Samsun'daki FETÖ soruşturmasında 15 tutuklama

SAMSUN

Samsun Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince FETÖ/PDY soruşturması kapsamında, örgütün şifreli haberleşme programı “ByLock“u kullandığı iddiasıyla gözaltına alınan 19 kişinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Adliyeye sevk edilen 19 kişiden 15’i tutuklandı, 4’ü adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Samsun’da FETÖ/PDY’ye yönelik 6 Eylül’de düzenlenen operasyonda, serbest meslek sahibi ve öğrencilerin de aralarında bulunduğu 19 kişi “ByLock” kullandıkları iddiası ile gözaltına alınmıştı.

Muhabir: İlyas Gün

'Hakan Fidan'ın ifadeye çağrılacağını bilseydim Başbakana bildirirdim'

İSTANBUL

FETÖ/PDY‘nin mülkiye yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede ifadesine yer verilen eski İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın‘ın 7 Şubat MİT krizi olayında Hakan Fidan’ın ifadeye çağrılacağından haberinin olmadığını iddia ederek, “Haberim olsa bu hususu Başbakan’a bildirirdim, savcının ifadeye çağırdığını ise medyadan öğrendim.” dediği belirtildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Önder Yaman koordinesinde Cumhuriyet Savcısı Emine Kocak tarafından yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamenin detayları ortaya çıktı.

Şüpheli eylemlerine yer verilen iddianamede, şüpheli Abdülkadir Demir’in en mahrem sınıf kabul edilen mülki yapılanmasına Erzincan Valisi olarak yerleştirildiği belirtilerek, kamuoyunda “Erzincan Ergenekonu” olarak bilinen soruşturma kapsamında, anılan örgütün yargı yapılanmasındaki mensuplarına örgütsel amaç doğrultusunda destek olarak, birçok kişinin mağduriyetine sebebiyet verdiği kaydedildi.

İddianamede, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği raporuna göre Demir’in görev yaptığı dönemde kamu kaynaklarının kullanımında örgüt lehine kamuyu zarar uğratarak usulsüz biçimde FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne finans sağladığı belirtildi.

Şüphelilerden Hüseyin Çapkın’ın evinde yapılan aramada, üzerinde 25 Aralık 2013 tarihi bulunan “17 Aralık Operasyonu Sabahı” yaşananları anlatan el yazısının ele geçirildiği aktarılan iddianamede, söz konusu yazıda şu ifadelerin bulunduğu kaydedildi:

“17 Aralık 2013 günü sabah saat 06.15 sularında İI Valimiz Hüseyin Avni Mutlu’nun telefon etmesiyle uyandım. Mutlu, ‘Kendisini Şehircilik Bakanı Sayın Erdoğan Bayraktar’ın aradığını, yakını eski belediye başkanlarından H.S’nin Üsküdar’da müstakil evinden polis tarafından alındığını söylüyor’ dedi ve Sayın Bakan’ın bilgi beklediğini belirtti. Ben de araştıracağımı ve dönüp bilgi arz edeceğimi söyledim. Üsküdar İlçe Müdürünü aradım, konuyu araştırmasını ve bilgi vermesini söyledikten hemen sonra İstihbarat Şube Müdürünü aradım. Onun da bir bilgisi olmadığını öğrendikten sonra ondan da araştırmasını istedim. Daha sonra Sayın Valimiz tekrar aradı ve kendisini İçişleri Bakanımız Muammer Güler’in aradığını, oğlunun evinde polislerin arama yapmakta olduklarını söylediğini belirtti. Valimiz de ben de iyice şaşırdık. İkimizin de hiçbir şeyden haberimiz yoktu. Konunun ne olduğunu öğrenmek için operasyonel şubeleri teker teker aramaya karar verdim. Organize Şube Müdürünü aradığımda ‘Bizim şubenin operasyonu’ dedi. ‘Benim neden haberim yok?’ dediğimde ‘Gelip arz edeceğiz’ dedi. ‘Neden önceden değil de, şimdi’ dediğimde gene ‘Arz edeceğiz efendim’ dedi. Giyinip aşağı indim. (Beylerbeyi Polis Evinin Üstünde Lojmanda Oturuyorum) Polis evinin VİP salonunda Organize Şube Müdürü ve Mali Şube Müdürü ile oturduk. Bu sırada Bakanımız Sayın Muammer Güler, bilgi almak için aradı. Konuyu yeni öğrendiğini ve birlikte olduğumuzu, Şube Müdürünün yeni geldiklerini belirttikten sonra Bakanımızın sorduğu soruları telefon açık olduğu halde onlara sorarak aldığım cevapları Bakan’ımıza arz ettim. “

Tekrar, en baştan itibaren neden bilgi vermediklerini sorarak müdürlere tepki gösterdiğini ifade eden Çapkın’ın, el yazısında, “Onlar da böyle uygun bulduklarını ve yasaların böyle olduğunu, savcının da böyle uygun gördüğünü belirttiler. Olaylarla ilgili bilgi notu hazırlamışlar, onları inceledikten sonra Sayın Vali’mize bilgi arz ettim. Kısacası operasyonun hiçbir aşamasından hiçbir bilgim olmadı ancak operasyon başladıktan sonra operasyon günü sabahı yukarıda anlattığım gibi bilgi edindim. Bütün bilgim bunlardan ibarettir. 25.12.2013 Hüseyin Çapkın (Merkez Valisi)” ifadesini kullandığı belirtildi

“Fidan’ı bilseydim Başbakan’a bildirirdim”

İddianamede ifadesine de yer verilen Çapkın’ın, adli kolluk sorumlusu olmadığını, dinleme, izleme gibi işlemlere izin verme yetkisinin bulunmadığını savunarak, emniyet müdürlüklerinde operasyon planlandığında operasyon safahatına geçilmeden bir bilgi notunun makama iletildiğini aktararak, şunları söylediği aktarıldı:

“Operasyonda hedef sayısı, hangi suçlardan hangi maksatla yapıldığı ve hedeflerin önem derecesi bildirilir, teamüller bunu gerektirir, ancak şube müdürleri yukarıda saymış olduğunuz soruşturma dosyalarında olduğu gibi bilgi ve belge saklamak isterler ve kumpas da kurarlarsa bilgimiz olmaz. 7 Şubat MİT krizi olayında Hakan Fidan’ın ifadeye çağrılacağından hiçbir şekilde bilgi sahibi olmadım, haberim olsa bu hususu Başbakan’a bildirirdim, savcının ifadeye çağırdığını ise medyadan öğrendim, 7 Şubat MİT krizinden sonra 8 Şubat’ta istihbarat ve terör müdürü müdüriyet emrine alındı, daha sonra merkezin takdiri ile Ankara’ya tayinleri çıktı.”

17-25 Aralık soruşturmasına ilişkin yaşadıklarını da anlatan Çapkın’ın, söz konusu operasyonların kendisine haber verilmeden yapıldığını öne sürdüğü kaydedildi.

 “Aziz Yıldırım ismini görünce ‘bu konudan emin miyiz?’ dedim”

Şike operasyonunun başlangıcı ve safahatleri ile ilgili de bilgisinin olmadığını savunan Çapkın’ın, ancak operasyon aşamasından önce, savcıdan kararlar alındıktan sonra eski İl Emniyet Müdür Yardımcısı Mutlu Ekizoğlu’nun kendisine bir bilgi notu getirdiğini anlattığı belirtildi.

Çapkın, notta tam olarak ne yazıldığını hatırlamadığını ileri sürerek, ifadesinde şu iddialarda bulundu:

“Aziz Yıldırım ismini görünce ‘Bu konudan emin miyiz?’ diye sorduğumda, Mutlu Ekizoğlu bana ‘Evet efendim, eminiz, tespitler var’ dedi, ben de ‘Bu Türkiye gündeminde uzun süre kalır, ülke gündemini boşa meşgul etmeyelim’ dedim, ancak benim soruşturmada karar verme ve yönlendirme yetkim olmadığından ve gerekli adli makamlarca kararların alındığından operasyonun hukuka uygun yönde yapılması talimatı verdim, hatta operasyon aşamasından sonra Aziz Yıldırım’ın gözaltındaki fotoğrafının yayınlanmasından ötürü idari soruşturma açarak sorumlularını bulup gerekli işlemlerin yapılmasını sağladım, hatta bu fotoğrafı basına veren polis memurunu da tespit ederek adli ve idari işlemlerin yapılmasını sağladım”

Muhabir:Murat Paksoy,Muhammed Enes Can,Mustafa Hatipoğlu

Eski polislere yönelik FETÖ soruşturmasında 15 tutuklama

KAYSERİ

Kayseri’de Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında adliyeye sevk edilen 22 eski polisten 15’i tutuklandı.

Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince “FETÖ/PDY’ye üye olmak” suçlamasıyla eski polislere yönelik operasyonda gözaltına alınan ve adliyeye sevk edilen 22 zanlının savcılıktaki sorgusu tamamlandı.

Mahkemeye çıkartılan zanlılardan 15’i tutuklanırken, 5 şüpheli ise yurt dışı yasağı ve adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Şüphelilerden ikisi de mahkemece salıverildi.

Kayseri’de FETÖ/PDY’ye yönelik soruşturma kapsamında 18 Mayıs’ta gerçekleştirilen operasyonda 24 eski polis için gözaltı kararı verilmiş, 22’si gözaltına alınmıştı.

Firari iki şüphelinin yakalanması için çalışmalar sürüyor.

Muhab,r Sercan Küçükşahin

'Vurulursa vurulsun hastaneye götürürler'

İSTANBUL

Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’nın (FETÖ/PDY) 15 Temmuz’daki darbe girişimi sırasında, Bayrampaşa’daki Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünü işgal etmeye çalıştıkları ve bu sırada 1 kişinin ölümüne, 15 kişinin de yaralanmasına neden oldukları gerekçesiyle 18’i tutuklu 58 sanığın yargılandığı davanın beşinci duruşması, sanık savunmalarının alınmasıyla devam etti.

İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesince Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda yapılan duruşmaya, 18 tutuklu sanık ile yakınları ve avukatları katıldı.

Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünü işgal girişimi sırasında hayatını kaybeden Ümit Yolcu’nun babası Sadık Yolcu, ağabeyi Aydın Yolcu ile müştekilerden Mehmet Ayar’ın da katıldığı duruşmada, Başbakanlık adına da bir grup avukat hazır bulundu.

Duruşmada savunma yapan tutuklu sanıklardan üsteğmen Burak Koç, olay günü Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü önüne geldiklerinde yarbay Kadir Yıldız’ın toplanan vatandaşlara megafonla, “Sıkıyönetim ilan edildi, evlerinize gidin” diye seslendiğini anlattı.

Vatandaşların tepkilerini sürdürmesi üzerine Yıldız’ın bir askerin elindeki silahı alarak, havaya 2-3 el ateş ettiğini dile getiren Koç, “Kadir Yıldız’ın ateş etmesiyle vatandaşların tepkisi arttı. Birkaç kişi tankın üzerine çıktı ve Yıldız’a müdahale etmeye çalıştı. Yaşanan arbedede bir vatandaş vuruldu. Bunun üzerine durumu haber verdiğim Albay Yusuf Sarı da ‘Vurulursa vurulsun, hastaneye götürürler’ dedi.” ifadelerini kullandı.

Sanık Koç, bir süre sonra vatandaşların yanına giderek, “Ben de sizdenim” deyip silahını zırhlı aracın içine attığını söyleyerek, “Tabur komutanı Kadir Yıldız’a ‘çekilelim’ dedim. O da ‘Yusuf Sarı’ya sorayım’ dedi. Bir süre sonra Albay Sarı da yanımıza geldi. Aradan biraz zaman geçince polislerin yanına giderek teslim oldum.” diye konuştu.

Koç, hakkındaki suçlamaları reddetti.

Tutuklu sanık kurmay yarbay Kadir Yıldız‘ın da savunmasının ardından Mahkeme heyeti, Yıldız’ın çapraz sorgusuna devam edilmek üzere duruşmayı yarına erteledi.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından Gökhan Yolasığmaz tarafından hazırlanan iddianamede, sanıklar hakkında, “TBMM’yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme”, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme” ile “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme” suçlarından üçer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.

İddianamede, bazı sanıkların “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan da ayrı ayrı 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istenirken ayrıca, Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünün işgal girişiminin planlayıcılarından olduğu gerekçesiyle kurmay albay Yusuf Sarı’ya, “tehdit”, “kasten öldürmeye azmettirme”, “kasten öldürmeye teşebbüs”, “kasten yaralama” suçlarından bir kez müebbet ve 54 yıldan 94 yıla kadar hapis cezası verilmesi istendi.

Tutuklu sanıklardan yarbay Kadir Yıldız’ın ise olay sırasında Ümit Yolcu’nun ölümüne ve 7 kişinin de yaralanmasına sebep olduğu gerekçesiyle “kasten öldürme”, “kasten öldürmeye teşebbüs”, “kasten yaralama” suçlarından da bir kez müebbet ile 52 yıldan 86 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. 

Muhabir: Murat Paksoy,Muhammed Enes Can

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığından 'mahrem imam' açıklaması

İZMİR

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığından, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında tutuklu bulunan bir şüpheli hakkında bir gazetede “Bir annenin dramı” başlığıyla yayınlanan yazının gerçeği yansıtmadığı bildirildi.

Başsavcılıktan yapılan yazılı açıklamada, bir gazetede yayınlanan köşe yazısında, FETÖ/PDY’ye yönelik soruşturma kapsamında tutuklanan şüpheli Fadime Danışman‘ın gazeteye faks ve mektup göndererek, “Evine gelen polislerin eşini aradıklarını, bulamayınca hiçbir suçu olmadığı halde kendisi hakkında telefon ile yakalama kararı çıkartıldığını, gözaltı ve sorgu neticesinde tutuklandığını, kendisinin suçsuz ve masum olduğu, intikam alındığı..” iddialarına yer verildiği aktarılarak bunun gerçeği yansıtmadığı belirtildi.

Şüpheli Danışman’ın FETÖ/PDY’nin “mahrem imam” olarak tabir edilen örgüt mensuplarına yönelik operasyonda 26 Nisan’da gözaltına alındığının kaydedildiği açıklamada, kendisine ait olduğunu ikrar ettiği telefonunda örgütün kriptolu haberleşme programı ByLock’un yüklendiği, kapatılan Bank Asya’da aktif ve artış gösteren hesaplarının bulunduğu, 2014 ve 2015’te yeni hesaplar açtığı, örgüte iltisakı nedeniyle kapatılan 3 firmada SGK kaydının olduğu ifade edildi.

Açıklamada, “Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ/PDY’nin mahrem imamlarına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında ele geçirilen dijital materyallerin incelenmesinde şüpheli Danışman’ın örgüt içerisindeki konumunun ‘müdür’ ve ‘bölge hadimi’ olarak gösterildiği.. örgüt literatüründe ‘müdür’ teriminin, bulunduğu ‘ildeki emniyet birimlerinin 3-4 tanesinden sorumlu olan, örgüt üst yönetiminde kendisine verilen emirleri yönetiminde bulunanlara ileten kişi’ olduğu, ‘bölge hadimi’ teriminin ise ‘büyük veya küçük bölge olarak nitelendirilen bölgelerin sorumlusu olan kişi” olarak nitelendirildiği kaydedildi.

Danışman’ın 27 Nisan’da tutuklandığı bilgisine yer verilen açıklamada, “Çocuğuyla alındığı Şakran Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda çocuğuna yönelik her türlü bakım, muayene ve kontrolün yapıldığı, ihtiyaçlarının karşılandığı, herhangi bir rahatsızlığının bulunmadığı öğrenilmiştir. Yukarıda izah edildiği üzere hiçbir araştırmaya ve teyide dayanmayan haber içeriğinin gerçekle herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır.” ifadeleri kullanıldı.

Operasyon

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ/PDY’nin emniyetteki mahrem yapılanmasına yönelik yürütülen operasyonun İzmir ayağında gözaltına alınan 92 şüpheliden 88’i tutuklanmış, 4’ü ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

Muhabir: Ömer Süt