çerçevede bu faaliyete katılmak benim için özel bir memnuniyet vesilesidir.” diyen Çorman, bu tür kurumların, derneklerin ve diğer benzeri kuruluşların yapacakları çalışmalar ve bunlardan elde edilen tecrübelerin iki ülke arasında yapılan işler açısından önemli olduğunu vurguladı.

Türkiye Irak Dostluk Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kapkiç de toplantıda yaptığı konuşmada, derneğin 1996 yılında Ankara’da, Türkiye’nin komşusu olan ülkelerle barış ve huzur içinde yaşamanın önemini vurgulamak ve hizmet etmek için kurulduğunu ifade ederek, derneğin amacının da dost ve komşu Irak halkı ile ilişkilerin geliştirilmesine katkıda bulunmak olduğunu belirtti.

Yönetimi devraldıkları 2010 yılından beri bu amaç doğrultusunda çalıştıklarına dikkat çeken Kapkiç, “2003 yılından beri savaşın hüküm sürdüğü bir ülkede, insanların can derdinde olduğu ve her gün patlamalarda onlarca insanın hayatını kaybettiği, daha fazlasının yaralandığı bir coğrafyada sivil toplum örgütü olarak amaçlarımızı gerçekleştirmenin ne kadar zor olduğu hepinizin malumudur.” dedi.

Muhabir: Uğur Çil

Lise öğrencisi kalp krizinden öldü

DENİZLİ

Denizli’nin Pamukkale ilçesinde kalp krizi geçiren kız öğrenci hayatını kaybetti.

Anafartalar Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 2. sınıf öğrencisi Büşra Gül Şerifoğlu, Anafartalar Mahallesi’ndeki evinde cumartesi günü fenalaştı.

Karın ve göğüs ağrısı şikayetiyle ailesi tarafından Denizli Devlet Hastanesine kaldırılan Şerifoğlu’na kan ve idrar tahlili yapılarak serum tedavisi uygulandı.

Kendisini iyi hissettiğini belirtmesi üzerine taburcu edilen Şerifoğlu, pazar sabahı evinde hayatını kaybetti.

Genç kızın Pamukkale Üniversitesi Hastanesinde yapılan otopsisinde gizli kalp hastası olduğu ve kalp krizi sonucu hayatını kaybettiği belirlendi.

Büşra Gül Şerifoğlu, dün Asri Mezarlık Camisi’nde kılınan cenaze namazının ardından Asri Mezarlık’ta defnedildi.

Öte yandan Şerifoğlu’nun okuduğu okulda büyük üzüntü yaşanıyor. Şerifoğlu’nun 10-MA sınıfındaki masası arkadaşları tarafından çiçekle süslendi. 

Muhabir: Mehmet Ali İlnem

Fikirtepe'de asayiş ve narkotik uygulaması

İSTANBUL

Fikirtepe‘de 470 polisin katılımıyla helikopter destekli asayiş ve narkotik uygulaması gerçekleştirildi.

Kadıköy İlçe Emniyet Müdürlüğü koordinesinde özel harekat ve çevik kuvvet polislerinin de aralarında bulunduğu 470 polisin katıldığı uygulama kapsamında, mahalle aralarında uyuşturucu satıcılarının yakalanması için 97 metruk bina ve ev arandı.

Zırhlı araçlarla kesilen sokak aralarına giriş ve çıkışlarda, şüpheli görülen kişilerin üstü aranarak, Genel Bilgi Tarama (GBT) kontrolleri yapıldı.

Ekipler, özellikle uyuşturucu madde saklanabilecek yerler ile önceden belirlenen bazı metruk binaları ise detaylı şekilde kontrol etti.

Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekiplerinin de denetim yaptığı uygulamaya, özel eğitimli köpekler de dahil edildi. 

Muhabir: Selami Küçükoğlu

Balıkesir'deki FETÖ soruşturmasında 23 tutuklama

BALIKESİR

Balıkesir’in Edremit ilçesinde Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’nın (FETÖ/PDY) “Eği̇ti̇m danışmanlığı“na yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 40 kişiden 23’ü tutuklandı.

Alınan bilgiye göre, Edremit’te Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada, 40 kişi güvenlik güçlerince gözaltına alındı.

Şüphelilerden 9’u emniyetteki ifadelerinin ardından serbest bırakılırken 31’i adliyeye sevk edildi.

Adliyeye sevk edilen 31 şüpheliden 23’ü tutuklanırken, 8 şüpheli de adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Bu arada operasyon sırasında bir kişinin polisten kaçarken balkondan düşerek yaşamını yitirdiği bildirildi.

Operasyon çerçevesinde 3 kişinin arandığı belirtildi.  

Muhabir: Seyhan Kırıcı

1 2 3 1.212