'FETÖ elebaşısının fanilasını öğrencilere öptürdüler'

BOLU

Bolu’da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’nın (FETÖ/PDY) “çatı yapılanması”na ilişkin soruşturma kapsamında, haklarında dava açılan 25’i firari, 53’ü tutuklu 145 sanığın yargılanmasına devam edildi.

Bolu Ağır Ceza Mahkemesi‘nce özel olarak hazırlanan Belediye Nikah Salonu’ndaki duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile sanık yakınları ve avukatları katıldı.

Duruşma, tanıkların dinlenmesiyle devam etti.

Tanık V.K, malum yapı ile memleketinde bulunan tek dershaneye gitmeye başladığında tanıştığını anlattı.

Kentteki çeşitli yurtlarda düzenlenen toplantılara ‘gardiyanlar’, ‘polisler’, ‘doktorlar’, ‘esnaf’ ve ‘iş adamları’ gruplarının katıldığını ileri süren V.K, “Ben evlerde bulunduğum sırada Asım Ateş’i bizim bölgeye bakan imam olarak tanıdım. Kendisine tahsis edilen bölgede cemaatin kasasıydı. Kendi bölgesinde toplanan paraları ev imamlarına projeksiyonla sunar, nasıl dağıtıldığını gösterirdi.” diye konuştu.

Örgütün şeması hakkında da bilgiler veren V.K. şunları kaydetti:

“Talha kod adını kullanan Ahmet Çelebi de bölge imamlarından biriydi. ‘Bölge abiliği’ yapmaktaydı. Esnafın toplantısını yapmakta idi. Onun üzerinde olduğunu düşündüğüm Mustafa Caka da bu tarz organizasyonların yönlendirmesini yapıyordu. Bölge ve ev imamları arasında birlikteliği sağlamak için birkaç kez sohbet ortamı oluşturulduğuna şahit oldum. Ali Osman Çelik bir başka bölgenin sorumlusuydu. Statü olarak Asım Ateş’le eşit derece olduğunu zannediyorum. Saha elemanı olarak görev yapmakta idi ve çok aktifti.”

FETÖ elebaşısının fanilasını öğrencilere öptürdüler iddiası

V.K, Bolu’ya geldiğinde kendisini karşılayan Olcay isimli şahsın evlerde öğrencilere sohbet düzenlediğini belirterek, “Olcay isimli şahsa, Fetullah Gülen tarafından gönderildiği söylenen bir fanilanın cemaat evlerinde kalan İmam Hatip kökenli öğrencilere öptürüldüğünü duydum. Ben bunu görmedim ama öğrenciler bu durumu anlatırdı. Bu fanilaya saygı gösterilmesinin istenildiğini ben birçok ortamda duydum. Fakat fanila bana gösterilmedi.” ifadesini kullandı.

Mahkeme başkanının “O evlerde kalan biri olarak bu konuşulanların doğru olduğuna inanıyor musun? Bu bir çeşit çağdaş putperestlik değil mi?” sorusuna V.K, “Örgüt liderine sürekli saygı gösterilmesi öğretisi sunulduğu için gerçekleşmiş olabileceğine inandım.” cevabını verdi.

Duruşma, diğer tanıkların dinlenmesi için ileri bir tarihe ertelendi. 

Muhabir: Zafer Göder

'Adil Öksüz 2009'da örgüt için benden para istedi'

SAKARYA – ÖMER FARUK CEBECİ

Sakarya’da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında “görevlerini kötüye kullandıkları” öne sürülen 5 eski emniyet mensubu hakkında hazırlanan iddianamede müşteki olarak yer alan iş adamı Serhat S’den, 2009 yılında örgütün “hava kuvvetleri imamı” firari Adil Öksüz’ün “himmet” istediği bilgisi yer aldı.

Sakarya 5. Ağır Ceza Mahkemesi, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından iş adamı Serhat S’den “himmet” adı altında para istediği öne sürülen ve S’nin bunu reddetmesi üzerine kendisine operasyon düzenleyen 5 eski emniyet mensubu hakkında hazırlanan 36 sayfalık iddianame üzerindeki incelemesini tamamladı.

Mahkeme, aralarında kanun hükmünde kararnameyle (KHK) ihraç edilen ve emekli polislerin de bulunduğu 5 sanıktan tutuklu Serkan Gürgan ile tutuksuz sanık M.G. hakkında “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, “silahlı terör örgütü üyeliği”, “gizliliğin ihlali” ve “görevi kötüye kullanma” suçlarından 19’ar yıla kadar, diğer tutuksuz sanıklar E.K, O.A. ve Ş.T. hakkında “silahlı terör örgütü üyeliği”, “gizliliğin ihlali” ve “görevi kötüye kullanma” suçlarından 8 yıl dokuzar aydan 19’ar yıla kadar hapis cezası istemiyle hazırlanan iddianameyi kabul etti.

İddianamede, eski emniyet mensuplarından tutuklu sanık Serkan Gürgan ile tutuksuz sanıklar O.A, E.K, Ş.T. ve M.G’nin, kentte kuyumculuk yapan iş adamı Serhat S’den FETÖ/PDY için “himmet” adı altında 500 bin avro istediği belirtilerek, yardımda bulunmayı reddeden Serhat S’nin operasyon düzenlenerek gözaltına alındığı kaydedildi.

Gözaltına alındıktan sonra tutuklama kararı çıkarılan S. hakkında soruşturma sürecinin gizliliği ihlal edilerek basında haberler yaptırıldığı aktarılan iddianamede, sanıklardan bazılarının örgütün şifreli mesajlaşma sistemi “ByLock” kullandıklarının tespit edildiği belirtildi.

İddianamede yer alan diğer müşteki Oktay S’nin, Serhat S’nin tutuklanmasının ardından 2010 yılında kendisinin ifadesine başvurulmak üzere emniyete çağrıldığını ve sanıklardan E.K. ve M.G’nin, kendisini Serhat S. hakkında zorla yalan beyanda bulunmaya yönlendirdiğini kaydetti.

Adil Öksüz’ü teşhis etti

Müşteki Serhat S, savcılık ifadesinde, FETÖ darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında Akıncı Üssü’nde gözaltına alınan ve serbest bırakıldıktan sonra kayıplara karışan darbe girişiminin kilit ismi, örgütün sözde “hava kuvvetleri imamı” firari Adil Öksüz’ün de kendisinden 2009 yılında örgüt adına yardım isteyenlerden birisi olduğunu net olarak teşhis ettiğini aktardı.

İddianamede, kendisinden para isteyen şahısları teşhis etmesi için müşteki S’ye FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir olabilecek birtakım ticaretle uğraşan kişilerin resimleri gösterildiği ifade edilerek, “Hiçbirini teşhis edemediğini fakat 15 Temmuz kanlı darbe girişiminin ardından darbe girişiminin yönetildiği Akıncılar Üssü’nde yakalanıp kısa süre sonra serbest bırakılan ve şu anda her yerde aranan firari şüpheli Adil Öksüz’ün kendisinden 2009 yılında himmet adı altında para isteyen şahıslardan biri olduğunu medyadaki görüntülerinden net biçimde teşhis ettiğini belirtti.” denildi.

Sanıklar, 12 Aralık’ta 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkacak.

'Komiserlik sınav sorularını bize verdiler'

KAHRAMANMARAŞ

Kahramanmaraş‘ta, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada, “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan yargılanan tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile avukatları hazır bulundu.

Dosyaya eklenmek üzere mahkemeye gönderilen bazı belgelerin okunmasının ardından sanıklar savunma yaptı.

Tutuklu sanıklardan meslekten ihraç edilen Komiser Yardımcısı E.U. etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini belirtti.

E.U, bu yapının devlet aleyhine çalıştığını düşündüğünü, samimi olarak beyanda bulunacağını söyledi.

“Bu soruları almanız caizdir, bizim gibi insanlar bu makamlara gelmeli”

Polis memuru olduktan sonra bu yapının evlerinde kaldığını belirten E.U, şunları anlattı:

“Cemaat sohbetlerinde bizlere Fetullah Gülen’in vaazları izlettirildi. 2013 yılında komiser yardımcılığı imtihanlarına girecektim. Bize Tokat’ta sohbet abiliği yapan Davut Yüce beni daha önce hiç gitmedim bir cemaat evine götürdü. Burada Samsun’da sınava girmeden önce Tokat’ta bize sohbet veren Davut Yüce isimli öğretmen olan kişi, beni Samsun bölge abisi olan ismini bilmediğim bir kişi ile görüştürdü. Bu görüşmede Samsun’dan gelen kişi bana önce yemin ettirdi. Daha sonra komiserlik sınavlarında çıkma ihtimali olan 300’e yakın soru verdi. Soruları veren kişi bana ‘Bu soruları almanız caizdir. Bizim gibi insanlar bu makamlara gelmeli.’ diye söyledi. Bu verilen soruların 70 tanesi girdiğim sınavda çıktı. Komiserlik sınavını kazandım. Aynı gün soruları alan 3 arkadaşım da komiserlik sınavını kazandı.”

“17-25 Aralık’tan sonra sohbetlere katılanlar azaldı”

Ankara’nın Elmadağ ilçesinde 9 ay eğitim gördüğünü dile getiren, E.U, “Bu sırada 17-25 Aralık 2013 olayları oldu ancak biz o olayları fazla takip edemedik.17-25 Aralık’tan sonra cemaat sohbetlerinden ayrılan kişiler olmuş ancak bunları bize hiç söylemediler çünkü bu olayları duysaydım, bende sohbetlere katılmazdım.” dedi.

İhraç edilen polis memuru E.K. ise etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini dile getirdi.

E.K, “17-25 Aralık 2013 yılında yaşanan olaylardan dolayı sohbet toplantılarına katılmak istemediğimi söyledim. Sohbet abisi Allah rızası için sohbet yaptıklarını, hiçbir cemaat adına yapmadığını belirtmişti. Ayrıca benim cep telefonuma ByLock isimli programı da dini bilgileri paylaşmak için indirdiğini söylemişlerdi.” ifadelerini kullandı.

Muhabir: Ersoy Sevinç

TSK'daki 'mahrem imamlar' itiraflarla deşifre oluyor

OSMANİYE – Erdinç Aksoy

Osmaniye‘de Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’nın (FETÖ/PDY) Türk Silahlı Kuvvetlerine (TSK) yerleştirdiği askeri personele yönelik soruşturmada, etkin pişmanlıktan faydalananların verdiği bilgiler doğrultusunda 32 “mahrem imam” ile örgüt üyesi olduğu ileri sürülen çoğu aktif görevde 48 askerin kimliği tespit edildi.

Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığının FETÖ’nün askeri yapılanmasına yönelik başlattığı soruşturma kapsamında 33 ilde düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 65 personelden, etkin pişmanlıktan faydalanmaları üzerine mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakılan 34 şüpheli ifadelerinde önemli bilgiler verdi.

Askerlerin etkin pişmanlıktan faydalanmak isteyerek kendilerinden sorumlu “mahrem imamların” isimlerini vermesi üzerine dosyanın kapsamı genişletildi.

İfadeler doğrultusunda 12’si Osmaniye’deki TSK yapılanmasından sorumlu olmak üzere 32 “mahrem imamın” kimlikleri tespit edildi. Bu şüphelilerin bazılarının ByLock kullanıcısı olduğu için cezaevinde tutulduğu ancak örgüt içindeki bu görevlerinin bilinmediği ortaya çıktı. Diğerleriyle ilgili soruşturmanın sürdüğü belirtildi.

Farkı illerdeki 20 “mahrem imamın” bilgilerinin, ilgili savcılıklarla paylaşıldığı, bunların arasında ağırlıklı öğretmen olmak üzere, araştırma görevlisi, infaz koruma memuru ve icra müdür yardımcısı gibi görevlerde bulunan kişilerin olduğu öğrenildi.

“Ev arkadaşı FETÖ üyesi askerler birbirinden habersiz”

Şüphelilerin itirafları doğrultusunda, gizliliğe verilen önem kapsamında ev arkadaşı olan iki şüpheli askerin aynı “imama” bağlı olmalarına rağmen birbirilerinin örgüt üyesi olduğunu bile bilmediği ortaya çıktı.

Aralarında bir istihbarat astsubayın da yer aldığı itirafçıların örgüte nasıl katıldıkları, görev yaptıkları illerdeki “abi” ve “imamlarla” nasıl ilişi kurdukları, örgüt toplantılarına kimlerin katıldığı gibi bilgileri verdiği öğrenildi.

FETÖ'nün 3. Ordu'daki kripto yapılanması çökertildi

ERZİNCAN – Kemal Özdemir

Erzincan’da Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) yönelik 7 operasyonun düzenlendiği, gözaltına alınan 105 şüpheliden 21’inin tutuklandığı soruşturma kapsamında örgütün 3. Ordu Komutanlığı ve bağlı birliklerdeki kripto yapılanması çökertildi.

Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığınca, temmuz ayında başlatılan soruşturma kapsamında İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince, örgütün kripto yapılanmasında yer aldıkları iddiasıyla haklarında yakalama kararı çıkarılan 108 şüpheliye yönelik temmuz-ekim döneminde 34 ilde 7 operasyon düzenlendi.

Erzincan merkezli operasyonlarda aralarında aktif görevdekilerin de bulunduğu 96 askeri personelden oluşan 105 zanlı gözaltına alındı. Bu kişiler arasında örgütün kripto yapılanmasında faaliyet gösteren askerlerin ifadesi doğrultusunda yakalanan ve “mahrem abi” olarak bilinen 12 sivilden 9’u da yer aldı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 93 zanlıdan, aralarında 5 “sivil mahrem imamın” da yer aldığı 21’i tutuklandı, 46’sı adli kontrolle olmak üzere 72’si ise serbest bırakıldı.

12 zanlının emniyetteki işlemleri sürüyor, “örgütün mahrem imamları” oldukları iddiasıyla 3 şüphelinin yakalanmasına çalışılıyor.

Kripto yapının şifreleri çözüldü

Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak adli kontrol tedbirleriyle salıverilen bazı şüphelilerin örgütün kripto yapılanması hakkında önemli bilgiler verdikleri öğrenildi.

Soruşturma ve itirafçıların ifadeleri doğrultusunda, örgütün Erzincan’daki 3. Ordu Komutanlığı ve bağlı birliklerdeki kripto yapılanması ve TSK’daki mahrem yapılanmasına ilişkin çarpıcı detaylar ortaya çıktı. İtirafçı örgüt mensupları başta olmak üzere yakalanan şüphelilerin ifadeleri doğrultusunda FETÖ/PDY’nin çok gizli tuttuğu TSK’daki örgütlenmesinde izlediği yollar deşifre edildi.

Kripto yapılanması deşifre edilen örgütün, mensuplarını “müdür”, “müdür yardımcısı”, öğretmen ve “öğrenci (TSK personeli)” olarak gruplandırıp hiyerarşik yapıyla gizlemeye çalıştığı anlaşıldı.

Kripto yapıdaki hiyerarşi

Her gruba ayrı görevler veren örgütün TSK’daki gizli yapılanması ve görev dağılımı şöyle:

“Müdür: Atama, evlenme, görev alma, kurmaylık sınavı gibi konularla birinci derecede ilgili kişidir. Alt seviyenin kontrolü, istihbarat bilgilerinin akışı, himmet toplanmasını organize eder.

Müdür yardımcısı: Örgüt yapısında ara bağlantıyı sağlar. Müdürden aldığı talimatları bir alt kademe olan öğretmenlere aktarır. Alt kadrodan gelen talepleri de üstüne iletir.

Öğretmen: Her öğretmen, her biri 2 – 3 kişiden oluşan 2 ile 7 arası grupla ilgilenir. Öğretmenler, öğrenci olarak adlandırılan TSK personelinin evlenme, maddi sıkıntı, atama gibi her türlü işlemlerinden sorumludur.

Öğrenciler: Öğretmenlere bağlı TSK personeli öğrenciler, maddi durumlarına göre himmet vermek zorundadır.”

Çekirdekten yetişen elemanlar arasından seçilen öğretmenlerin, 17-25 Aralık sürecinden sonra Bank Asya’ya para yatırmadıkları, çocuklarını örgütün okullarına göndermedikleri belirlendi.

Deşifre olmamak için izlenen yollar

Deşifre olmamak amacıyla gizliliğe büyük önem veren örgütün, TSK’daki kripto yapılanması mensuplarının “ByLock” kullanmadıkları, FETÖ/PDY’nin mahrem abileri hariç kimseyle görüşmedikleri, örgüt üyeleriyle cep telefonu yerine kontörlü telefonla iletişim kurdukları ve sohbet toplantılarına giderken cep telefonlarını ya evde bıraktıkları ya da sohbet odasına almadıkları tespit edildi.

Askerlerden sorumlu “mahrem abiler”in de kendilerine bağlı örgüt mensuplarını, umuma açık iş yerleri ya da kontörlü hatlardan arayarak görüşmeye çağırdıkları saptandı.

Eski Tuğgeneral Çağlar da kontörlü telefondan aranmış

“Mahrem abilerin”, gizliliği sağlamak amacıyla kontörlü telefon hattından örgüt mensuplarını peş peşe aramadıkları, tekrar görüşecekleri örgüt üyesini aramadan önce aynı kontörlü hattan örgütle iltisakı bulunmayan kişilerin telefon numaralarını da tuşladıkları tespit edildi.

FETÖ/PDY’nin darbe girişimine katıldıkları iddiasıyla Erzincan 2. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılamaları süren 3. Ordu Komutanlığı ile bu askeri birime bağlı 59. Topçu Eğitim Tugay Komutanlığında görevliyken meslekten ihraç edilen bazı sanıkların da aynı yöntemle haberleştikleri kaydedildi.

Bu sanıklar arasında yer alan ve örgütün kentteki sözde “sıkıyönetim komutanı” olduğu belirtilen eski 3. Ordu Komutanlığı Harekat Kurmay Yarbaşkanı tuğgeneral Ekrem Çağlar’ın da örgüt mensuplarınca birçok kez ankesörlü telefondan arandığı bildirildi.

FETÖ'ye bağlılık yemini ettirip soruları vermişler

TOKAT – Ekber Türkoğlu

Tokat Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, FETÖ/PDY’nin mahrem askeri yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan sözleşmeli subay C.İ’nin, örgüt hakkında aktardığı bilgilere yer verildi.

Çıkarıldığı mahkemede itirafçı olarak örgüt hakkında bilgi verdikten sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılan C.İ, üniversite yıllarında FETÖ’nün evinde kaldığı ve “Yusuf” kod adını kullandığını belirtti.

Üniversite sorumlusu “Mahmut” kod adlı kişinin 2010’da üniversiteden mezun olacak örgüt mensubu öğrencileri yanına çağırdığını anlatan C.İ, şöyle devam etti:

“Bana ‘Dershanede çalışmak ister misin, yoksa öğretmen mi olmak istersin?’ dedi. Ben de dershanede çalışmayacağımı, öğretmen olacağımı söyledim. Sonra ‘Polis veya asker olmak ister misin?’ dediler. Ben de polis değil de asker olabileceğimi söyledim. Mahmut kod adlı şahıs bana, ‘TSK’da senin gibi muhafazakar insanlara ihtiyaç var. Sizler bu oluşumun önünü açacaksınız.’ diye telkinde bulundu. Bana ‘Sınav takvimini takip et ve ders çalışmaya başla.’ dedi. Ben de denilenleri yapmaya başladım.”

“Sınavda soruların aynısı çıktı”

Hava ve kara kuvvetleri ile jandarma için sözleşmeli subaylık müracaatında bulunduğunu bildiren C.İ, şu bilgileri verdi:

“Sınava gitmeden bir hafta önce Mahmut kod adlı şahıs beni çağırdı. ‘Ankara’dan birisi geldi, seninle görüşmek istiyor.’ dedi. Ankara’dan gelen şahıs cebinden yemin metni çıkardı, okumamı söyledi, ben de okudum. Hizmet hareketinden ayrılmayacağımı, burada gördüklerimi hiç kimseye söylemeyeceğimi anlatan bir metindi. Daha sonra yanında getirdiği bilgisayarı açarak bana, deneme şeklindeki askeri sınav sorularını gösterdi. Okumam için bir saatim olduğunu söyledi. Bunları bir saat okudum. Süre dolduktan sonra bilgisayarı kapattı.”

Bir hafta sonra Beytepe Jandarma Okullar Komutanlığındaki sınava girdiğini kaydeden C.İ, “Sınavda, bana gösterilen soruların aynısı çıktı. 50 sorudan 46’sını yaptım ve 92 puan aldım. 4 sorunun cevabını hatırlamadığım için yapmadım. Mahmut kod adlı şahsın telkiniyle havacı subay olmam istenmeme rağmen sözleşmeli jandarma oldum.” ifadelerini kullandı.

FETÖ'cü subayların şifreli konuşmaları çözüldü

İZMİR – ÖMER SÜT

İzmir‘de Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) Türk Silahlı Kuvvetlerindeki (TSK) kripto yapılanmasına yönelik operasyonda gözaltına alınmasının ardından itirafçı olan bazı subaylar, “mahrem imamlarla” yapacakları gizli buluşmalar öncesinde ankesörlü telefon görüşmesinde kullanılan şifreli haberleşme yöntemleri hakkında bilgi verdi.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen FETÖ’nün TSK’daki kripto yapılanmasına yönelik soruşturma devam ediyor. Soruşturma kapsamında 29 Eylül’de düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 98 kişiden 73’ü tutuklandı. Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak adli kontrol şartıyla serbest bırakılan bazı muvazzaf askerler ise itirafçı oldu.

İtirafçı subaylardan G.V, emniyetteki ifadesinde örgütle ortaokul yıllarında tanıştığını söyledi. Ortaokul son sınıfta kendisiyle ilgilenen örgüt abisinin “Askeri okula gitmek ister misin?” sorusuna olumlu cevap vermesiyle askeri okula gitme sürecinin başladığını belirten G.V, bu kararının ardından daha çok ders çalıştırıldığını ve kampa alındığını vurguladı.

Hafta içi ailesinin yanında, hafta sonunda ise örgüt evinde kaldığını, burada farklı testler çözdüğünü ve bu testlerin dışarıya çıkarılmasının yasak olduğunu anlatan G.V, örgüt üyelerinin telkiniyle askeri okula gitme istediğini arkadaş ve akrabalarından gizlediğini dile getirdi.

Ankesörlü telefondan çok kısa ve şifreli cümleler

Askeri okulu kazanmasının ardından FETÖ ile ilgili hiçbir şey konuşulmaması konusunda uyarıldığını, gizliliğe çok önem verildiğini aktaran G.V, “mahrem imam”ın kendisine “Kız arkadaşın varmış, senin kız arkadaşın olmayacak. Kızlardan uzak duracaksın, evleneceğin zamanda biz sana kimi diyorsak onunla evleneceksin.” dediğini aktardı.

Askeri okulda eğitim gördüğü yıllarda “mahrem abiler” ile cep telefonuyla iletişime geçemediklerini, ankesörlü telefonlardan çok kısa görüşme ve şifreli cümleler kurarak temasa geçtiklerini anlatan G.V, şöyle devam etti:

“Abiler, eve kendi aralarında ’emniyet’ derlerdi. Mesela beni eve çağırdıklarında ’emniyete gel’ diyorlardı. Bu evin kod adı ’emniyet’ti. Erkan kod, dışarıda bir mevki verirdi ve o mevkide göz teması ile buluşur, gittiği yere peşinden giderdim. ‘Neden böyle yapıyoruz?’ diye sorduğumda ‘Bizi yan yana kimse görmesin’ veya ‘Bir güvenlik kamerasına takılmayalım. İrtibatımızı kimse bilmemeli’ derdi. Telefonları da sadece ankesörlü telefondan arardı. Kendi telefon numarasını hiçbir zaman bana vermedi. Bunları da tedbir olarak yaptığını söylerdi.”

“Halı saha maçı var, hafta sonu gel” şifresi

İtirafçı subaylardan Ş.B, TSK’da görev yaptığı illerde FETÖ’nün mahrem hizmetler sınıfında farklı abilerle görüştüğünü, bu görüşmelerin örgütün gizlilik ilkesine göre gerçekleştiğini kaydetti.

Ş.B, “Benden sorumlu ‘Emre’ kod adlı mahrem imam, ankesörlü bir telefondan arayarak görüşmenin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği konusunda ‘halı saha maçı var, hafta sonu gel’ veya ‘halı saha maçı iptal oldu’ gibi şifreli konuşmalar yapardı. Bu konuşmalarda kesinlikle isim geçmemesi ve ‘abi’ kelimesinin de kullanılmaması gerektiği söylenirdi.” beyanında bulundu.

Diğer itirafçı subaylardan U.K. ise kendileriyle ilginin ve fen bilgisi öğretmeni olarak tanıdığı “Talha’ kod adlı “mahrem imam”la şifreli görüşmeler yaptıklarını belirterek, “Bizi ankesörlü telefondan aradığında şifreli olarak konuşurdu. ‘Kanka, bu hafta sonu halı saha maçı var.’ veya ‘bu hafta sonu çay içelim’ tarzı cümlelerle bizimle buluşmak istediğini anlatmaya çalışırdı.” dedi.

FETÖ şüphelisi sınır kapısında yakalandı

EDİRNE

Alınan bilgiye göre, yurt dışına çıkmak üzere Kapıkule Sınır Kapısı‘na gelen S.T, pasaport kontrolü için polis bankosuna gitti.

Pasaportta yapılan incelemede S.T’nin, FETÖ/PDY şerhinin bulunduğu, ayrıca örgütün şifreli haberleşme programı ByLock kullanıcı kaydının olduğu tespit edildi.

Gözaltına alınan S.T’nin emniyetteki işlemleri sürüyor.

Muhabir: Cihan Demirci

'Bahar alerjisinin nedeni polen değil sahra tozları'

'Bahar alerjisinin nedeni polen değil sahra tozları'

ANKARA – Yıldız Nevin Gündoğmuş

Hacettepe Üniversitesi (HÜ) Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Cemal Saydam, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yurdun özellikle bahar aylarında lodosla taşınan sahra tozlarına fazlasıyla maruz kaldığına dikkati çekti.

“Her lodos hadisesi olduğu zaman bilin ki sahra tozu da beraberinde geliyor.” uyarısında bulunan Saydam, bunu anlamanın yollarından birinin “gökyüzünün sisli, puslu görünmesi” olduğunu ifade etti.

O günlerde özellikle ev ve araba camlarında sarı tozların biriktiğine işaret eden Saydam, şöyle devam etti:

“Bu tozlar aslında doğanın bereketi. Yağmura rahmet sıfatı katan ögeler onlar. Bunlar rahmet sıfatı katarken, toplumda bazı kişileri de olumsuz etkiliyor. Lodos olduğu zaman ‘başım ağrıdı, migrenim tuttu, tansiyonum oynadı, böbrek taşlarım azdı’ gibi hadiseler, bu tozların etkilerine bağlı. Bizim bilimsel olarak gösterdiğimiz şu, tozlarla beraber bakteri ve mantarlar da geliyor. Bunlar, suyla temas ettiklerinde oksalik asit çıkarıyor. Kuru olarak biz bunları solusak da burnumuzda, yutağımızda, nefes borumuzda tutulsa da belli bir kısmı ciğerlerin iç kısmına kadar ulaşıyor o zaman suyla temas etmiş oluyor. Suyla temas eden bakteri, mantar orada canlanıyor.”

“Alerjinizin tuttuğu günlerde havada sahra tozu vardır”

Lodosta ağrı çekip, rahatsızlanan kişilerin, poyraz olan günlerde rahatladığına değinen Saydam, bunun da adını kendisinin verdiği “poyrazmatik” sistemi ile çözülebildiğini belirtti.

Saydam, “Poyrazmatik, basit bir akvaryum sistemi. Bir hava motoru ucunda bir hava taşı bağlı, bulunduğunuz odadaki havayı emip, o suyun içinden geçiriyor. Böylece büyük ölçekte lodostan poyraza geçişte ortaya çıkan temiz havayı odanızda yaparsınız. Bir daha bu ağrılardan, rahatsızlıkların hiçbirinden etkilenmezsiniz. ‘Akvaryum rahatlatıyor’ fikri de buradan geliyor. Suyun içerisine bol hava verdiğiniz zaman, ortamdaki havayı temizliyorsunuz.” diye konuştu.

Piyasaya çıkan su hazneli elektrik süpürgelerinin de poyrazmatik görevini üstlendiğine vurgulayan Saydam, şunları kaydetti:

“Bahar aylarında karşılaşılan alerji, migren, tansiyon oynamaları gibi bütün rahatsızlıkların bence yegane nedeni sahradan gelen tozlu günler. Polenler masum. Hiçbir etkisi olmadığını burada kesinlikle iddia edebilirim. Örneğin kavak ağaçlarının polenleri vardır havada ama o gün alerjiniz tutmaz. Kavakların polenleri çok büyüktür, ancak sahra tozları çok küçük olduğu için vücudunuza girebilirler. Bu yüzden alerjinizin tuttuğu günlerde mutlaka havada sahra tozu vardır. Bunu da poyrazmatik gibi çok basit bir yöntemle gidermek mümkün.”