İçişleri Bakanlığından 'Yüzyılın İcadı' paylaşımı

ANKARA

İçişleri Bakanlığınca, trafik kurallarına dikkati çekmek amacıyla “Yüzyılın İcadı” başlığıyla bir video yayınlandı.

Apple’ın yeni telefonu iPhone 8’in tanıtımının yapıldığı saatlerde, Bakanlığın sosyal paylaşım sitesi Twitter’daki hesabında yayınlanan videoda, “sinyal kolu” yeni bir icat esprisi ile sunuldu. Videoda sinyal kolu, “ebat olarak küçük ama insanlık için çok büyük bir icat” olarak tarif edildi.

İcadı tasarlamak için yaşamdan ilham alındığı belirtilen videoda, “İnsanların davranışlarını gözlemledik. Önemli olan ergonomik olup çok kolay kullanılabilmesi. Sonunda bulduk.” ifadeleri kullanıldı.

İçişleri Bakanlığı, “Yüzyılın İcadı” başlıklı bu video ile sinyal kolu kullanımının önemine işaret etti.

Muhabir: Ahmet Sertan Usul

'12 Eylül tarihimizde kara bir lekedir'

ANKARA 

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, 12 Eylül‘ün ülke tarihinde kara bir leke olduğunu belirtti.

Kalın, sosyal paylaşım sitesi Twitter’daki hesabından, 12 Eylül darbesinin 37. yılı dolayısıyla açıklamada bulundu.

12 Eylül’ün ülke tarihindeki kara bir leke olduğunu vurgulayan Kalın, “Bu ülkenin evlatlarını birbirine kırdıran, milletin iradesini yok sayan hiçbir güce geçit yok artık.” ifadesini kullandı.

Muhabir: İlkay Güder

'Türk yargısı AB ve ABD yargısından daha fazla hukuka bağlıdır'

ANKARA

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, adli yıl açılışı dolayısıyla sosyal paylaşım sitesi Twitter’da yayımladığı mesajda, yeni adli yılın hayırlı olmasını diledi.

Yargı görevi yapan hakim, savcı ve avukatlarla yardımcı adli personele, yeni adli yılda başarı temennisinde bulunan Bozdağ, adalet dağıtan, hukuki ihtilafları çözen, hakkı sahibine teslim eden, hak edene hak ettiği cezayı veren, bütün bunları Anayasa, kanun ve hukuka uygun vicdani kanaatle yapan, görevlerinde bağımsız ve tarafsız olan hakim ve savcıların her türlü takdire layık olduğunu belirtti.

Adaleti ayakta tutan ve adaletle hükmeden bağımsız, tarafsız hakim ve savcıların, bilinçli karalama ve itibarsızlaştırmaya muhatap olduklarını vurgulayan Bozdağ, “Bu karalama ve itibarsızlaştırma, içeride bazı siyasiler ve bazı AB ülkeleri ile FETÖ ve PKK başta terör örgütlerince bilinçli yapılmaktadır. Kim ne derse desin Türk yargısı, AB ülkeleri yargısından da ABD yargısından da hem daha fazla hukuka bağlı ve hem de daha fazla adildir.” ifadelerini kullandı.

Muhabir: Sinan Uslu

'BM, bu katliama son vermek için gerekeni yapmalıdır'

ANKARA 

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, “Mazlumun dinini ve ırkını sorgulamayan bir tarihin evladı olarak Arakanlı kardeşlerimizin yanında olmak üzerimize borçtur. Uluslararası toplum, Birleşmiş Milletler ve ilgili diğer kuruluşlar, bu katliama son vermek için gerekeni yapmalıdır.” değerlendirmesini yaptı.

Gül, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, İslam coğrafyasının mahzun köşelerinden biri olan Arakan’da Müslümanların insanlığa ve insan haysiyetine sığmayacak katliamlara maruz kaldığını hatırlattı.

Yaşanan saldırılar sonucunda 3 bine yakın Arakanlı Müslümanın hayatını kaybettiğini ifade eden Gül, Myanmarlı Müslümanların dünyanın gözü önünde dinleri ve ırklarından ötürü sistematik soykırıma tabi tutulduğunu aktardı.

Tam bir soykırım görüntüsündeki bu vahşetin müsebbiplerini telin eden Gül, katledilenlere Allah’tan rahmet diledi.

Bakan Gül, şunları kaydetti:

“Mazlumun dinini ve ırkını sorgulamayan bir tarihin evladı olarak Arakanlı kardeşlerimizin yanında olmak üzerimize borçtur. Uluslararası toplum, Birleşmiş Milletler ve ilgili diğer kuruluşlar, bu katliama son vermek için gerekeni yapmalıdır. Uluslararası toplumun bu sessizlik ve kayıtsızlığına karşı bir kez daha ‘Dünya beşten büyüktür.’ diyoruz.”

Muhabir: Merve Yıldızalp

'Yeni KHK'da 'lekelenmeme hakkı' daha güçlü bir güvenceye kavuştu'

ANKARA

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, temel insan haklarının en başında, insan haysiyetinin korunmasının geldiğini belirtti.

İnsan haysiyetinin korunmasının en önemli unsurlarından birinin ise kişinin “lekelenmeme hakkı” olduğunu vurgulayan Gül, “Yeni KHK’da, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 158. maddesine eklenen fıkra ile ‘lekelenmeme hakkı’ daha güçlü bir güvenceye kavuşturuldu. Düzenlemeyle, soyut ve dayanaksız ya da konusu suç oluşturmayan şikayetler için soruşturma öncesi ön değerlendirme süreci getirilmiştir.” ifadesini kullandı.

“Lekelenmeme hakkı ile hak arama hürriyeti arasında denge de kurulacak”

Gül, şu paylaşımlarda buldu:

“Vatandaşın ‘lekelenmeme hakkı’nın azami derecede korunabilmesi için de şikayet edilen kişiye şüpheli sıfatı verilmeyecektir. Bu tür ihbar ve şikayetler ile soruşturma yapılmasına yer olmadığına dair kararlar için savcılıkta ayrı bir kayıt tutulacaktır. Soruşturma yapılmasına yer olmadığına dair kararlar, ilgili kolluk birimine de bildirilip, kolluk kayıtlarının düzeltilmesi, ayrı bir sistemde tutulması sağlanacaktır. Böylece asılsız şikayete konu olan kişinin, iradesi dışında oluşmuş kayıtlar suç ve soruşturma kaydı gibi üzerinden yeni mağduriyetlere uğraması engellenecektir. Soruşturma yapılmasına yer olmadığına ilişkin kararlara karşı ihbar ve şikayette bulunanların itiraz hakkı da bulunacaktır. Böylece, lekelenmeme hakkı ile hak arama hürriyeti arasında gerekli denge de kurulmuş olacaktır.”

Muhabir: Merve Yıldızalp

'Bu kutlu topraklar 946 yıl önce Türk milletinin yurdu olmuştur'

ANKARA

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Vatan bölünemez, parçalanamaz, devredilemez eşsiz ve emsalsiz değerimizdir. Bizans‘ın varisleri, milli diriliş ve birlik şuuru karşısında paramparça olacaklardır.” değerlendirmesinde bulundu.

Bahçeli, Malazgirt Zaferi’nin 946. yıl dönümü dolayısıyla Twitter’dan yaptığı paylaşımda, milli tarihte doğurduğu parlak, devamlı ve devir değiştirici neticeleriyle meşhur zaferlerin çoğunun ağustos ayı içinde kazanıldığını anımsattı.

Paylaşımında, “Türk’ün sükut bulmayan, sönmesi, söndürülmesi imkansız derin hafızasında ağustos aynı zamanda zafer ayı olarak adlanmış ve anılmıştır.” ifadesini kullanan Bahçeli, şunları kaydetti:

“Üzerinde yaşadığımız kutlu topraklar 946 yıl önce Türk milletinin yurdu olmuş, soylu bir diriliş muazzam bir fütuhatla tescillenmiştir. Bir başka 26 Ağustos günü, bundan tam 95 yıl önce, Büyük Taarruz kudretiyle düşman mahvı perişan edilerek, İzmir’e kadar kovalanmıştır. 26 Ağustos 1071 vatan kurmuş, 26 Ağustos 1922 vatan kurtarmıştır. İkisi de aziz, ikisi de birbirini tamamlayan muhteşem kazanımlardır.”

Bahçeli, vatanın, okunan ilk ezandan verilen son salaya kadar alınan nefes, yenilen helal lokma, sımsıcak ana kucağı ve milli namusun simgesi olduğunu bildirdi.

Vatanın, mukadderatın kaynağı, mukaddesatın kutbu olduğunu vurgulayan Bahçeli, şöyle devam etti:

“Vatan bölünemez, parçalanamaz, devredilemez eşsiz ve emsalsiz değerimizdir. Bizans’ın varisleri, milli diriliş ve birlik şuuru karşısında paramparça olacaklardır. Malazgirt ülküdür, ülkedir, ihlal edilmeyecektir. Malazgirt ruhu, Büyük Taarruz kabiliyet ve karakteri vatanın teminatıdır. Bu ruh yerinde, bu karakter yüksek ahlaklı neferlerde saklıdır.”

“Anadolu ebedi muhafızlarıyla 946 yıl önce kavuşmuştur”

Azın çoğa galebe çalıp, galip gelmesinin Türk zaferler tarihinin müthiş ve müessir bir hususiyeti olduğuna işaret eden Bahçeli, şu değerlendirmelerde bulundu:

Zafer milletindir, millet ise Türk’tür. Türk milleti her devirde, ruhi asaletinde billurlaşan yüksek kültürle bezenmiş varlığını zaferlerden örülü emsalsiz taçlarla süslemiştir. Anadolu coğrafyası hak ettiği sevdalılarıyla 946 yıl önce buluşmuş, asıl sahipleriyle, ebedi muhafızlarıyla 946 yıl önce kavuşmuştur. Türklüğün kazandığı zaferler, sağanaktan meydana gelen geçici seller değildir. Yahya Kemal‘in dediği gibi, vatanın temeli muzafferiyettir. Türk vatanının kutsiyetinde sınır yoktur. Kuşatılmasına, kundaklanmasına, karanlığa sokulmasına müsaade, müsamaha da yoktur, olamayacaktır.

Malazgirt Zaferi’nin 946. yıl dönümünde, büyük Türk sultanı Alparslan‘a, kahraman ecdadımıza, aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Büyük Taarruz’un 95. yıl dönümünde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, milli mücadeleye mühür vurmuş şeref timsallerini rahmetle, minnetle anıyorum. Hiç unutulmasın ki: Vatan ne Türkiye’dir Türkler’e ne Türkistan, vatan büyük ve müebbet bir ülkedir: Turan.”

Muhabir: Esin Işık

950 hakim ve savcı alımı için sınav yapılacak

ANKARA

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, 950 hakim ve savcı alımı için sınav yapılacağını bildirdi.

Gül, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “950 yeni hakim ve savcı almak üzere 24 Aralık 2017 tarihinde sınav yapılacaktır. Hukukçu genç arkadaşlarımıza sevgilerimle duyuruyorum.” ifadelerini kullandı.

Muhabir: Kemal Karadağ

'Barcelona'daki terör saldırısını şiddetle kınıyoruz'

ANKARA

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, sosyal medya hesabı Twitter üzerinden yaptığı paylaşımda, İspanya’nın Barcelona şehrinde yaşanan terör saldırısını kınadı.

Terör saldırısında hayatını kaybedenlerin yakınlarına, İspanya halkına, hükümetine taziyelerini ileten ve yaralananlara acil şifalar dileğinde bulunan Bozdağ, “Türkiye, teröre karşı daima İspanya ile dayanışma ve iş birliği içindedir. Barcelona’daki terör saldırısını, bu saldırıyı yapanları, saldırı emri verenleri ve buna destek olan herkesi şiddetle kınıyoruz, lanetliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Bozdağ, dünyanın neresinde olursa olsun, kime karşı ve kim tarafından yapılırsa yapılsın terörün bütün insanların ve ülkelerin ortak düşmanı olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“Terör, terör örgütleri ve teröristlerle etkin ve netice alıcı mücadele ancak uluslararası samimi iş birliği ve dayanışma ile mümkündür. Terör, terör örgütleri ve teröristlerle mücadelede Türkiye, daima uluslararası iş birliği ve dayanışma içinde olmuştur. Terör örgütleri arasında ideolojilerine, hedeflerine, terör yaptığı ülkelere, dinlerine veya dillerine göre iyi-kötü ayrımı teröre destektir.

Gelin terörün, terör örgütlerinin, teröristlerin kökünü kazımak için terör, terör örgütleri ve teröristlerle ayrımsız birlikte mücadele edelim. Gelin hiç olmazsa bundan sonra teröre, terör örgütlerine karşı uluslararası iş birliği, dayanışmamızı sözde, sözle değil icraatımızla gösterelim.”

Muhabir: Burcu Çalık

'Türk devletinin yenisi, eskisi olmaz'

ANKARA

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, son günlerde cereyan eden “sansasyonel ve milli bünyeye operasyon niteliğindeki” vakaların birbiriyle doğrudan, en azından dolaylı bağı olduğunu belirtti. Bahçeli, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde, başında sarık bulunan bir meczubun, eline aldığı tahra ile Cumhuriyet Meydanı’ndaki Atatürk büstüne saldırdığını aktararak, mezkur alçak provokasyonun haklı ve meşru bir infial ve tepkinin önünü açtığına dikkati çekti. 

“Unutulmasın ki Atatürk, Türkiye’dir, Cumhuriyettir, devlettir.” değerlendirmesini yapan Bahçeli, şöyle devam etti:

“Aziz Atatürk Türk milletinin ortak ve kurucu değeridir. Kurtuluşun lideri, kuruluşun mihveridir. İnkarcılar ise hıyanetin hizmetkarlarıdır. Atatürk, ‘Ne mutlu Türk’üm diyene’ sözünün mimarı, ‘Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur’ seslenişinin mucididir.”

“Emek ve zaman israfıdır”

MHP Genel Başkanı Bahçeli, “Tartışmalar alev alev her yanı sarmışken, görüş ayrılıkları her tarafa sıçramışken bir müptezel durduk yere yeni bir devletten bahsetmiştir. Doğrusunu isterseniz, bu meçhul ve müphem şahsiyetin hezeyanını ciddiye almak, dikkate değer bulmak beyhudedir, emek ve zaman israfıdır. Neymiş, 15 Temmuz’dan sonra yeni bir devlet kuruluyormuş. Başka; beğensek de beğenmesek de kurucusu Sayın Erdoğan’mış.” paylaşımını yaptı.

16 Nisan’daki anayasa değişikliği halk oylamasından önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir başdanışmanının “Halk kendi devletini kurmak için adım atıyor” dediğini belirten Bahçeli, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Elbette bu vahim iddialara Sayın Cumhurbaşkanı’nın öncelikle cevap vermesi en doğru ve akılcı olanıdır. Nitekim devletin başı bellidir. Bunun yanında bizim de söyleyeceğimiz pek çok şey vardır. Düşünce ve duruşumuz hiç kimseye, hiçbir odağa bağlı ve bağımlı değildir. İradesi olmayanın istikbali olmaz. İstikbal yoksa istiklal sadece hayaldir. Devlet ise irade, istikbal, istiklal demektir. Türk devleti böyledir. Devlet, milletin onuru, bekanın omurgası, birlikte yaşamanın ebedi onayıdır. Türk devlet geleneğinde milletin kaderi devletle bir ve aynıdır.”

“Paralel devlet hasretini çeken köksüzlerin çağrısıdır”

Bahçeli, paylaşımında “Yeni bir devlet kuruluyor’ demek, ortada bir eskinin varlığını önce kabul, ardından da hedefteki devletin yıkıldı, yıkılıyor ilanını yapmaktır. 15 Temmuz FETÖ’nün darbe teşebbüsü, buna karşı Türk milletinin göstermiş olduğu muhteşem direniş ve mücadele destanıdır. Bu açık gerçektir. 15 Temmuz’da Türk devletinin bekası korunmuş, 16 Nisan halk oylamasıyla hükümet etme sistemi değiştirilmiş, devlet güçlendirilmiştir. Yeni bir devlet kuruyoruz ağzı kirli bir FETÖ ağzı, aynı zamanda manda ve himaye arayan ihanet ortaklarının karanlık bir arayışıdır.” değerlendirmesini yaptı.

15 Temmuz’da paralel devlet yapılanmasının hain emellerinin deşifre olduğuna dikkati çeken Bahçeli, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Yeni devlet, paralel devlet hasretini çeken köksüzlerin çağrısıdır. Devlet birdir, milletin siyasi ve idari mecmusudur, Türk tarihinin şeref mahsulüdür, ismi Türkiye Cumhuriyeti’dir. Öyle de kalacaktır. 15 Temmuz’da devlet yıkımdan kurtarılmıştır. Millet işgalden mahfuz tutulmuştur. Yeni devlet kuruyoruz lafı FETÖ’ye uzatılmış zeytin dalıdır. Devlet, milletin namusuna emanet edilmiş yaşayan, milli hafızayı taşıyan, milli haysiyeti savunan şuur, gurur ve ruhtur. Hainler anlayamaz.

15 Temmuz’u basamak yaparak, 16 Nisan’ı bahane ederek yeni devlet, yeni kurucu amacında olan varsa, aklını başına, ayağını da denk alsın. Türk devletinin yenisi, eskisi olmaz. Türkiye Cumhuriyeti mesela Göktürklerin, mesela Büyük Selçuklu’nun devamı, bu çağdaki adıdır. Rota aynıdır. Kaynak aynıdır. Kurucu kahramanlar isim isim farklı olsa da cephe cephe, dalga dalga büyüyen Türk devletinin şeref payeleridir. 1923, 1299 Söğüt mirasından bir kopuş değil, bilakis ve bilahare daha güçlü bir eklemleniştir. Devletle oynamak küresel devlere yem olmaktır.”

“Bu nimete sahip çıkacağız”

Devlet Bahçeli, paylaşımında İbn-i Haldun’un “Milletler, devleti çalışarak ve isteyerek elde ederler. İstemenin ve çalışmanın ulaştığı son nokta zafer ve devlettir.” sözüne yer vererek, şunları kaydetti:

“Devlet, kutlu zaferin meyvesi, müstevlilere karşı mücadelenin müjde ve methiyesidir. Türk devletini yıkacak henüz anasından doğmamıştır. Milli mücadeleyi 15 Temmuz’la kıyaslamak, fırsattan istifade Türkiye’yi budamak ihanettir. Niyet sahipleri karşılarında MHP’yi bulacaktır. İnanıyorum ki bu olanlardan, sürekli kösteklenen Cumhurbaşkanı da rahatsız ve memnuniyetsizdir. Aksini düşünmek ise milli bir felakettir.

Türkiye’ye İdlib’de tuzak kuruluyor, Ortadoğu kaynıyor, ABD YPG’ye silah yağdırıyor, Avrupa’yla ilişkiler geriliyor, FETÖ davaları sulanıyor. Mağduriyetler artıyor, ülke çalkalanıyor, yine bazı cemaat ve tarikatlar oluk oluk kurum ve kuruluşlara yuvalanıyor. Ve devlet tartışılıyor. Nizamülmülk, ‘Devlet herkese nasip olmayacak büyük nimettir.’ diyordu. Bu nimete son nefes, son nefer, son damla kana kadar sahip çıkacağız. Bir kez daha sesleniyor, sorumluluk sahiplerini uyarıyorum. Ya devlet başa, ya kuzgun leşe. Ya devlet ya zillet; ya millet ya da illet.”

Muhabir: Burcu Çalık

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Trabzonspor'a kutlama

ANKARA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Trabzonspor Kulübünün kuruluşunun 50. yıl dönümünü kutladı.

Erdoğan, sosyal paylaşım sitesi Twitter’daki hesabından Trabzonspor Kulübünün kuruluşunun 50. yıl dönümü dolayısıyla paylaşımda bulundu.

Erdoğan, “Ülkemizin en önemli spor kulüplerinden biri olan Trabzonspor’un 50. yılını gönülden kutluyorum. Nice yıllara, nice başarılara @Trabzonspor.” ifadesini kullandı.

Muhabir: İlkay Guder

1 2