RTÜK'ten yalanlama

ANKARA

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), istinaf kanun yolu incelemesi devam eden bir dosyada verilen iptal kararının uygulanmasına ilişkin bazı basın yayın organlarında çıkan haberleri yalanladı.

RTÜK‘ten yapılan yazılı açıklamada, bazı basın yayın organlarında çıkan haberlerde, istinaf kanun yolu incelemesi devam etmekte olan bir dosyada verilen iptal kararına ilişkin, “itiraz sonucu beklenmeden ödeme yapıldığı” yönünde bir iddia gündeme getirildiği belirtildi.

Haberlerde adı geçen Sevriye Verbay‘ın da aralarında bulunduğu 29 kişinin Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ/PDY) ile iltisaklı, ilişkili ve destek içinde olduğu şüphesiyle 21 Temmuz 2016’da görevlerinden uzaklaştırıldığı, 1 Eylül 2016’da ise yayımlanan Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarıldığı belirtildi.

Uygulanmak zorunda kalınan iptal kararının, adı geçen kişinin kamu görevinden çıkarıldığı tarihten önce eksik ödenen mali ve sosyal haklarının iadesine ilişkin olduğu ve söz konusu haberlerde bahsedildiği gibi herhangi bir tazminat ödenmesinin söz konusu olmadığı aktarıldı.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Üst Kurulumuzda görev yapan uzman unvanlı meslek personelinin mali ve sosyal hakları 6704 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 26 Nisan 2016 tarihinden geçerli olmak üzere, anılan Kanun’a uygun olarak ödenmeye başlanılmıştır. Ancak, söz konusu personelden 54 kişi mali ve sosyal haklarının 15 Ocak 2012 tarihinden önce aynı göreve başlayan diğer Üst Kurul uzman yardımcıları ile eşitlenmesi istemi ve yoksun kalınan mali, sosyal hak ve yardımların yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle Ankara İdare Mahkemeleri nezdinde davalar açmıştır. Açılan davalar neticesinde; adı geçen şahıs da dahil olmak üzere, 32 kişi hakkında yoksun kalınan mali ve sosyal hakların ilgililere ödenmesi yönünde iptal kararları verilmiştir. Bu personelden büyük çoğunluğu terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla herhangi bir irtibatı bulunmadığından, görevlerinin başındadır.

Yargı kararlarının uygulanma zorunluluğuna binaen yapılmak zorunda kalınan işleme başka bir anlam yüklenmeye çalışılmamalıdır.”

Muhabir: Muhammed Ali Toruntay, Zehra Aydın

Milletvekilinin duyarlılığı kadın senaristlere geri adım attırdı

TBMM – Coşkun Ergül

“Siyah Beyaz Aşk” dizisinin yayından kaldırılması için RTÜK‘e başvuran CHP Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, RTÜK’ten henüz yanıt gelmediğini ancak, dizinin kadın senaristleri Sema Ergenekon ve Eylem Canpolat’ın istifa ettiğini öğrendiğini söyledi. 

Doktor olduğunu ve geçmişte bir çok ameliyat yaptığını belirten Biçer, “Bu ülkede kadın olmak zor, kadın cerrah olmak daha da zor. Çünkü, erkek doktorlardan daha çok çalışmanız ve kendinizi kabul ettirebilmeniz için daha çok çabalamanız gerekiyor. Bu dizideki kadın doktorun yaşadıkları, kafasına silah dayanarak bir ameliyatı yapmak zorunda bırakılması, baskı görmesi, erkek tarafından itilip kakılması, kafasına silah dayanarak, ‘ölmekten ancak onunla evlenirse kurtulacağının’ söylenmesi çok rahatsız edici ve kabul edilebilir bir durum değil.” diye konuştu.

Biçer, dizide bir kadın doktorun baskıya maruz kaldığını, bunun da hem hekime hem de kadına yönelik şiddet anlamına geldiğini vurguladı. Biçer, “Bu tür diziler insanların algısını oluşturuyor, toplumu şekillendiriyor ve insanların kafasında şiddetle ilgili kısmı normalleştiriyor.” dedi.

“Şiddet normalleşmiş oluyor”

CHP’li Biçer, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İnsanlar bu diziyi izlerken, ‘ne olacak, ne var bunda?’ diyebilir. Ama bence durum böyle değil. ‘Kadın bir doktora, kafasına silah dayayarak istediğini yaptırabilirsin, gene kafasına silah dayayarak onu evlenmeye ikna edebilirsin, evlenmek zorunda bırakabilirsin’ dendiğinde, şiddet normalleşmiş oluyor. Buna bütün toplumun daha da şiddetli bir şekilde karşı çıkması lazım. ‘Hayır, hasta-hekim ilişkisi böyle değil; hayır kadın-erkek ilişkisi böyle değil, bu bizi rahatsız ediyor, bu şiddeti normalleştiriyor’ denmesi lazım.”

İstifa eden dizinin kadın senaristleri Ergenekon ve Canpolat’a bu duyarlılıklarından dolayı teşekkür eden Biçer, “Keşke toplumun her kesimindeki insanlar bu duyarlılığı gösterebilseler, bence büyük bir dik duruş ve cesaret örneği sergilediler. Çünkü, bu iş ekmeğinizi kazandığınız bir iş. Buna ilkeleriniz doğrultusunda hayır diyebilmek büyük bir erdem.” ifadesini kullandı. 

DSÖ'den Avrupa'da kızamık salgını uyarısı

DSÖ'den Avrupa'da kızamık salgını uyarısı

ANKARA

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Avrupa’da aşılama oranlarının düştüğü ülkelerde kızamık salgınına rastlandığı uyarısında bulundu.

Örgüt, yaptığı açıklamada başta İtalya ve Romanya olmak üzere aşılama oranının yüzde 95’in altında olduğu ülkelerdeki kızamık vakalarında ciddi artış görüldüğünü belirtti.

Hastalıktan korunmak için halkın en az yüzde 95’inin kızamık aşısı olması gerektiğini ancak birçok ülkenin bu oranınaltında kaldığına işaret eden DSÖ, bu ülkelerde kızamık enfeksiyonunun salgın halini aldığını kaydetti.

Aşılama oranının yüzde 95’in altında olduğu ülkeler arasında Fransa, Almanya, İtalya, Polonya, Romanya, İsviçre ve Ukrayna yer alıyor.

Kızamık hastalığının oldukça bulaşıcı olduğuna dikkati çeken DSÖ, seyahat modellerine bakıldığında hastalığın ulaşamayacağı kişi ya da ülke olmadığını kaydetti.

DSÖ Avrupa Direktörü Zsuzsanna Jakab, “Salgının bulunduğu tüm ülkeleri sınırlarında hastalığın bulaşmasını engellemek için önlem almaları, halihazırda önlem alan ülkeleri de bunları devam ettirmeleri ve aşılama yüzdesini sürdürmeleri konusunda uyardım.” dedi.

Bu arada DSÖ Avrupa Bölge Ofisi’nden Robb Buttler, Avrupa’da aşılama oranının düşük olmasının birçok nedene dayandığını dile getirerek, “Ukrayna gibi bazı ülkelerde tedarik ve prosedür sıkıntıları yaşanıyor.” ifadesini kullandı.

Buttler, bazı ülkelerin aşıdan koktuklarını ya da aşılanmayı gereksiz bulduklarını vurguladı.

DSÖ verilerine göre, yılın ilk ayında İtalya’da 200’ün üzerinde kızamık vakasına rastlanırken Romanya’da geçen yıl ocak ayından bu yana 3 bin 400 vaka ve 17 ölüm kayıtlara geçti.

Muhabir: Dildar Baykan