Konya'da PKK/KCK operasyonu: 11 gözaltı

KONYA

Konya‘da terör örgütü PKK/KCK‘ya yönelik operasyonda 11 kişi gözaltına alındı.

İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekipleri, terör örgütüne yönelik il merkezindeki 17 adrese şafak vakti eş zamanlı operasyon düzenledi.

Aralarında kadınların da bulunduğu şüpheliler, Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sağlık kontrolünden geçirildikten sonra emniyete götürüldü.

Adreslerinde bulunamayan 6 şüphelinin yakalanması için çalışmaların devam ettiği öğrenildi.

Format değişikliği RTÜK'ün gözünden kaçmadı

ANKARA – Burcu Çalık

AA muhabirinin edindiği bilgilere göre, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu‘nun (RTÜK) Üst Kurul toplantısında toplumun milli ve manevi değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırılık teşkil eden yayınlar masaya yatırıldı.

Flash TV’de yayınlanan “Hayata Dair” isimli programı bir ay süresince titizlikle takip eden RTÜK, özellikle son günlerdeki yayınlarda programın formatında evlilik programına doğru değişiklik yapıldığını, programa eş arayan kişilerin de katıldığını tespit etti.

Üst Kurul, kanala reklam gelirinin yüzde 3’ü oranında ağırlaştırılmış idari para cezası verdi.

“Hadi İnşallah”a para cezası

RTÜK, Fox TV’de yayınlanan “Hadi İnşallah” isimli filmde ise çocuk ve gençleri olumsuz etkileyecek diyaloglara yer verildiğini tespit ederek, kanala idari para cezası uyguladı.

Üst Kurul ayrıca Fox TV’de yayınlanan “Kayıtdışı” isimli dizinin tanıtımında da Renault marka otomobillerin ürün yerleştirmesine yer verildiğini saptayarak, uyarı cezası verdi.

Halk TV’ye “gizli reklam” cezası

Halk TV’de yayınlanan “Canda Sağlık” isimli programda “Gold Termal” isimli ürünün gizli reklamının yapıldığını saptayan RTÜK, kanala idari para cezası uygulanmasını kararlaştırdı.

Cinsel içerikli ürün reklamları yayınlandığı belirlenen Müzik Türk’e ise söz konusu yayınlardan dolayı 10 gün yayın durdurma cezası verildi.

RTÜK, özellikle 690 sayılı kanun hükmünde kararname (KHK) ile getirilen düzenlemeler kapsamında, evlilik programlarını yayınlayan ya da film, dizi, reklam gibi yayınlarda toplumun milli ve manevi değerlerine aykırı yayınlar yapan, bitkisel gıda takviyesi, cinsel ürün arkadaşlık hattı, çekiliş gibi yayınlara devam eden kanallara yayın lisansı iptaline kadar varan üst sınırdan ağırlaştırılmış idari para cezaları ve program durdurma cezaları veriyor.

Samsun'daki FETÖ soruşturmasında 15 tutuklama

SAMSUN

Samsun Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince FETÖ/PDY soruşturması kapsamında, örgütün şifreli haberleşme programı “ByLock“u kullandığı iddiasıyla gözaltına alınan 19 kişinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Adliyeye sevk edilen 19 kişiden 15’i tutuklandı, 4’ü adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Samsun’da FETÖ/PDY’ye yönelik 6 Eylül’de düzenlenen operasyonda, serbest meslek sahibi ve öğrencilerin de aralarında bulunduğu 19 kişi “ByLock” kullandıkları iddiası ile gözaltına alınmıştı.

Muhabir: İlyas Gün

Ömer Halisdemir'in şehit edilmesi davasında ara karar

ANKARA

Özel Kuvvetler Komutanlığını (ÖKK) ele geçirmek isteyen cuntacı general Semih Terzi‘yi vurarak Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) darbe girişiminin seyrini değiştiren Astsubay Ömer Halisdemir‘in şehit edilmesine ilişkin 18 sanığın yargılandığı davada ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına hükmederek davayı erteledi.

Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, tutuklu sanıklar ve avukatları ile müştekiler şehit Halisdemir’in kardeşi Soner Halisdemir ve karargahta öldürülen Astsubay Nedim Şahin’in eşi Ayşe Şahin ve çocukları hazır bulundu. Ankara dışındaki tutuklu sanıklar ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığı ile katıldı.

Savunmaların ardından duruşmada sanıkların çapraz sorgusuna geçildi.

“Uçakta gürültü vardı, duymadım”

Sanıklardan öldürülen darbeci general Semih Terzi’nin emir astsubayı Ahmet Kara, Başbakanlık Avukatı Alaaddin Varol’un sorusu üzerine, darbe girişiminden Semih Terzi’nin öldüğünü öğrendiği an haberdar olduğunu, gelişmelerden olay öncesinde bir bilgisinin bulunmadığını söyledi.

Diyarbakır’dan gelen uçakta Semih Terzi’nin yanında olduğunu ifade eden Kaya, “Terzi, sanıklardan eski Binbaşı Fatih Şahin’e darbeden bahsetti mi?” sorusuna karşılık, uçaktaki gürültüden dolayı bunu duymadığını öne sürdü.

“Yaklaşık 20 isim vardı”

Sanık Ali Güreli ise avukat Kılıçkaya’nın, “Diyarbakır’dan havaalanına geçerken otobüste Başbakan Binali Yıldırım’ın darbe girişimine ilişkin konuşmasını dinlediniz mi?” sorusu üzerine, konuşmayı dinlediklerini, sanıklardan Mihrali Atmaca’nın radyonun sesinin açılmasını istediğini söyledi.

“Otobüste bu konuşmayı herkes duyabiliyor muydu?” sorusuna “Evet” karşılığını veren Güreli, bir soru üzerine sanıklardan Fatih Şahin’in de bu konuşmayı duyabilecek bir yerde olduğunu ifade etti.

“Mehmet Ali Çelik’in gözaltına alındığında yanındaydınız. Çelik’ten çıkan listeleri gördünüz mü?” sorusu üzerine Güreli, Çelik’i gözaltına aldıklarında cep telefonuna ve silahına el koyduklarını belirterek, “Olaydan 2-3 gün sonra Fırat beni çağırdı, ‘Mehmet Ali Yarbay’ın ajandasında bir liste gördün mü?’ dedi. O sırada sarı renkte, ajandanın arasından kopmuş bir kağıt gördüm. Listede kaç isim vardı derseniz görmedim ama 20’ye yakın isim vardı. O ajandaya benzer kağıt.” diye konuştu.

Sanıklardan Cihat İbrahim Yörük de Diyarbakır’dan havaalanına giderken otobüste darbeyle ilgili küçük grubun kalkışması diye Başbakan Yıldırım’ın açıklamasını duyduklarını söyledi.

Yörük, şehit Ömer Halisdemir vurulduktan sonra onu ayaklarından kimlerin sürüklediğinin sorulması üzerine Halisdemir’i İsmail Çınar ve Hasan Aksoy’un sürükleyerek getirdiğini belirtti.

“Duyma sorunun var mı?”

Daha sonra şehit Ömer Halisdemir’i vuran sanıklardan eski Binbaşı Fatih Şahin’in çapraz sorgusuna geçildi.

Başbakanlık Hukuk Müşaviri Alaattin Varol, Diyarbakır’daki havalimanına giderken otobüste Başbakan Binali Yıldırım’ın kalkışmaya ilişkin açıklamalarını duyup duymadığını sanık Şahin’e sordu.

Şahin, verilen alarm emrinden dolayı alarm dosyasını incelediğini, Başbakan Yıldırım’ın açıklamalarını duymadığını savundu. Bunun üzerine Varol, “Otobüste bulunan herkes açıklamaları duyuyor ama Fatih Şahin duymadığını söylüyor. Duyma sorunun var mı?” diyerek tepki gösterdi.

“Hain” tartışması

Avukat Varol’un “Kahraman Ömer Halisdemir’e neden ateş ettin? Bir sen miydin de ateş ettin? Yanınızda kimse ateş etmezken sen neden ateş ediyorsun?” sorusuna Şahin’in avukatı Çiğdem Koç ile diğer sanık avukatları tepki gösterdi.

Varol’un, “Evet, bize göre Ömer Halisdemir kahraman, Fatih Şahin hain” dedi. Varol’un sözleri, solandaki izleyiciler tarafından alkışlandı.

Bunun üzerine Koç, “Burada kimin kahraman olduğunu, kimin hain olduğunu siz mi belirliyorsunuz? Yargılama çoktan yapılmış. Biz burada boşuna uğraşıyoruz” diye konuştu.

Varol, “Benim gözümde Ömer Halisdemir kahraman, Fatih Şahin ise haindir” karşılığını verdi. Tartışmanın devam etmesi üzerine mahkeme heyeti davaya 15 dakika ara verdi.

Halisdemir’e müdahale etmek aklına gelmemiş

“TSK yaralı bir teröristi bile hastaneye yetiştiriyorken Ömer Halisdemir’e neden müdahale etmediniz” sorusuna Şahin, “Benim aklıma gelmedi” ifadesini kullandı.

Ara karar

Şahin’in çapraz sorgunun ardından savcılık mütalaasını alan mahkeme heyeti, daha sonra ara kararını açıkladı.

Heyet, sanıkların üzerlerine atılı suçun vasıf ve mahiyetini, mevcut delil durumu da göz önüne alarak adli kontrol şartlarının bu aşamada yetersiz kalacağından sanıkların tahliye istemlerini reddederek tutukluluk halinin devamına karar verdi ve duruşmayı 7 Kasım’a erteledi.

Muhabir: Cemil Murat Budak-Serdar Açıl

İstifa eden İKÇÜ Rektörü, FETÖ soruşması kapsamında ifade verdi

İZMİR

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Rektörlüğünden istifa eden Prof. Dr. Galip Akhan, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında ifade verdi.

İKÇÜ Rektörü Akhan istifa etti 

Akhan, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen İKÇÜ’deki FETÖ yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında Cumhuriyet Savcısı Ayhan Yılmaz’a ifade verdi.

Adli kontrol talebi ile mahkemeye sevk edilen Akhan, Sulh Ceza Hakimliğince serbest bırakıldı.

Muhabir: Ömer Süt

Hakkari'de terör saldırısı: 1 şehit, 3 yaralı

HAKKARİ

Hakkari Valiliğinden yapılan açıklamada, Şemdinli ilçesine bağlı Güzelkonak köyü civarında güvenlik güçlerinin yol emniyeti aldığı sırada terör örgütü PKK‘nın yola tuzakladığı el yapımı patlayıcının infilak ettirildiği belirtildi.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Patlama sonucu 1 güvenlik korucusu şehit olmuştur, 1 askeri personel ve 2 güvenlik korucusu yaralanmıştır. Yaralıların tedavisi sevk edildikleri Şemdinli Devlet Hastanesinde devam etmektedir. Konu ile ilgili adli tahkikat devam etmektedir.”

İçişleri Bakanlığından 'Yüzyılın İcadı' paylaşımı

ANKARA

İçişleri Bakanlığınca, trafik kurallarına dikkati çekmek amacıyla “Yüzyılın İcadı” başlığıyla bir video yayınlandı.

Apple’ın yeni telefonu iPhone 8’in tanıtımının yapıldığı saatlerde, Bakanlığın sosyal paylaşım sitesi Twitter’daki hesabında yayınlanan videoda, “sinyal kolu” yeni bir icat esprisi ile sunuldu. Videoda sinyal kolu, “ebat olarak küçük ama insanlık için çok büyük bir icat” olarak tarif edildi.

İcadı tasarlamak için yaşamdan ilham alındığı belirtilen videoda, “İnsanların davranışlarını gözlemledik. Önemli olan ergonomik olup çok kolay kullanılabilmesi. Sonunda bulduk.” ifadeleri kullanıldı.

İçişleri Bakanlığı, “Yüzyılın İcadı” başlıklı bu video ile sinyal kolu kullanımının önemine işaret etti.

Muhabir: Ahmet Sertan Usul

'Arakan’da sadece insanlar, köyler değil hepimizin vicdanı yanıyor'

TBMM – İSMAİL ÇİMEN

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanvekili ve AK Parti İstanbul Milletvekili Fatma Benli, “Yıllardır en büyük kanayan yaramız Arakan‘da vakıa bu kadar açık ve netken BM, AB başta olmak üzere sözde uygar olduğunu iddia eden birçok devlet yaşananlara karşı sessiz kalıyor. Arakan’da sadece insanlar, köyler değil hepimizin vicdanı yanıyor.” dedi.

Benli, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Myanmar’da Arakanlı Müslümanlara yönelik katliamı eleştirerek, dünyanın en büyük utançlarından biri olan Arakan’da yaşananların sadece çok küçük bir kısmının dünya kamuoyu tarafından görüldüğünü söyledi.

“Bir anne düşünün bütün dünya yaşadıklarına karşı kör ve sağır, beş çocuğu var, askerlerce köyü yakılmış, etraf mayınlar ve kaçanlara dahi hunharca ateş eden insanlarla dolu, denizden kaçamıyor, sınırda Bangladeş almıyor, dağlarda saklanmaya çalışsa hangi çocuğunu alıp kaçsın?” ifadelerini kullanan Benli, Birleşmiş Milletler’in (BM) kuru bir “kınama”dan ibaret girişiminin de faydasız olduğunu, beş çocuğuyla bir başına kalan anneye bu durumu anlatacak kelime bulunamayacağını kaydetti.

BM İnsan Hakları ve Mülteciler Bürosunun raporuna göre Arakan Müslümanlarının “vatansız halklar” listesinde ilk sırada yer aldığını, 1982’de çıkarılan kanunla en başta vatandaşlıklarını kaybettiklerini, kimlik verilmediğini, hiçbir haktan yararlanamadıklarını anımsatan Fatma Benli, “Arakan’daki Müslümanların yaşadığı yeni değil. Devletin varlıklarını tanımadığı, ‘yok’ saydığı bir ortamda çocuklar okula gidemiyor, insanlar seyahat edemiyor, evlilik yapamıyor, mülk edinemiyor, mevcut mallarına el konuluyor. Ülke nüfusunun yüzde 15’ini oluşturan Arakanlı Müslümanlar sırf etnik kimlikleri ve dinlerini yaşadıkları için sistematik hak ihlallerine maruz kalıyor.” dedi.

Benli, Arakan’da yaşananların birkaç hafta önce tamamen katlanılmaz hale geldiğini, Myanmar askerlerinin eş zamanlı olarak başlattıkları operasyonlarda 60’dan fazla Müslüman köyünün basılarak boşaltıldığını, 32 köyde bin 800’ü aşkın ev, cami, medrese ve iş yerinin yakıldığını ve kullanılamaz hale geldiğini anlattı. Benli, şöyle devam etti:

“3 bin civarında Arakanlı Müslüman öldürüldü. Yaralıların 2 bin 500’ü aştığı, Bangladeş’e geçmeyi başarmış 400-500 civarında yaralının ise kaderlerine terk edilmiş durumda kaldıkları gelen bilgiler arasında. Bangladeş hükümeti son döneme kadar mültecilere engel olmaya çalışsa da 30 binden fazla Müslüman’ın Arakan’dan yasa dışı yollarla Bangladeş’e geçtiği, kalanların sınıra yakın bölgeler ya da dağlarda hayatlarına devam etmeye çalıştığı ifade ediliyor. İnsanların en tabii haklarından olan yaşam hakkı, dünyadaki tüm devletler tarafından korunmak zorunda. Bu insanların gidecek yeri yok, ormanlarda saklananların yiyecekleri, içecek suları yok, köylerine dönemiyorlar, denize kaçamıyorlar, Bangladeş’e giremiyorlar, ormanlarda vahşi hayvanların saldırılarıyla karşılaşan bu insanlar ne yapsın?

Yıllardır en büyük kanayan yaramız Arakan’da vakıa bu kadar açık ve netken BM, AB başta olmak üzere sözde uygar olduğunu iddia eden birçok devlet yaşananlara karşı sessiz kalıyor. Arakan’da sadece insanlar, köyler değil hepimizin vicdanı yanıyor. Dünyanın en fakir ülkelerinden Bangladeş’le temasa geçip, sınırı açması ve gelenler için imkan sağlayacağını söyleyen birebir bu mazlumlar için mücadele eden tek ülke ise Türkiye. Çünkü biz beş çocuğundan hangisini kaçırabilirim deyip, diğerlerini bırakmak zorunda kalan annelerin acısını yüreğimizde hissediyoruz. O yüzden salt konuşmak yerine Cumhurbaşkanımızın eşinin ve hükümet yetkililerimizin, Kızılay’ın, AFAD’ın, TİKA’nın yaptığı gibi oraya gidiyor, Cumhurbaşkanımızın yaptığı gibi oradaki insanlarının yarasına merhem olmaya çalışıyoruz.”

Benli, Türkiye’nin Bangladeşli yetkililerle yaptığı görüşmeler neticesinde, bu ülkeye sığınan 146 bin Müslüman’ın acil ihtiyaçlarının karşılanması için çalışmaların yürütüldüğünü, sivil toplum kuruluşlarının da Türkiye genelinde yardım kampanyalarına başladığını kaydetti.

Fatma Benli, “BM, AB ve sözde uygar dünya bu sınav karşısında ciddi bir hayal kırıklığı olmaya devam etsin, aslında Cumhurbaşkanımız önderliğinde Türkiye, büyük bir devlet olmanın gereğini yapıyor, Türkiye’deki herkes, fakiri zengini, genci yaşlısı necip bir millet olmanın bilinciyle tüm dünya mazlumlarına olduğu gibi bugün de Arakanlı Müslümanlara yardım ediyor.” dedi.

İnsan hak ve hürriyetlerine bu kadar vurgu yapılan bir dönemde, Arakan’da yaşanan etnik temizliğe ses çıkarılmamasının Batı’nın haklar konusundaki çifte standardının başka bir göstergesi olduğunu vurgulayan Benli, “Biz ise coğrafi konumu ne kadar uzak olursa olsun gönül coğrafyamızda olan Arakan’a yardım etmeye devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.

Benli, “Türkiye’yi her fırsatta en ağır şekilde eleştirmekten çekinmeyen Batı dünyasının unuttuğu çok basit bir gerçeğin farkındayız. Eğer yanınızda yer alan insanları kaldırmazsanız, eninde sonunda siz de düşmeye mahkumsunuz. Kulaklarını kapatıp vicdanınızın düğmesini kapattığınızda, aslında en büyük zararı kendinize veriyorsunuz. Bu nedenle biz Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın deyimiyle ‘Dünya 5’den büyüktür’ diyoruz, birbirine kenetlenmiş ‘büyük ve güçlü Türkiye’ diyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

'Sahte banka siteleriyle' dolandırıcılık

İSTANBUL-İzzet Taskiran

Sosyal Medya Uzmanı ve Dijital Stratejist Alaattin Çağıl, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son zamanlarda sahte banka siteleri nedeniyle birçok vatandaşın mağdur olduğunu söyledi.

Çağıl, çok iyi tasarlanan sahte banka internet sitelerinin, resmi sayfaların ara yüzü, uygulamaları ve temalarını birebir kopyaladığına dikkati çekerek, “Sahte siteye giren kişiler direkt olarak gerçeğine girdiğini sanıyor ve bilgilerinin eşleşmesi de ona güven veriyor.” dedi.

Buna karşın sahte bankacılık sitelerinde basit yöntemlerle ayırt edebilecek birçok açık olduğunu anlatan Çağıl, vatandaşların ilk olarak sitenin isminin bulunduğu link bölümüne bakması gerektiğini belirtti.

Çağıl, özel bankalarla aynı isimdeki bu sitelere itibar etmemek gerektiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Uzantıları ‘.com’ olmadığı sürece bu gibi bankacılık sitelerine itibar etmememiz gerekiyor. Dolandırıcılar, genelde ‘online işlem’ gibi göstermeye çalıştıkları için banka isimlerinin sonunda ‘.online’ uzantısı koyuyorlar. ‘Xbankasi.online’ gibi bir site açıyorlar ve girdiğimizde birebir aynı olduğu için tüm bilgilerimizi giriyoruz. Ardından bilgilerimizi bilgisayar korsanlarına kaptırıyoruz. Bunlar, duyuruları sahte banka sayfalarından yapıyorlar. Sosyal medyada bankanızı takip ediyorsanız mutlaka bunların sosyal medya hesaplarının yanında ‘mavi tik’ olup olmadığını kontrol edin. Mavi tik olanlar resmi hesaplardır ve resmi paylaşımları bu sayfalardan yapmaktadırlar.”

İnternette “Banka hesabınıza 5.000 TL”, “Yüzde 0 faizle 24 ay sonra ödemeli 10.000 TL ister misiniz?” şeklinde bazı reklamlar çıktığında çok dikkatli olunması gerektiğinin altını çizen Çağıl, sitenin internet adreslerinin yazılı olduğu “URL” kısmının çok önemli olduğunu ifade etti.

“Sitede .com uzantısına dikkat edin!”

Çağıl, sitenin ‘.com’ uzantısına bakılmasının önemli olduğunu kaydederek, “Özellikle ‘https://’ kısmı, yani linkin en başında olan, sitenin güvenli olup olmadığını gösteren bölümün yeşil renkte olduğuna dikkat etmemiz gerekiyor. Bankanızın sayfasında ‘mavi tik’ yoksa hiçbir şekilde paylaşımlarına uymayın ve şifrenizi, kart bilgilerinizi paylaşmayın.” dedi.

Sosyal Medya Uzmanı Ebubekir Türk ise özellikle son yıllarda sunulan yenilikler ve artan ticari potansiyeliyle şirketlerin sosyal medyada bulunmak zorunda kaldığını söyledi.

İnsanların değişen alışkanlıklarına karşı sosyal medyanın da sürekli kendini geliştirdiğini ifade eden Türk, “Ulusal firmaların büyük çoğunluğu, yatırımlarını fiziki mağazalar yerine e-ticaret sistemlerine kaydırmaya başladı. Doğal olarak bu durum, bankacılık sektörünün de kendini buna adapte etmesini zorunlu kıldı. İnternet ve mobil bankacılık her geçen gün kendini geliştirirken buna paralel olarak sanal korsanlar ve dolandırıcılar da artmaya başladı. Gelişmiş teknolojik altyapıları sayesinde aslını birebir taklit edebilen sanal korsanlar, bu yolla kişilerin banka bilgilerinden özel şifrelere kadar her şeyi elde edebiliyor.” diye konuştu.

Onur Özbizerdik'e 2 yıl 6 ay hapis cezası

İSTANBUL

Ulus’ta bir eğlence mekanına ateş açtığı gerekçesiyle yargılanan Onur Özbizerdik “ruhsatsız silah bulundurmak” ve “genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması” suçlarından 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 500 lira para cezasına çarptırıldı.

İstanbul 8. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya sanık Onur Özbizerdik katılmadı.

Olay tarihinde eğlence mekanında bulunan bir kişi tanık olarak dinlenildi.

Mahkeme, sanık Özbizerdik’in ”ruhsatsız silah bulundurmak” suçundan 10 ay hapis cezası ve 500 lira adli para cezasına “genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması” suçundan da 1 yıl 8 ay olmak üzere toplamda 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi.

Olay

Ulus’ta bir eğlence mekanının önünde görevli vale ile tartışan Onur Özbizerdik, silahla ateş açtıktan sonra olay yerinden uzaklaşmıştı.

Polis ekiplerinin gözaltına aldığı Özbizerdik, çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. İstanbul 8. Asliye Ceza Mahkemesi 3 Mayıs’ta Özbizerdik’in tahliyesine karar vermişti.

Muhabir: Mustafa Hatipoğlu,Murat Kaya,Muhammed Enes Can

1 2 3 4 1.313