Antalya Escort VIP Aşk Geceleri

Aşık bakışlarınız için teşekkür ederim, ben Antalya Escort Dilara ve 24 yaşında bir adetim. Sizin için etkileyici ve seks dolu özel geceleri vermek için bu adres içinde ilan vermekteyim. Sıcak ve samimi bir kız olarak, yeni bitirdiğim okulumdan sonra, eğlenmek için sürekli olarak yaptığımız, grup olarak çılgın ateşli geceleri, yeniden ve tadı ile bulmak istiyorum. Bunun heyecandan yana ne kadar önem arz ettiğini de bilirim. Bir tutku öyle kolay bir şekilde yaşanmaz ve sadece erkeklerin bu kadar yakın olması ile o büyülü havasını vermez. Tabi biraz daha deneyim ve istek gereklidir. sizin özel bir hizmeti sınırsız olarak Antalya Escort bayan süreçlerinde bulmasını isterim. Bunu her gece sunamadığım için affedin! Sizleri her zaman mutlu etmek isterim ama bu benim, kendime zaman ayırmam ve daha iyi bir enerji ile sizlere sunum vermemi gerektirecektir. Yeni bir tutku bulmanız adına, sizlere bir çok yeni ve modern olarak fantezileri de sunacağım. Yatağım sıcak ve arsız bir kadının tüm çılgın seks enerjisini size sunacaktır. Kışkırtmak isterim ve bunu iyi becerdiğimi de söylerim. Görünce bu beden size Show yapacak! Dilediğiniz partner benim ve Escort Antalya olarak kucağınızda dans ederek, tüm kıvrımlarımı da görmenizi sağlayacak ve doyasıya bir gece ile mutlu sonları birlikte bulacağız. Bu yeni telefonum beyler, eskisi artık dadananlardan dolayı kapandı.

Asgari ücrette zam pazarlığı başlıyor

ANKARA – Özcan Yıldırım

İşçi, işveren ve hükümet temsilcilerinden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2018’de geçerli olacak asgari ücreti belirlemek üzere yarın ilk toplantısını gerçekleştirecek.

Doğrudan 7 milyona yakın çalışanı ilgilendiren asgari ücret görüşmeleri, yarın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının ev sahipliğinde başlayacak.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu’nun başkanlığında toplanacak komisyonda, işçi tarafını Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş), işveren tarafını ise Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) temsil edecek.

Toplantıda, işçi ile işveren temsilcileri talep ve görüşlerini sunacak.

Türk-İş teklifini TÜİK’in rakamından sonra paylaşacak

Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, konfederasyonlarının uzun yılardır Asgari Ücret Tespit Komisyonunda işçileri temsil ettiğini söyledi.

Atalay, “1983, 1984, 1993, 2008 ve 2012 yıllarında işçi, işveren ve hükümet, asgari ücret rakamında mutabık kaldı. Gönlümüzden geçen yeni asgari ücretin bu yıl oy birliğiyle belirlenmesi ama maalesef bu son 35 yılda sadece beş kere gerçekleşti.” dedi.

İşveren tarafından yapılan açıklamaların mutabakatın sağlanmayacağı yönünde olduğunu belirten Atalay, asgari ücretteki artış tekliflerini TÜİK’in bir işçi için belirleyeceği “asgari geçim tutarı”nın ardından kamuoyuyla paylaşacaklarını bildirdi.

Yarın toplanacak Asgari Ücret Tespit Komisyonunda Türk-İş’i temsil edecek heyeti belirlediklerini ifade eden Atalay, heyetin TEKSİF Sendikası Genel Başkanı Nazmi Irgat, Türkiye Haber-İş Sendikası Genel Başkanı Veli Solak, Çimse-İş Sendikası Genel Başkanı Zekeriye Nazlım, Tarım-İş Sendikası Genel Başkanı İlhami Polat ve Güvenlik-İş Sendikası Genel Başkanı Ömer Çağırıcı’dan oluştuğunu kaydetti.

Asgari ücret nasıl belirleniyor?

Asgari ücreti, yasa gereği beşer işçi, işveren ve devlet temsilcisi olmak üzere 15 kişiden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu belirliyor. Bu komisyonda, en fazla üyeye sahip konfederasyon olduğu için işçi tarafını Türk-İş temsil ederken, işveren tarafı adına masaya TİSK oturuyor.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında gerçekleştirilen ilk toplantının ardından komisyon, işçi ve işverenin ev sahipliğinde de ayrı ayrı toplanıyor. Komisyon, son toplantısını yine bakanlıkta yapıyor.

Bakanlığın belirlediği üyelerden birinin başkanlık ettiği komisyon, en az 10 üyenin katılımıyla toplanıp, oy çokluğuyla karar veriyor. Oyların eşitliği halinde başkanın bulunduğu tarafın, çoğunluğu sağladığı kabul ediliyor.


Mevcut asgari ücret net bin 404 lira

Asgari ücret, halen bekar bir işçi için brüt bin 777 lira 50 kuruş, vergiler ve kesintiler düştüğünde net bin 404 lira 6 kuruş olarak uygulanıyor. Apartman görevlileri için ise normal işçilerden farklı olarak gelir ve damga vergileri kesilmediğinden net bin 510 lira 87 kuruş olarak hesaplanıyor.

Asgari ücretin işverene toplam maliyeti, bir işçi için 2 bin 88 lira 56 kuruşu (işverene maliyet tutarında sosyal güvenlik primindeki yüzde 5 oranındaki indirim dikkate alınmış ve 100 lira/ay teşvik indirimi hariç) buluyor. Bunun bin 777 lira 50 kuruşunu brüt asgari ücret, 275 lira 51 kuruşunu sosyal güvenlik primi, 35 lira 55 kuruşunu işveren işsizlik sigorta fonu oluşturuyor.

Sınırlarda ele geçirilen uyuşturucuda tarihi rekor

EDİRNE – Hakan Mehmet Şahin/Salih Baran 

Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, gümrüklü sahalarda ve sınır kapılarında ele geçirilen uyuşturucu miktarında tarihi rekora imza atıldığını belirterek, “2017 yılı kasım itibarıyla ele geçirilen uyuşturucu miktarı 2016’nın aynı dönemine göre 11 kat artarak 2,3 tondan yaklaşık 26 tona yükselmiştir.” dedi.

Bakan Tüfenkci, AA muhabirine yaptığı açıklamada,Türkiye’nin 2023 hedeflerine uygun olarak bütün sınır kapılarını büyüterek yenilediklerini, teknik donanım bakımından da güçlendirdiklerini belirtti.

Dünyadaki en iyi uygulamaların Türkiye’de olması gerektiği anlayışıyla çalıştıklarını ifade eden Tüfenkci, Bakanlık olarak yaptıkları yatırım ve eğitimler sonunda bu yıl uyuşturucu ve kaçak yakalamalarında büyük başarılar elde ettiklerini vurguladı.

Gümrüklü sahalarda ve sınır kapılarında uyuşturucu yakalamalarında tarihi rekora imza attıklarını aktaran Tüfenkci, “Yakalama oranlarındaki artışın etkenlerinden birisi; son teknoloji cihazları kullanıyoruz. 2017 yılı kasım itibarıyla ele geçirilen uyuşturucu miktarı 2016’nın aynı dönemine göre 11 kat artarak 2,3 tondan yaklaşık 26 tona yükselmiştir.” diye konuştu.

“Dürüst ticaret erbabımızın rekabet gücü korunmuştur”

Sadece uyuşturucu değil, kaçakçılıkla mücadele konusunda da önemli başarılar elde edildiğini vurgulayan Tüfenkci, şöyle devam etti:

“2014 yılında yüzde 21 seviyelerine kadar çıkan kaçak sigara oranı, 2017 yılı itibarıyla yüzde 10 seviyelerine gerilemiştir. Bu yıl kasım itibarıyla ise 102 milyon toplam değerinde 11,5 milyon paket kaçak sigara yakalaması gerçekleştirilmiştir. Ayrıca 56 milyon TL değerinde elektronik eşya, 142 milyon lirayı aşan gıda maddesi ile 83 milyon lira değerinde tekstil eşyası yakalaması yapılmıştır. Böylece vergi kayıplarının önüne geçilerek, dürüst ticaret erbabımızın rekabet gücü korunmuştur.”

Bakan Tüfenkci, 22 Kasım 2017 itibarıyla gümrük muhafaza ekiplerince kaçakçılıkla mücadele kapsamında yürütülen operasyonlarda, toplamda 5 bin 302 olayda 2 milyar 168 milyon TL değerinde kaçakçılığın engellendiğini aktardı.

Bakanlık olarak kaçakçılıkla mücadele kapasitelerini arttırmak için var güçleriyle çalıştıklarını anlatan Tüfenkci, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Dedektör köpek sayımızı 131’e çıkardık. X-ray cihazlarını kara kapılarımızın tamamına, limanlarımızın ise önemli bir bölümüne yerleştirdik. Araç ve Konteyner Tarama Sistemi sayımız 59’a ulaştı. Yine tüm kapılarımızda ve birçok limanımızda yerli üretim Radyasyon İzleme Sistemlerini kullanıyoruz. Tren (X-Ray) Tarama Sistemleri ile demiryolu sınırlarımızda daha etkin bir gümrük ve kontrol mekanizması oluşturuyoruz. İlk olarak Van’da Kapıköy Sınır Kapısı’nda bu sistemi kurduk, şimdi Kapıkule Sınır Kapısı’na da kuruyoruz.” 

FETÖ sanığı 'Ülkücü' görünümüyle örgüte hizmet etmiş

İZMİR – Ömer Süt

İzmir‘de Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında yargılanmasının ardından 9 yıl hapis cezasına çarptırılan tutuklu sanığın, örgüt adına ülkücü öğrenciler arasına karışarak kendini gizlemeye çalıştığı, ByLock mesaj içeriklerine yansıdı.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında “Silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçlamasıyla 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle hakında dava açılan Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Mimarlık Fakültesi öğrencisi Ramazan Şahin‘in yargılamasının ardından İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesince 9 yıl hapis cezası verildi.

FETÖ’nün gizli haberleşme programı “ByLock”u iki GSM hattına yüklediği ve yoğun bir şekilde kullandığı tespit edilen Şahin’in, ByLock’un istihbarat birimlerince deşifre olmasının ardından örgütün devreye aldığı Eagle programını örgüt mensuplarıyla iletişim kurmak için kullandığı belirtildi.

İki GSM hattından üç yılda ByLock’la yaklaşık 87 bin bağlantı kurduğu ortaya çıkan Şahin’in kendini gizlemek için eğitim gördüğü üniversitede Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfının faaliyetlerine katıldığının ByLock yazışma içeriklerinde ortaya çıktı.

2016’nın ocak ayında örgütte “abi” olarak nitelendirilen bir mensuba ByLock üzerinden gönderdiği mesajda, “ülkücü öğrencilerin DEÜ Fen Edebiyat Fakültesinde toplantı yapacakları, kalabalık ve ilgi çekici bir toplantı olacağı” bilgisini veren Şahin, Ege Üniversitesi’nde 20 Şubat 2015’te öğrenciler arasında çıkan kavgada, Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü 4’üncü sınıf öğrencisi Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nun ölümüne ilişkin İzmir Adliyesi’ndeki duruşmasına gidip ülkücü öğrencilerin arasına katılacağını belirtiyor.

FETÖ sanığı, ülkücüler arasına karışmış

Şahin’in, “Burada cevap almam gereken sorular var. Birincisi, teşkilata çağrıldığımda, hizmette olmam nedeniyle sıkıntı olur mu? Ülkücüler çünkü! Ocak ayında tansiyon yüksek olacak ve mahkemeye (Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nun ölümüne ilişkin dava kastedilerek) gitmek zorunda kalacağım. Fotoğraf karelerinde olacağım.” ifadeleri yer alan mesaja benzer çok sayıda iletinin olduğu tespit edildi.

Yargılamanın yapıldığı İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki savunmasında ByLock yüklemediğini ve kullanmadığını iddia eden Şahin, “Ülkücü bir gencim. İdolüm Alparslan Türkeş’tir. FETÖ gibi örgüte mensup değilim.” ifadelerini kullandı.

“Ülkücü görünümüyle örgüte hizmet”

İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararında, Şahin’in kendini kamufle etmek için ülkücü kimliğine büründüğüne dikkati çekerek, “ByLock yazışma içeriklerine göre, FETÖ/PDY adına ülkücü öğrenciler arasına karışarak ülkücü görünümüyle örgüte hizmet etmesi dikkate alındığında, sanığın meydana getirebileceği olası zarar ve tehlikenin ağırlığı, suçun işleniş şekli, kastın yoğunluğu göz önünde alınarak cezalandırılmasına karar verilmiştir.” denildi.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın FETÖ/PDY’nin Dokuz Eylül Üniversitesi yapılanmasına yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında Ekim 2016’da emniyet mensupları, üniversite öğrencisi şüpheli Ramazan Şahin’i gözaltına almıştı.

Bakanlık'tan 'dijital oyun' raporu

ANKARA – Merve Yıldızalp,Burcu Çalık

Dijital oyunlara yönelik ihmal ve istismara karşı bildirim ve müdahale mekanizmasının kurulması ile istismarcılara yönelik caydırıcı yasal düzenlemeler yapılması gerektiği bildirildi.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca geçen ay düzenlenen “Dijital Oyunlar Çalıştayı ve Sempozyumu”nun çalıştay raporu yayımlandı.

Dijital oyunların çocuklar üzerindeki olumlu ve olumsuz etkileri ile koruyucu-önleyici politikalar doğrultusunda aileleri bilinçlendirme faaliyetleri kapsamında neler yapılabileceğinin tartışıldığı sempozyumun çalıştay raporunda, dijital oyunların çocuklar üzerindeki olumsuz etkileri ile çocuklar ve aileler açısından taşıdığı riskler nedeniyle gündemdeki yerini koruduğu ifade edildi. 

Dijital oyunlar ve Türk aile yapısı

Çocuklar arasında popülerliği yüksek oyunların yabancı menşeli olduğu için Türk aile yapısına uygun bulunmadığı belirtilen raporda, bu durumun da ebeveynler ile çocuklar arasında çatışmaların artmasına ve dijital oyunların çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerinin daha fazla görülmesine sebep olduğuna dikkat çekildi.

Raporda, Türk kültürü ve manevi değerleri ile uyumlu “Niloya”, “Rafadan Tayfa”, “Keloğlan” gibi yerel karakterlerin yer aldığı içerikteki oyunların geliştirilebileceği önerisinde bulunuldu.

Dijital oyunlar üzerinden çocuk istismarı

Çevrimiçi oyunlar üzerinden yapılan konuşmalar anlık takip edilemediğinden koruyucu ve önleyici bir mekanizma geliştirmenin zorlu olduğu vurgulanan raporda, “Çocuğun karşısındaki aktörlerin kimlik bilgilerine ilişkin detaylı bilgiler mevcut olmadığından, çevrimiçi oyunlar çocuklar için istismar riskini artırmaktadır. Çevrimiçi oyunlar üzerinden cinsel istismar vakaları, gelen bildirimlerin yüzde doksanını oluşturmaktadır. İster oyun içeriğinden kaynaklı, ister oyunculardan kaynaklı dijital oyunlar üzerinden cinsel çocuk istismarı evrensel suç olarak kabul edilmektedir.” değerlendirmelerine yer verildi.

Ailelere “oyun bağımlılığını” azaltma önerileri

Çalıştayın sonuç raporunda çocuklarda dijital oyun bağımlılığını önlemeye yönelik aileler için çeşitli önerilere yer verildi. Çocukların oyun başında geçirdikleri vaktin ailelerince mutlaka kontrol edilerek kısıtlanması gerektiği aktarılan raporda, oyun seçimlerinin de ailelerce denetlenmesi gerektiği kaydedildi.

Çocukların oyun oynama sürelerini ve ihtiyaçlarını azaltmak amacıyla ailelerin çocukları ile kaliteli zaman geçirmesinin önemine işaret edilen raporda, şu değerlendirme yapıldı:

“Çocukların zaman ayırdığı ve enerjisini harcayabileceği faaliyetler çeşitli olmalıdır. Aileler çocukların farklı etkinliklere katılmasını ya da farklı sosyal ortamlara katılmasını destekleyebilir. Böylece çocukların oyun dışında zaman ayıracağı başka faaliyetler de olur. Aileler, çocukları ile iletişim halinde ve onlardaki değişimi gözlemleyebilecek yakınlıkta olmalıdır. Böylece çocuklarda görülebilecek oyun bağımlılığı belirtilerini önceden tespit edebilir ve çocukları ile bu konuda konuşabilir, bu da yeterli olmazsa bir uzmandan yardım alabilirler.”

“Dijital oyunlar platformu kurulmalıdır”

Türkiye’de dijital oyunlarla ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının yürüttüğü koruyucu ve önleyici politikalara ilişkin değerlendirmelerin de yapıldığı raporda, aileleri ve çocukları bu konuda bilinçlendirmeye yönelik kamu spotları ve kısa filmler hazırlanabileceği, aile dostu dizi ve yapımların içeriğine de duyarlılık artırıcı eklemeler yapılabileceği ifade edildi. 

Dijital tehlikelere yönelik çocuklara farkındalık eğitimleri verilmesi ve bu eğitimlerin de yaş gruplarına uygun, çocukların tanıdığı kahramanların ağzından verilebilecek içerikte saha çalışmaları ile oluşturulması gerektiği aktarılan raporda, “Ailelerin çocuklarının oynadığı dijital oyunlar ve içerikleri hakkında bilgi edinebileceği, alanında uzman kişilerin ve diğer ailelerin de yer aldığı, filtreleme sisteminin bulunduğu ve ailelerin canlı olarak iletişim ve etkileşim kurabildiği bir ‘dijital oyunlar platformu’ kurulmalıdır.” önerisinde bulunuldu.

“Bilişim suçları ile mücadele konusunda ayrı bir kanun getirilmeli”

Dijital oyunlar platformu üzerinden pedofili ile mücadelede uluslararası uygulama örneklerinin incelenmesi ve koordineli çalışmalar yapılması gerektiği aktarılan raporda, şunlar kaydedildi:

“Dijital oyunlar üzerinden ihmal ve istismarın bildirim ve müdahale mekanizmasının olduğu bir sistem kurulmalı. Dijital dünyanın dinamik yapısı sebebiyle mevcut yasal düzenlemeler bilişim suçlarını da kapsayacak şekilde güncellenmeli ya da bilişim suçları ile mücadele konusunda ayrı bir kanun getirilmeli. İlgili kurum ve kuruluşlar tarafından, çocukların gelişimini olumsuz yönde etkileyen ve internet ortamında yayınlanan içeriklerin engellenebilmesi hususunda ve online cinsel istismar konusunda istismarcılara yönelik caydırıcı yasal düzenlemeler yapılmalı.

5 bin 550 hakim ve savcı atanacak

TBMM – Coşkun Ergül

Adalet Bakanlığının 2018 yılı bütçe tasarı kitapçığına göre, Teftiş Kurulu Başkanlığı müfettişleri, 2017 yılı haziran ayı sonu itibarıyla yaptığı denetim ve incelemelerde tespit ettikleri 1 milyon 867 bin 697 lira zimmet niteliğinde harç, damga vergisi, cezaevi yapı pulu, KDV noksanlığını gereğinin yapılması için ilgili mercilere ihbarda bulundu.

Bütçe imkanları ölçüsünde, iş ve hizmetlerin gerçekleştirilebilmesi için mevcut adalet başmüfettiş ve adalet müfettiş kadrosunun arttırılması planlanıyor.

Yargı personeline hizmet içi eğitim semineri verilecek

Kitapçığa göre, 7 bin yardımcı yargı personeline kapasite ve verimliliklerinin artırılması, yeni mevzuat ve mesleki konularda bilgi, tecrübe sahibi olmaları amacıyla 2018 yılında 7’şer günlük hizmet içi eğitim semineri verilecek.

Adalet Bakanlığında; 15 bölge adliye mahkemesi, 592 adliye, 7 bölge idare mahkemesi, 42 idare mahkemesinden oluşan 656 mahkemenin harcama birimi, bakanlık bütçesi içerisinde yer alan “mahkemeler bütçesine” tahsis edilen ödenekten karşılanıyor.

656 mahkemede; 13 bin 327 hakim ve savcı, 62 bin 357 yardımcı yargı personeli olmak üzere toplam 75 bin 684 yargı çalışanı görev yapıyor.

Bu yıl sonuna kadar ve 2018 yılında, 5 bin 550 hakim ve savcı ile 10 bin yardımcı yargı personelinin atanması planlanıyor. Böylece toplam yargı personeli sayısı yüzde 20 oranında artırılarak 91 bin 234 olması hedefleniyor. 

Mahkemelerin hizmet alanı 6 milyon metrekare olacak

Mahkemelerin 2017 yılında 3 milyon 803 bin 816 metrekare olan hizmet alanının, yapımı devam eden adliye binalarının tamamlanmasıyla toplam 6 milyon metrekareye ulaşması planlanıyor. Ayrıca 15 yerde kurulan ve 9 tanesi faaliyete geçirilen bölge adliye mahkemelerinin tamamının gelecek yıl çalışmaya başlaması amaçlanıyor.

15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan darbe kalkışması nedeniyle, anayasal suçlar ve terör suçları kapsamında soruşturma ve kovuşturmanın artması nedeniyle, bu tarihten bugüne kadar mevcut ağır ceza mahkemelerine ilaveten 72 ağır ceza mahkemesi kuruldu.

FETÖ'den parasını isteyen vatandaşa 'Silivri' tehdidi

TOKAT – Ekber Türkoğlu

Tokat‘ta, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) kapsamında iş adamlarına yönelik hazırlanan iddianamede ifadesine yer verilen tanık, “Kiraladıkları binamı aldıkları şekline getirerek teslim etmelerini istedim. Konu uzayıp da tartışmaya dönünce Hasan Urhan, ‘Sen Silivri’de yatanları bilmiyor musun?’ diyerek beni tehdit etti. Bunun üzerine konuşmayı uzatmadan kestik.” ifadesinde bulundu.

Tokat Cumhuriyet Başsavcılığınca, FETÖ/PDY’nin iş adamları yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında 11 sanık hakkında 356 sayfalık iddianame hazırlandı.

Tutuklu sanıklar Kadir Yüksel, Mehmet Samur, Hasan Urhan, Osman Çakmak, Namık Murat Anaç, Hacı Murat Gürpınar, Fatih Kırcaer, Erhan Karaaslan ve Sadık Ekici ile tutuksuz yargılanan Salih T. ve Faruk S. hakkında “silahlı terör örgütüne üye olma ve Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun’a muhalefet” suçlarından dava açıldı.

İddianamede ifadesine yer verilen Ü.S, örgüttekilerin gariban çocukları barındıracaklarını belirterek kendisini binasını kiraya vermesi için ikna ettiklerini aktardı.

Bunun üzerine binayı 1 Ekim 2006’da yıllığı 25 bin liradan 10 yıllığına Selçuklu Özel Eğim Ticaret Sanayi AŞ’ye kiraladığını bildiren Ü.S, birkaç yıl önce de anahtarları ofisine bırakıp binayı terk ettiklerini anlatarak, şu bilgilere yer verdi:

“Kiraladıkları binaya verdikleri zararı tazmin için dava açtım. Hasan Urhan benimle irtibata geçerek zarar için 50 bin lira teklif etti ve davayı geri çekmemi istedi. Ben de binamı aldıkları şekline getirerek teslim etmelerini istedim. Konu uzayıp da tartışmaya dönünce Hasan Urhan, ‘Sen Silivri’de yatanları bilmiyor musun?’ diyerek beni tehdit etti. Bunun üzerine konuşmayı uzatmadan kestik. Daha sonra Hasan Urhan ile hiç görüşmedik. Şahıslardan şikayetçi olmuştum. Adli süreç devam etmektedir.” ifadesini kullandı.

Başka bir dava kapsamında yargılanan B.D. ise ifadesinde, gittiği toplantılara nadiren il imamı Abdulkadir Baş’ın da katıldığını, konuşmayı da bu kişinin yaptığını belirtti.

Toplantılarda dini sohbetler yapılıp “Herkul” internet sitesinden Fetullah Gülen’in videoların izlendiğini belirten B.D, Mart 2014 yerel seçimleri öncesi FEM Dershanesinde toplantı salonu şeklinde dizayn edilen yerde ismini Bünyamin olarak bildiği kişinin konuştuğunu kaydetti.

Bu toplantıda bulunanlardan bazılarını tanıdığını, bazılarını ise simaen hatırladığını, isimlerini bilmediğini anlatan B.D, “Toplantıda Bünyamin’in, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a hitaben hakaret içeren beyanları oldu. Bunun üzerine söz alarak, ‘Biz neden dini sohbetler yapmıyoruz da siyaset yapıyoruz.’ diyerek oradakilere, birkaç gün sonra R.A’ya söyledim. Kendisi bunun siyaset olmadığını belirterek, ‘Musa ile Firavun’un kavgası’ benzetmesi yaptı. Bunun üzerine artık sohbetlerde siyaset konuşulacaksa gelmeyeceğimi söyledim.” ifadelerine yer verdi.

'YSK bugüne kadar dürüst seçimler icra etmiştir'

TBMM

TBMM Anayasa Komisyonu, AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Şentop başkanlığında toplandı. Komisyon, Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Teklifini, alt komisyon metni üzerinden görüştü.

AK Parti Bursa Milletvekili Zekeriya Birkan, alt komisyon çalışmaları hakkında bilgi verdi.

YSK’nın teşkilat yapısı değişiyor

CHP Muğla Milletvekili Aldan: Neden apar topar şimdiden getirildi

CHP Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan ise teklifin zamanlamasının kendisi için manidar olduğunu belirterek, “Seçim 2019’da yapılacak. Neden apar topar şimdiden getirildi? Bunu merak ediyorum.” dedi. 

YSK’da 10 yıldır bazı kadroların boş olduğuna işaret eden Aldan, “Bu teklifin getirilmesinin amacı, mevcut ilçe seçim müdürlerinin tasfiyesidir. Siz bu müdürleri Ankara’dan Beytüşşebap’a gönderirseniz, o insanlar emekliliğini ister. Yeni gelen müdürler, işi bilmemeleri nedeniyle yetersiz kalabilecekler ve bu yönde kararlar alabilecekler. Bir yıllık hakim ve savcı oranı, toplamın neredeyse yüzde 40’ı oranındadır. Yeni müdürleri atadığınız zaman büyük bir kaos olacaktır ve bu da yeni şaibelere neden olabilecektir.” diye konuştu.

Adalet Bakanı Gül: YSK önemli misyon üstlenecek

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, alt komisyonun çok verimli bir çalışma yaptığını, demokratik rejimlerin temelinin serbest seçimlere dayandığını belirterek, şöyle konuştu:

“Türkiye’de seçimlerin çok dürüstçe yapılması ve seçim hukukunun yerleşik içtihatlarının olması, demokrasi adına sevindirici bir durumdur. Millet iradesinin üstünlüğü, seçimlerin saygın, tarafsız ve bağımsız kurullarca, onların gözetiminde, denetiminde, hakemliğinde yapılmasını gerektirmektedir. Türkiye’de de YSK bu hakemliği, anayasal çerçeve içerisinde milletimiz adına yapmaktadır ve bugüne kadar da bağımsız hareket ederek, şaibesiz ve dürüst seçimler icra etmiştir. Bu kanunla birlikte de bu durum daha nitelikli bir hale kavuşacaktır. Cumhurbaşkanının milletimiz tarafından seçilecek olması, milletvekili sayısının artması, yurt dışında vatandaşlarımızın oy kullanması gibi sebepler, YSK’nın daha nitelikli bir personel ve kurumsal yapıya kavuşmasını zorunlu kılıyordu. Bu teklif çok yerindedir. YSK’nın bu teklifle birlikte, önümüzdeki seçimlerde ve bundan sonraki seçimlerde, demokrasinin kazanımı adına çok önemli bir misyon üstleneceğini ifade etmek isterim.”

Muhabir: Coşkun Ergül

Hakkari'de kayalıktan düşen asker şehit oldu

HAKKARİ

Hakkari‘nin Çukurca ilçesinde kayalıktan düşen asker şehit oldu.

Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, ilçenin kırsal kesiminde terör örgütü PKK’ya yönelik operasyonda arama tarama faaliyeti yürüten asker, kayalıktan düştü.

Ağır yaralanan asker, kaldırıldığı Hakkari Devlet Hastanesi’nde kurtarılamayarak şehit düştü.

Şehit askerin baba evinde yas var

Şehit 21 yaşındaki piyade sözleşmeli er Yusuf Demiryürek’in Adana’daki ailesine acı haber ulaştı.

Demiryürek’in kayalıktan düşerek şehit olduğu haberi, Kozan ilçesi Özbaşı Mahallesi’nde oturan anne Zeynep ile baba Yaşar Demiryürek’e verildi.

Türk bayraklarının asıldığı taziye evine, şehidin yakınları ve çok sayıda vatandaş gelerek başsağlığı dileğinde bulundu.

Baba Yaşar Demiryürek, taziye evinde gazetecilere yaptığı açıklamada, oğluyla 3 gün önce telefonda görüştüğünü belirterek, “Oğlum iki gün sonra izne gelecekti. Görev yaptığı bölgede yoğun kar yağışı olduğunu söylemişti. ‘Bizi merak etmeyin, iyiyiz’ demişti. Son olarak da ‘Bana dua edin’ demiş ve görüşmeyi bitirmiştik.” şeklinde konuştu.

İzmir'de suya yüzde 10 zam

İZMİR

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu‘nun katılımıyla gerçekleştirilen İZSU Genel Kurulu’nun kasım ayı ikinci oturumunda, Plan ve Bütçe Komisyonu ve Tüketiciyi Koruma Komisyonu’nda oy çokluğu ile kabul edilen su zammı görüşüldü.

Yapılan oylamada, 1 Ocak’tan itibaren suyun metreküp fiyatına yüzde 10 zam yapılmasına karar verildi.

Alınan kararla konut abonelerinde 0-20 metreküp arası suyun metreküp fiyatı 4,16 liradan 4,58 liraya yükselirken, 21 metreküp ve üzeri için uygulanan fiyat 9,28 liradan 10.21 liraya çıktı. Konut dışı kademesiz tarife 9,57 liradan 10,53 liraya, resmi daire kademesiz tarife ise 9,11 liradan 10,02 liraya yükseldi.

Doğan: Bir yıl içinde İzmir’de suya toplamda yüzde 25 zam yapıldı

AK Parti Grubu su zammına ret oyu verirken, yüzde 10’luk zammı eleştiren AK Parti Grup Başkanvekili Bilal Doğan, “2017 yılı ocak ve temmuz aylarında yaptığınız zamlar ve bu son yaptığınız zamla birlikte İzmir’de son bir yıl içinde suya toplamda yüzde 25 oranında zam yapılıyor.” dedi. 

Doğan, her yıl hazırlanan bütçelere rağmen İZSU yatırımlarının bir türlü tamamlanamadığını, kurumunun İzmir halkına hizmet vermediğini öne sürerek, şunları söyledi:

“Geçen sene 3,60 liradan sattığınız suyu 4,58 liraya satacaksınız. Neredeyse 1 liraya yakın bir zam söz konusu olacak. İstanbul’da dönem başı ile sonu arasında yüzde 10’luk su zammı varken, İzmir’de yüzde 25’lik bir su zammı var. Balıkesir suya yüzde 25 indirim yaptı. İstanbul daha sonra suya yüzde 5 indirim yaptı. Bursa yüzde 10 indirim yaptı. Ankara’da, Manisa’da ve Eskişehir’de suya zam yok. Çanakkale’de suya 5 yıldır zam yok. İzmir sadece zamda değil, su kaçakları konusunda şampiyonluğa oynuyor.”

Kocaoğlu: İZSU kent genelinde günde kişi başına 69 litre su arıtıyor

Doğan’ın eleştirilerine yanıt veren Aziz Kocaoğlu da “İzmir Büyükşehir Belediyesi 2560 sayılı yasaya göre maliyetlerini hesaplayıp zammını yapacaktır. İstanbul her ay enflasyona göre zam yaptığına göre, 2017 yılında yüzde 13-14 civarında zam yapmıştır. Onu yüzde 5 geriye çekiyor. Biz daha zam yapmadık. Maliyeti hesaplarım, bütçemi yaparım, yüzde 10 karımı koyarım, su fiyatını belirlerim.” dedi.

Köylere bile paket arıtma tesisi yaptıklarını anlatan Kocaoğlu, İZSU’nun kent genelinde günde kişi başına 69 litre su arıttığını bildirdi. 

1 2 3 17