Emekli binbaşı NATO'dan aldığı madalyayı iade etti

İZMİR – YUSUF ŞAHBAZ

İzmir’de yaşayan emekli binbaşı Zafer Oğuz, Afganistan’da görev yaptığı sırada dönemin NATO Genel Sekteri Anders Fogh Rasmussen imzalı takdir belgesi ve madalyayı iade etti.

Oğuz, astsubay olarak göreve başladığı Türk Silahlı Kuvvetleri’nde (TSK) 1991 yılında sınavları kazanarak subay oldu.

Türkiye’nin birçok ilinde çalışan Oğuz, Tekirdağ Çorlu 5. Kolordu Komutanlığında İstihkam Şube Plan Subayı olarak görev yaptığı 2010 yılında TSK tarafından NATO şemsiyesi altında çalışmak üzere Afganistan’a gönderildi.

Burada göreve başladıktan 3 ay sonra Oğuz’a dönemin NATO Genel Sekteri Rasmussen imzalı bir takdir belgesi ve madalya verildi.

Daha sonra Türkiye’ye gelen Oğuz 2011 yılında Türk Silahlı Kuvvetlerinde Binbaşı rütbesiyle emekli oldu.

“Bu madalyanın yeri benim evim değil NATO’dur”

Oğuz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2010-2011 yıllarında Afganistan’ın Cevizcan vilayetinde görev yaptığını ve daha çok yerel halkın sağlık sorunları ve diğer sorunlarıyla ilgilendiklerini söyledi.

Türk askerinin her zaman parmakla gösterildiğini ifade eden Oğuz, diğer ülke askerlerine göre halkla daha iç içe olduklarını kaydetti.

Afganistan’da göreve başladıktan 3 ay sonra kendilerine takdir belgesi ve madalya verildiğini belirten Oğuz, Norveç’te yapılan NATO tatbikatı sırasında bazı askerlerin düşman hedeflemesi yaparken Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın resminin düşman olarak belirlenmesi ve hedefe konulmasından dolayı çok rahatsızlık duyduğunu dile getirdi.

Türkiye’nin müttefiki olarak bilinen devletlerin böyle bir şey yapmasına anlam veremediğine değinen Oğuz “Son gelişme olana kadar bu madalyayı evimin baş köşesinde çerçeveli olarak sergilemiştim. Daha sonra bu madalya ve belgenin yerinin benim evim değil NATO olduğuna karar verdim. Sonra madalya ve belgeyi NATO’ya iade edilmek üzere Türk Kara Kuvvetleri Komutanlığına gönderdim.” ifadelerini kullandı.

Türk milletinin her şeyi çok iyi gözlemlediğine dikkati çeken Oğuz, kendisinin hareketinden sonra bu madalyaya sahip diğer arkadaşlarından bazılarının da madalyayı iade etmek için girişimde bulunduklarını ve kendisinden bilgi aldıklarını söyledi.

Altınözü'nde yarım asırlık sistemle zeytinyağı üretiliyor

HATAY – LALE KÖKLÜ

Hatay’ın Altınözü ilçesi Tokaçlı Mahallesi‘nde yaşayan vatandaşlar, “su zeyti” veya “su yağı” adını verdikleri zeytinyağını elde edebilmek için teknolojiye inat geleneksel yöntemler kullanıyor.

Sabah erken saatlerde bahçelerine giden mahalle sakinleri, topladıkları zeytinleri önce yaklaşık bir ton ağırlığa sahip olan ve “patoz” adı verilen taşın altına seriyorlar. Atlar tarafından döndürülen taşla ezilen zeytinler bidonlara konularak bir süre bekletiliyor.

Daha sonra elle sıkılan zeytinlerden çıkan yağ, önce taş çukurlarda beklemeye alınıyor sonra da kaynar suya bırakılıyor. Bir süre sonra su yüzeyine çıkan yağlar toplanarak şişeleniyor, böylece farklı lezzet ve aromaya sahip zeytinyağı elde ediliyor.

Mahalle muhtarı İbrahim Çilingir, AA muhabirine, yöre halkının yıllardır geleneksel yöntemlerle zeytinyağı ürettiklerini söyledi.

Çilingir, “Tabi yıllar bu iş makineleşti ama Tokaçlı halkı olarak su yağından bir türlü vazgeçemedik. Mahallemizin yüzde 80’i Avrupa’da gurbetçi. Bu yağın tadından vazgeçemedikleri için her yıl bu mevsimde buraya gelerek zeytinyağlarını çıkarırlar. Çünkü bu, makine değmeden üretilen bir yağ ve çok lezzetli, farklı bir tadı var. Sadece yemeklerde kullanılmıyor sofralarda ekmekle de yiyoruz. Onun için bu sistemden vazgeçemiyoruz. Yapımı çok zahmetli, önce atla zeytinleri eziyoruz, hamur gibi preslenince fıçılara dolduruyoruz ardından sıcak suyun içine boşaltıp yüzeye çıkan yağları elle alıyoruz. Makine asla değmiyor.” dedi.

Yağın lezzetinin, zahmetinin önüne geçtiğini vurgulayan Çilingir, kullandıkları bu değirmenden mahallede iki adet bulunduğunu, insanların sırayla hem kendi evlerinin ihtiyacı olan yağı çıkardıklarını hem de birbirlerine yardım ettiklerini söyledi.

Söz konusu sistemin yarım asırlık olduğunu dile getiren Çilingir, “Bu sistem her yerde unutuldu ama bizim mahallemizde yaşatılıyor. Bu sistem dünyada yok çünkü zor bir iş.” diye konuştu.

Kooperatifleşmek istiyorlar

Çilingir, su zeyti adını verdikleri sistemi devam ettirmenin yanı sıra ürünün pazarının da bulunmasını istediklerini belirtti.

Mahallede yıllık ortalama 4-5 ton su zeyti üretildiğine dikkati çeken Çilingir, şunları kaydetti:

“Şu an için pazar amacıyla üretmiyorlar sadece kendi tükettiklerini yapıyorlar. Aslında pazarını bulsak daha fazla üretebiliriz. Evine fazla yapanlar kilosunu 45 liradan satıyor. Normal fabrika yağından daha pahalı çünkü zahmeti ve işçiliği çok. Normali 15 lira iken bizde iki katından fazla. Mahalleye kooperatif kurmak için bir çalışma yapmak istedik kısmet olmadı ancak gelecekte mahallemize bir kooperatif kurma niyetindeyim. Zeytinyağımızı tüm Türkiye’ye tanıtmak istiyoruz.”

Diyarbakır'da oto tamirine kadın eli değdi

DİYARBAKIR – AHMET KAPLAN

Diyarbakır’da lise eğitimini motorlu araçlar üzerine alan 18 yaşındaki Delal Uluç, bir otomobil servisinde usta olarak görev yapıyor.

Arabalara duyduğu ilgiyle Burhanettin Yıldız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Motorlu Araçlar Teknolojisi Otomotiv Elektromekanikerliği bölümünü tamamlayan Uruç, kariyerini bu alanda sürdürmeye karar verdi.

Stajının ardından 7 ay önce tamir ustası olarak bir otomobil servisinde çalışmaya başlayan Uruç, “erkek egemen” olarak bilinen sektörde azimle ilerlemeyi hedefliyor.

Serviste 10’u aşkın erkekle çalışmayı sürdüren Uruç, çevresindekilerin “yapamazsın” demesine rağmen başladığı mesleğinde lastik ve balata söküp takıyor, fren hidroliği, yağ kontrolü, amortisör ve helezon yayları değişimi yapıyor.

“İşimi çok seviyorum”

Uruç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, arabalara merakının mesleğe dönüştüğünü söyledi.

Eğitimi devam ederken staj yaptığı serviste, çalışmalarının beğenilmesi üzerine kendisine istihdam imkanı sağlandığını dile getiren Uruç, “Kadınların yapamayacağı hiçbir iş yoktur. İşimi aşkla yapıyorum. Bir kadın istediği sürece her işi yapabilir. İşimi çok seviyorum.” dedi.

“Diyarbakır’da bir tabuyu yıkmış olduk”

Servis müdürü Mehmet Bozkurt, başta “Bir kadın burada bu işi yapabilir mi?” diye düşündüklerini ancak Uruç’un işindeki heyecanını gördüklerini anlattı.

Uruç’u eğitim amaçlı genel merkeze de gönderdiklerini belirten Bozkurt, “Kendisi bu işe sarıldı. Biz de böylelikle Diyarbakır’da bir tabuyu yıkmış olduk.” ifadelerini kullandı.

Denizlerde 'kuvvetli fırtına' bekleniyor

BURSA

Ülkeyi etkisi altına alan olumsuz hava koşulları dolayısıyla Marmara, Ege, Karadeniz ve Akdeniz‘de kuvvetli fırtına beklendiği bildirildi.

Bursa Valiliğinden yapılan açıklamada, Meteoroloji Genel Müdürlüğü Tahminler Dairesi Başkanlığı Analiz ve Tahminler Şube Müdürlüğü tarafından yapılan değerlendirmelere göre, Marmara, Akdeniz ve Karadeniz’de kuvvetli fırtına beklendiği kaydedildi.

Batı Karadeniz’de rüzgarın öğle saatlerinden sonra kuzey ve kuzeybatı yönlerden 6 ila 8 kuvvetinde (60-75 kilometre/saat) fırtına, yer yer 7 ila 9 kuvvetinde (75-90 kilometre/saat) kuvvetli fırtına şeklinde esmesinin tahmin edildiği aktarılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Fırtınanın yarın öğle saatlerinden sonra etkisini kaybetmesi bekleniyor. Doğu Karadeniz’de ise rüzgarın yarın sabah saatlerinden itibaren batı ve kuzeybatı yönlerden 7 ila 9 kuvvetinde (75-90 km/saat) kuvvetli fırtına, yer yer 8 ila 10 kuvvetinde (80-100 kilometre/saat) tam fırtına şeklinde eseceği tahmin ediliyor. Fırtınanın çarşamba günü sabah saatlerinden sonra etkisini kaybetmesi öngörülüyor.”

Marmara’da rüzgarın kuzey ve kuzeybatı yönlerden 6 ila 8 kuvvetinde (60-75 kilometre/saat) fırtına şeklinde esmesinin tahmin edildiği belirtilen açıklamada, fırtınanın yarın ilk saatlerden sonra etkisini kaybetmesinin beklendiği kaydedildi.

Açıklamada, Ege’de rüzgarın kuzey ve kuzeydoğu, güneyinde kuzeybatı yönlerden 6 ila 8 kuvvetinde (60-75 kilometre/saat) fırtına şeklinde eseceğinin öngörüldüğü bildirilerek, şöyle devam edildi:

“Fırtınanın yarın sabah saatlerinden itibaren etkisi kaybetmesi bekleniyor. Akdeniz’de ise rüzgarın yarın sabahın ilk saatlerden itibaren batı ve güneybatı yönlerden 6 ila 8 kuvvetinde (60-75 kilometre/saat) fırtına, yer yer 7 ila 9 kuvvetinde (75-90 kilometre/saat) kuvvetli fırtına şeklinde esmesi tahmin ediliyor. Fırtınanın yarın öğle saatlerinden itibaren etkisini kaybetmesi bekleniyor.”

Muhabir: Cem Şan

'FETÖ elebaşısının fanilasını öğrencilere öptürdüler'

BOLU

Bolu’da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’nın (FETÖ/PDY) “çatı yapılanması”na ilişkin soruşturma kapsamında, haklarında dava açılan 25’i firari, 53’ü tutuklu 145 sanığın yargılanmasına devam edildi.

Bolu Ağır Ceza Mahkemesi‘nce özel olarak hazırlanan Belediye Nikah Salonu’ndaki duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile sanık yakınları ve avukatları katıldı.

Duruşma, tanıkların dinlenmesiyle devam etti.

Tanık V.K, malum yapı ile memleketinde bulunan tek dershaneye gitmeye başladığında tanıştığını anlattı.

Kentteki çeşitli yurtlarda düzenlenen toplantılara ‘gardiyanlar’, ‘polisler’, ‘doktorlar’, ‘esnaf’ ve ‘iş adamları’ gruplarının katıldığını ileri süren V.K, “Ben evlerde bulunduğum sırada Asım Ateş’i bizim bölgeye bakan imam olarak tanıdım. Kendisine tahsis edilen bölgede cemaatin kasasıydı. Kendi bölgesinde toplanan paraları ev imamlarına projeksiyonla sunar, nasıl dağıtıldığını gösterirdi.” diye konuştu.

Örgütün şeması hakkında da bilgiler veren V.K. şunları kaydetti:

“Talha kod adını kullanan Ahmet Çelebi de bölge imamlarından biriydi. ‘Bölge abiliği’ yapmaktaydı. Esnafın toplantısını yapmakta idi. Onun üzerinde olduğunu düşündüğüm Mustafa Caka da bu tarz organizasyonların yönlendirmesini yapıyordu. Bölge ve ev imamları arasında birlikteliği sağlamak için birkaç kez sohbet ortamı oluşturulduğuna şahit oldum. Ali Osman Çelik bir başka bölgenin sorumlusuydu. Statü olarak Asım Ateş’le eşit derece olduğunu zannediyorum. Saha elemanı olarak görev yapmakta idi ve çok aktifti.”

FETÖ elebaşısının fanilasını öğrencilere öptürdüler iddiası

V.K, Bolu’ya geldiğinde kendisini karşılayan Olcay isimli şahsın evlerde öğrencilere sohbet düzenlediğini belirterek, “Olcay isimli şahsa, Fetullah Gülen tarafından gönderildiği söylenen bir fanilanın cemaat evlerinde kalan İmam Hatip kökenli öğrencilere öptürüldüğünü duydum. Ben bunu görmedim ama öğrenciler bu durumu anlatırdı. Bu fanilaya saygı gösterilmesinin istenildiğini ben birçok ortamda duydum. Fakat fanila bana gösterilmedi.” ifadesini kullandı.

Mahkeme başkanının “O evlerde kalan biri olarak bu konuşulanların doğru olduğuna inanıyor musun? Bu bir çeşit çağdaş putperestlik değil mi?” sorusuna V.K, “Örgüt liderine sürekli saygı gösterilmesi öğretisi sunulduğu için gerçekleşmiş olabileceğine inandım.” cevabını verdi.

Duruşma, diğer tanıkların dinlenmesi için ileri bir tarihe ertelendi. 

Muhabir: Zafer Göder

Malatya'da FETÖ'cülere 4 yıl ile 15 yıl arasında hapis cezaları

MALATYA

Malatya’da Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında yargılanan, aralarında il imamlarının da bulunduğu 13’ü tutuklu 20 sanığa 4 yıl 2 ay 15 gün ile 15 yıl arasında değişen hapis cezaları verildi.

Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanıklar Zekai Işık, Kaan Emre Öztaş, Hasan Yıldız, Yücel Yılmaz, Mustafa Akar, Turgut Altın, Suat Sarin, Haşim Oskaloğlu, Gökhan Gökbulut, Osman Çekiç, İmdat Özçelik, Halil Kayış, Mehmet Alper Dabağ ve avukatları ile bazı tutuksuz sanıklar katıldı.

Duruşmada tanıkların dinlenmesinin ardından mahkeme savcısı Musa Erdem Altınhalka’nın talepleri alındı.

Sanık avukatlarının beyanlarından sonra sanıklara son sözleri soruldu. Haklarındaki suçlamaları kabul etmeyen sanıklar, tahliyelerini talep etti.

Duruşmaya bir süre ara veren mahkeme heyeti, daha sonra kararını açıkladı.

Mahkeme heyeti, “il imamları” Yücel Yılmaz ve Zekai Işık’a “Silahlı terör örgütü yönetmek” suçundan 15’er yıl hapis cezası vererek, tutukluluk hallerinin devamını kararlaştırdı.

Sanıklardan Suat Sarın, Turan Canpolat, İmdat Özçelik, Hasan Yıldız, Mustafa Akar, Osman Çekiç, Turgut Altın, Kaan Emre Öztaş ve Halil Kayış’a “Silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan 10’ar yıl ceza vererek tutukluluk hallerinin devamına hükmeden mahkeme heyeti, tutuksuz sanık Ömer Fatin Nalçacı’ya ise aynı suçtan 7 yıl 6 ay hapis cezası vererek, adli kontrol şartlarının devamını kararlaştırdı.

Mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Gökhan Gökbulut ve Haşim Oskaloğlu, tutuksuz sanıklar Nurettin Karabekmez ve Kubilay Karaaslan ile firari Yakup Öztürk’e “Silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan 8’er yıl 9’ar ay hapis cezası verdi. Öztürk hakkındaki yakalama kararı da tutuklamaya çevrildi. Gökbulut ve Oskaloğlu’nun tutukluluk hallerinin, Karabekmez ve Karasalan’ın ise adli kontrol şartlarının devamına hükmedildi.

Tutuklu sanık Ahmet Alper Dabağ’a ise “Silahlı terör örgütüne üye olma” suçunda 6 yıl 3 ay hapis cezası veren heyet, tutuklulukta geçirdiği süreyi göz önünde bulundurarak tahliye etti.

Mahkeme heyeti, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan iş adamlarından Muzaffer Erşan’a 5 yıl, Bayram Eken’e ise 4 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası verdi.

İtirafçı olan M.T hakkında ise ceza vermeye yer olmadığına hükmedilirken, tutuksuz sanıklar S.I. ve N.E.E. delil yetersizliğinden beraat etti.

Mahkeme savcısının sanıklardan Kubilay Karaaslan, Bayram Eken, Suat Sarın, Muzaffer Erşan ve Nurettin Karabekmez’in ortağı ya da sahibi oldukları şirketlere kayyum atanması talebi de reddedildi.

Haklarında yakalama kararı bulunan firari sanıklar Eyyüp Doğan, Sadettin Çevik, Ali Çetinkaya, Musa Tarkan Ak, Ramazan Çiftçi, Sedat Abiş ve Kürşad Boyraz ile tutuksuz sanıklar Mahmut Oruç, Okan Irmak ve Murat Bolelli’nin dosyaları ise daha önce ayrılmıştı.

Muhabir: Volkan Kaşik

Kırklareli'nin yüksek kesimlerinde kar yağışı etkili oluyor

KIRKLARELİ

Balkanlardan gelen soğuk hava dalgasının etkisine giren Kırklareli’nin yüksek kesimlerinde kar yağışı hayatı olumsuz yönde etkiliyor.

Kar kalınlığı Kofçaz ilçesinde 7, Demirköy ilçesinin Mahyatepe mevkisinde 6, Bulgaristan’a ulaşımın sağlandığı Dereköy Sınır Kapısında ise 5 santimetre olarak ölçüldü.

Kofçaz ilçesinde kar yağışına hazırlıksız yakalanan bazı araçlar yolda kalırken, Demirköy ilçesinde de sürücüler zor anlar yaşadı.

Kırklareli Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı trafik ekipleri kar yağışının etkili olduğu güzergahlarda zinciri olmayan araçların trafikte ilerlemesine müsaade etmiyor.

Karayolları 15. Şube Şefliği ekipleri de çalışmalarını sürdürüyor.

Meteoroloji Müdürlüğü yetkililerinden alınan bilgiye göre, hava sıcaklığının sıfır derece ölçüldüğü kentte kar yağışının yarın etkisini kaybetmesi bekleniyor.

Muhabir: Özgün Tiran

FETÖ şüphelisi eski rektör Çelik hakim karşısına çıktı

UŞAK

Uşak Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen FETÖ/PDY soruşturması kapsamında tutuklanan eski Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sait Çelik’in yargılanmasına Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesinde başlandı.

Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu rektör Çelik, sanık avukatları Uğur Murat Hayran ile Kemal Çetinkaya’nın yanı sıra FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında tutuklanan ve halen Samsun cezaevinde bulunan tanık Firdevs Taşkın ve Denizli cezaevinde bulunan tanık Muhammet Kaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya katıldı.

Diğer tanıklar Selcan Özyurt, Hüseyin Tanış, Cengiz Soykan, Asuman Tuna, Sezai Daşdemir de duruşmada bulundu.

Görevi gereğince FETÖ’nün bazı sivil toplum kuruluşlarının toplantılarına katıldığını, Tanzanya’ya örgüt üyeleriyle gittiğini kabul eden Çelik, kendisine kumpas kurulduğunu iddia etti.

Tanıklar dinlendi

Uşak Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Selcan Özyurt, Çelik’in görevi süresince FETÖ/PDY yapılanmasına izin verdiğini kaydetti.

Çelik ile ABD’ye giderek Gülen’le görüşen işadamı Hüseyin Tanış da iki gün süreyle Pensilvanya’da kaldıklarını kabul etti.

Cumhuriyet savcısı mütalaa verdi

Cumhuriyet Savcısı Elif İkiz, mütalaasında sanık Çelik’in FETÖ/PDY amaç ve ideolojisi doğrultusunda hareket ettiğinin delillerce sabit olduğunu belirterek 15 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasını istedi.

Mahkeme heyeti, Çelik’le ilgili delillerin toplanması için davayı erteledi.

Eski Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sait Çelik, 22 Aralık 2016’da gözaltına alınmış, 31 Aralık’ta çıkarıldığı mahkemece “terör örgütü üyesi olmak” suçlamasıyla tutuklanmıştı. Uşak Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Çelik hakkında “terör örgütü üyesi olmak” suçlamasıyla 15 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti.

Muhabir: Soner Kılınç

1 2 3 4 5 559