İcra takibi 'elektronik' ortama taşınıyor

ANKARA – KEMAL KARADAĞ

Adalet Bakanlığı tarafından elektrik, su ve doğalgaz gibi abonelik sözleşmesinden kaynaklanan alacaklara ilişkin icra takiplerinin elektronik ortamda gerçekleştirilmesine yönelik kanun tasarısı taslağı hazırlandı.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, abonelik sözleşmesinden kaynaklanan para alacaklarına yönelik ilamsız icra takiplerinde, haciz aşamasına kadar yapılması gereken işlemlerin elektronik ortamda gerçekleştirilmesini öngören “Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun Tasarısı Taslağı” oluşturuldu.

Görüşe sunulan taslağın yasalaşmasıyla elektrik, su ve doğalgaz gibi abonelik sözleşmesinden kaynaklanan para alacaklarının icra takipleri için Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) bünyesinde Merkezi Takip Sistemi kurulacak.

Alacaklı vekili, para alacaklarıyla ilgili icra takibini Merkezi Takip Sistemi’ndeki talep formunu doldurarak başlatacak.

Harç ve masraflar da elektronik ortamda ödendikten sonra güvenli elektronik imzayla onaylanarak sisteme kaydedilecek. Böylece, icra takibi sisteme kayıt anında başlamış sayılacak.

İş yükü azalacak

Ödeme ihtarı ve tebliğe ilişkin zarf bilgileri, Merkezi Takip Sistemi üzerinden PTT’ye iletilecek. Söz konusu evrakın çıktılarını alacak PTT, ödeme talebini borçluya tebliğ edecek.

Takip konusu borç ile takip harç ve masrafları, borçlu tarafından süresinde Merkezi Takip Sistemi’ndeki alacaklıya ait ve sistemle ilişkilendirilmiş hesap numarasına ödendiğinde açılan icra takibi sona erecek.

Takip işlemleri, abonelik sözleşmesinden doğan para borcunun muaccel hale gelmesinden itibaren iki hafta geçmedikçe yapılamayacak.

Söz konusu alacaklara ilişkin, avukatla takip edilen ilamsız icra takiplerinin elektronik ortam yerine evrakın elden teslimiyle yapılmak istenmesi halinde takip talebi icra dairelerince reddedilecek.

Kanun kapsamındaki alacaklar bakımından haciz aşamasına kadar olan takip işlemlerinin fiziki ortam yerine elektronik ortamda yapılmasıyla icra dairelerinin iş yükü azaltılacak.

Yapılacak yeni uygulamalar ve düzenlemelerle takip işlemleri, daha az emek ve mesai harcanarak gerçekleştirilecek.

İstanbul'a 20 saatlik yağış geliyor

İSTANBUL

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Şen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Tekirdağ ile Marmara Denizi üzerindeki bulutların öğlen saatlerinde İstanbul‘u etkileyerek şiddetli yağışa neden olacağını söyledi.

Sonbaharın son günlerinde İstanbul’un artık soğumaya başladığını dile getiren Şen, “Öğleden sonra hava iyice soğumaya başlayacak ama sıcaklık gündüz 8-9 derecenin altına düşmez. Şiddetli yağış öğlen saatlerinden itibaren başlar, bu gece devam eder. Yağmur yarın öğleden sonra kesilir. 20 saatlik bir yağış görünüyor. Sıcaklık gece de 6 dereceye kadar düşer. Şu an için dolu ve kar görünmüyor.” dedi.

“Havalar artık ısınmayacak”

Prof. Dr. Orhan Şen, genel olarak kentteki hava durumunun mevsim normallerinde seyrettiğini belirterek, şöyle devam etti:

“Ancak şiddetli yağışlar beklenmeyen bir durumdur. Bu beklenmedik durum da her zaman olabilir. Sıcaklıklar da mevsim normallerinde. Kasım ayında İstanbul’da ortalama sıcaklık 14 derece civarında. En düşük de 8 derece. Öğlen beklenen yağış nedeniyle sıcaklar da düşerek mevsim normallerinin altına inecek. Yağışa dikkat etmek, tedbir almak lazım. İstanbul gibi metropollerde, betonlaşmış şehirlerde su baskınları yapar. “

Şen, artık havaların ısınmayacağını dile getirerek, 10-15 günlük sürede de kar yağışının beklenmediğini, aralık ayı sıcaklıklarının ise 10-12 derece civarında öngörüldüğünü kaydetti.

Muhabir: Hanife Sevinç

Pendik'te asayiş uygulaması

İSTANBUL

Pendik‘te, çok sayıda polisin katılımıyla, caddeler, ara sokaklar ve umuma açık alanlarda asayiş uygulaması gerçekleştirildi.

İlçe Emniyet Müdürlüğü koordinesinde yapılan denetimlerde, belirlenen adresler kontrol edildi.

Sivil polis ekiplerinin de katılımıyla, okul önleri, umuma açık iş yerleri, kahvehane ve kafeteryalar denetlendi.

Buralarda şüpheli kişilerin üst araması yapıldı, ayrıca Genel Bilgi Toplama (GBT) kontrolleri yapıldı.

İlçe genelinde 25 noktada yapılan uygulamalarda, durdurulan araçların bagaj kısımları da dikkatlice arandı.

Uygulama sonuçlarının daha sonra açıklanacağı öğrenildi.

Demir eksikliği anemisi rahim kanserinin belirtisi olabilir

İSTANBUL – Hatice Şenses Kurukız

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özcan Keskin, demir eksikliği anemisinin rahim kanserinin de belirtisi olabileceğinin unutulmaması gerektiğini belirterek, “Bu nedenlerle demir eksikliği saptanmış kadınların dahiliye uzmanlarıyla birlikte, kadın doğum uzmanlarınca detaylı olarak incelenerek takip ve tedavi edilmesi gerekmektedir.” dedi. 

Keskin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, demir eksikliği anemisinin dünyada en sık görülen anemi türü olduğunu ifade etti.

İstatistiklere göre dünyada kadınların yüzde 30-35’inde, erkeklerin yüzde 10-20’sinde, hamilelerin ise yüzde 50’sinde demir eksikliği anemisi görülebildiğini vurgulayan Keskin, gebelikte kadınların günlük olarak 7-10 miligram demire ihtiyaç duyduğunu belirtti.

Keskin, bu nedenle, hamilelerin kadın doğum ve dahiliye uzmanlarının kontrollerinden geçerek, öneriler doğrultusunda demir replasman tedavisi almaları gerektiğini aktararak, şöyle devam etti:

“Kadınlardaki aşırı adet kanaması ve gebelik yanında, sık doğum ve düşük de demir eksikliği anemisi sebepleri arasında sayılabilmektedir. Bunların yanında, demir eksikliği anemisinin rahim kanserinin de belirtisi olabileceği asla unutulmamalıdır. Bu nedenlerle demir eksikliği saptanmış kadınların dahiliye uzmanlarıyla birlikte, kadın doğum uzmanlarınca detaylı olarak incelenerek takip ve tedavi edilmesi gerekmektedir. Tüm bunların yanında hastalarımızda, demir eksikliği yapabilecek diğer sorunlar da düşünülerek, tüm hastalarda gastrointestinal ve ürogenital sistem taranmalıdır. En azından gaitada gizli kan ve tam idrar tetkikleri planlanarak bağırsaktan ve üriner sistemden kan kaçağı yapabilecek bir patolojinin varlığı araştırılmalıdır. Eğer gaitada gizli kan pozitif ise endoskopiler yapılarak üst ve alt gastrointestinal sistemler taranmalıdır. Hastalarda anemi çok derinse mutlaka ailesel kansızlık yapabilecek hastalıklarla birlikte kemik iliği yetersizliği yapabilecek durumlar araştırılmalı, gerekirse hastanın bir hematoloji uzmanına yönlendirilmesi sağlanmalıdır.”

“C vitamini demir emilimini artırır”

Prof. Dr. Özcan Keskin, sözlerini şöyle tamamladı:

“Demir eksikliği tedavisinde dengeli ve sağlıklı beslenmenin tedaviye katkısı büyüktür. Bu dönemde içerdiği zengin demir nedeniyle kırmızı et, balık, pekmez gibi gıdaların tüketiminin arttırılması, oral yoldan demir sağlanmasına katkı sağlayacaktır. Bunların yanında taze sebze, meyve, kuru baklagiller bolca tüketilmelidir. C vitamini demir emilimini arttıracağı için C vitamini içeren gıdaların da fazla tüketilmesi öneriler arasındadır. Vücutta yeterli demir depolanabilmesi için en az 3 ay, bazı vakalarda 6 ay boyunca ilaç kullanımı gerekebilir. Tedavi sırasında B12 ve folik asit vitaminlerinin alınımı da mutlaka sağlanmalıdır. Burada unutulmaması gereken, demir replasman tedavisinin süresinin mutlaka uzman doktorların görüşü alınarak planlanmasıdır.”