Kars'taki darbe girişimi davasında 4 sanığa müebbet

KARS

Kars‘ta, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) darbe girişimine katıldıkları ve görevden el çektirmek istedikleri Kars Belediye Başkanı Murtaza Karaçanta’nın evine gittikleri iddia edilen biri sivil diğerleri askeri personel 27 sanıktan 6’sına müebbet ila 4 yıl 2 ay arasında değişen hapis cezası verildi.

Kars 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada savunması alınan ve 15 Temmuz gecesi Kars Belediyesi Anons Merkezini ele geçirerek “Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) sıkıyönetim ilan etmiştir” anonsu yapan eski üsteğmen Zafer Akar, suçsuz olduğunu öne sürdü.

Akar, gelen emirler doğrultusunda hareket ettiğini beyan ederek, “Bana ‘belediye başkanlığına gidilecek’ dendi, bölük komutanı yanımıza güvenlik görevlilerini verdi. Belediye Başkanı Karaçanta’nın evine gittik, kapıyı çaldık, hanımefendi kapıya çıktı, başkanı sorduk evde olmadığını söyledi.” dedi.

Karaçanta’nın evde olmadığını dönemin 14. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı Kurmay Başkanı eski yarbay Serkan Polat’a ilettiğini ifade eden Akar, şunları kaydetti:

“Polat bana anons için ‘TSK sıkıyönetim ilan etmiştir. Evlerinizdeyseniz sokaklara çıkmayın, sokaklardaysanız evinize gidiniz, camilerden yapılan anonslara itibar etmeyin’ şeklinde not yazdırdı, onları okudum. Ben daha sonra personelimle belediyeden ayrıldım.”

Eski yüzbaşı Sedat Kılınç ise bölük komutanlarının terör olaylarına karşı kendilerini uyardığını ve 15 Temmuz gecesi yaşananları bir terör saldırısı olarak algıladıklarını belirterek, beraat talebinde bulundu.

Karar

Davayı karara bağlayan mahkeme heyeti ise eski yüzbaşı Sedat Kılınç, eski üsteğmenler Zafer Akar ve Eray Çetin ve eski teğmen Emre Koca’ya “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme” suçundan müebbet, aynı suçtan yargılanan ve çeşitli nedenlerle cezasında indirime gidilen eski yüzbaşı Samet Çolak’a 18 yıl 9 ay, eski Kars Belediyesi Şehitlik Bekçisi Murat Bekdemiroğlu’na da “terör örgütü üyesi olmak” suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezası verdi.

Muhabir: Cüneyt Çelik

Malatya'da FETÖ'cülere 4 yıl ile 15 yıl arasında hapis cezaları

MALATYA

Malatya’da Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında yargılanan, aralarında il imamlarının da bulunduğu 13’ü tutuklu 20 sanığa 4 yıl 2 ay 15 gün ile 15 yıl arasında değişen hapis cezaları verildi.

Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanıklar Zekai Işık, Kaan Emre Öztaş, Hasan Yıldız, Yücel Yılmaz, Mustafa Akar, Turgut Altın, Suat Sarin, Haşim Oskaloğlu, Gökhan Gökbulut, Osman Çekiç, İmdat Özçelik, Halil Kayış, Mehmet Alper Dabağ ve avukatları ile bazı tutuksuz sanıklar katıldı.

Duruşmada tanıkların dinlenmesinin ardından mahkeme savcısı Musa Erdem Altınhalka’nın talepleri alındı.

Sanık avukatlarının beyanlarından sonra sanıklara son sözleri soruldu. Haklarındaki suçlamaları kabul etmeyen sanıklar, tahliyelerini talep etti.

Duruşmaya bir süre ara veren mahkeme heyeti, daha sonra kararını açıkladı.

Mahkeme heyeti, “il imamları” Yücel Yılmaz ve Zekai Işık’a “Silahlı terör örgütü yönetmek” suçundan 15’er yıl hapis cezası vererek, tutukluluk hallerinin devamını kararlaştırdı.

Sanıklardan Suat Sarın, Turan Canpolat, İmdat Özçelik, Hasan Yıldız, Mustafa Akar, Osman Çekiç, Turgut Altın, Kaan Emre Öztaş ve Halil Kayış’a “Silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan 10’ar yıl ceza vererek tutukluluk hallerinin devamına hükmeden mahkeme heyeti, tutuksuz sanık Ömer Fatin Nalçacı’ya ise aynı suçtan 7 yıl 6 ay hapis cezası vererek, adli kontrol şartlarının devamını kararlaştırdı.

Mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Gökhan Gökbulut ve Haşim Oskaloğlu, tutuksuz sanıklar Nurettin Karabekmez ve Kubilay Karaaslan ile firari Yakup Öztürk’e “Silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan 8’er yıl 9’ar ay hapis cezası verdi. Öztürk hakkındaki yakalama kararı da tutuklamaya çevrildi. Gökbulut ve Oskaloğlu’nun tutukluluk hallerinin, Karabekmez ve Karasalan’ın ise adli kontrol şartlarının devamına hükmedildi.

Tutuklu sanık Ahmet Alper Dabağ’a ise “Silahlı terör örgütüne üye olma” suçunda 6 yıl 3 ay hapis cezası veren heyet, tutuklulukta geçirdiği süreyi göz önünde bulundurarak tahliye etti.

Mahkeme heyeti, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan iş adamlarından Muzaffer Erşan’a 5 yıl, Bayram Eken’e ise 4 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası verdi.

İtirafçı olan M.T hakkında ise ceza vermeye yer olmadığına hükmedilirken, tutuksuz sanıklar S.I. ve N.E.E. delil yetersizliğinden beraat etti.

Mahkeme savcısının sanıklardan Kubilay Karaaslan, Bayram Eken, Suat Sarın, Muzaffer Erşan ve Nurettin Karabekmez’in ortağı ya da sahibi oldukları şirketlere kayyum atanması talebi de reddedildi.

Haklarında yakalama kararı bulunan firari sanıklar Eyyüp Doğan, Sadettin Çevik, Ali Çetinkaya, Musa Tarkan Ak, Ramazan Çiftçi, Sedat Abiş ve Kürşad Boyraz ile tutuksuz sanıklar Mahmut Oruç, Okan Irmak ve Murat Bolelli’nin dosyaları ise daha önce ayrılmıştı.

Muhabir: Volkan Kaşik

Darbeci yüzbaşı telefonla kayıt yapan kişiye ateş etmiş

İSTANBUL

Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişiminde Tuzla Orhanlı Gişeleri ve Mehmetçik Vakfı’nda meydana gelen olaylarda 6 kişinin şehit edilmesi ve 42 kişinin yaralanmasına ilişkin 184’ü tutuklu 187 sanığın yargılandığı davanın 4’üncü duruşması tamamlandı.

Orhanlı Gişeleri sanıkları hakim karşısına çıkıyor Darbeci yüzbaşıdan “polislerin kafalarına sıkın” talimatı 

İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları Yerleşkesi karşısında yapılan binadaki büyük salonda görülen duruşmada savunma yapan eski Hava Harp Okulu öğrencisi tutuklu sanık Onur Güneş, 15 Temmuz’da Yalova Meydan Komutanlığı’nda kampta olduklarını ve komutanının emir vermesiyle otobüse binip nizamiyeden çıktıklarını söyledi.

Otobüsün komutanının eski yüzbaşı Sinan Canlı olduğunu aktaran Güneş, “Komutan araca bindi ve ‘Bu aracın komutanı kim?’ diye sordu. Ben de aracın komutanı olmadığını söyleyince beni kıdemli yaptı. Kıdemli olmak demek otobüste yoklama yapan kişi demektir.” ifadesini kullandı.

Otobüsün Sultanbeyli’nde durduğunu ifade eden Güneş, “Komutan araçtan indi, gitti. Ben de sonra araçtan inip gittiğimde komutanla halk arasında çok şiddetli bir tartışma vardı. Halktan kişiler, ‘Buradan geçemezsiniz, sizi geçirmeyiz’ diyorlardı. Sinan Canlı ise ‘Yol verin’ diyordu. Yüzbaşı Sinan Canlı, bu sırada telefonla kayıt yapan bir kişinin elinden telefonunu aldı ve yere fırlattı, telefon kırıldı. Sonra yanımdan direkt bu kişiye ateş etti. İlk başta bu kişinin vurulduğunu anlamadım, bu kişi ‘vuruldum’ diye bağırınca vurulduğunu anladım.” diye konuştu.

Komutanına dönüp “Ne yapıyorsun komutanım?” diyerek tepki gösterdiğini iddia eden Güneş, “Elimi silahını tuttuğu eline uzattım. ‘Sakin olun’ dedim. Silahını kabzasına koydu. Tekrar çıkarmaya çalıştı ama müdahale ettim.” dedi.

Savunma yapan diğer sanıklar da, haklarındaki suçlamaları reddederek tahliyelerini istedi.

Mahkeme heyeti, sanık savunmalarına devam edilmek üzere duruşmayı yarına erteledi.

Bugünkü duruşmada 32 sanığın savunması alınırken, pazartesi gününden itibaren süren duruşmalarda toplam 101 sanık savunmasını tamamladı.

Malatya'daki FETÖ/PDY davasında karar

MALATYA

Malatya‘da Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturmada “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan yargılanan, aralarında eski emniyet müdürü, komiser ve polislerin bulunduğu 6 sanık, 6 yıl 3 ay ile 7,5 yıl arasında değişen hapis cezasına çarptırıldı.

Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmalarda tutuklu yargılanan eski Emniyet Müdürü Erol Keskinkılıç, eski Komiser Rıfat Yarar, eski polis memurları Mustafa Barış, Mustafa Kuru, Ömer Faruk Selen ve Murat Çalışkan “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan hakim karşısına çıktı.

Örgütün şifreli haberleşme programı “ByLock”u kullandığı tespit edilen sanıklardan Keskinkılıç, Yarar ve Kuru’ya 7,5 yıl hapis cezası verildi. Sanıkların hükümle tutukluluk hallerinin devamında karar kılındı.

Eski polis memurları Barış, Selen ve Çalışkan’a ise “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan 6’şar yıl 3’er ay hapis cezaları verilerek, tutukluluk süresi göz önünde bulundurularak tahliye edildi.

Muhabir: Volkan Kaşik

Antibiyotik kalp krizine neden oldu

KONYA – Metin Bolat

Konya‘da bir kişi, üst solunum yolu enfeksiyonu nedeniyle gittiği hastanede damar yolundan antibiyotik verildikten hemen sonra alerjik reaksiyon nedeniyle kalp krizi geçirdi.

Hasta, zamanında yapılan müdahaleyle hayata döndü.

İsmail Öz’e (67) üst solunum yolu rahatsızlığı nedeniyle başvurduğu hastanenin acil servisinde damar yolundan antibiyotik verildi. Alerjik reaksiyona bağlı kalp krizi geçiren Öz’ün, büzüşen kalp damarları normal haline döndürülerek rahatlaması sağlandı. Öz, talebi doğrultusunda düzenli kontrollerinin yapıldığı Farabi Hastanesine sevk edildi. Anjiyo yapılan hasta, taburcu edildi.

“Enteresan ve nadir bir durum”

Hastanenin kardiyoloji uzmanı Dr. Murat Sakallı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, daha önce kalp krizi geçiren hastaları İsmail Öz’e iki stent takıldığını söyledi.

O zaman kalp krizini alerjinin tetiklediğinden emin olamadıklarını aktaran Sakallı, son kalp krizinde hastaya alerjik reaksiyona bağlı kalp krizi teşhisinin konulduğunu dile getirdi.

Karşılaşılan durumun çok enteresan ve nadir olduğuna işaret eden Sakallı, şunları kaydetti:

“Hasta bize geldiğinde biraz rahatlamıştı. İlaçlara bağlı alerjik reaksiyon sonrası kalp krizi, tıp literatüründe nadir görülen bir durum. Alerjik reaksiyona bağlı kalp krizi ihtimali milyonda bir, ölme riski ise üç milyonda birdir. Alerjik bünyeli ve alerjisi olanların özellikle antibiyotik, ağrı kesici, hatta kan sulandırıcı özelliği bulunan ilaçları mutlaka dikkatli kullanmalıdırlar. Gereksiz ilaç kullanımından kaçınılmalıdır. Özellikle antibiyotiğe bağlı alerjik reaksiyonlar sonrası kalp krizi olabileceği, bilim dünyasının çok üzerinde durduğu ve önemsediği bir konudur.”

Sakallı, hastaya hastanede kalp krizi geçirdiği için anında müdahale edildiğini, bu rahatsızlığın evde olması halinde hastanın kaybedilebileceğini söyledi.

“Ölüp, yeniden dirildim”

İsmail Öz ise antibiyotik verildikten sonra her şeyin birden geliştiğini ifade etti.

Kendisinden geçtiğini, çarpıntılarının arttığını aktaran Öz, “Sanki, ölüp yeniden dirildim. Çok şükür şimdi iyiyim.” dedi.