Tekirdağ'daki DEAŞ soruşturmasında 5 tutuklama

TEKİRDAĞ

Alınan bilgiye göre, Çorlu İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, ilçedeki bir inşaatta işçi olarak çalışan 5 kişinin, terör örgütü DEAŞ üyesi olduklarını tespit etti. 

Düzenlenen operasyonla yakalanarak gözaltına alınan şüpheliler ilçe emniyet müdürlüğüne götürülerek sorgulandı.

Yapılan işlemlerin ardından Çorlu Adliyesi‘ne sevk edilen A.A, A.T, A.M, A.H. ve A.A. isimli şüpheliler, ”DEAŞ terör örgütü üyesi olmak” suçundan çıkartıldıkları adli mercilerce tutuklandı.

Çorlu Devlet Hastanesi’nde sağlık kontrolünden geçirilen 5 şüpheli, Tekirdağ Cezaevine gönderildi.

Muhabir: Süleyman Coşkun Bozyel

Bir haftada 645 hektar ormanlık alan yandı

İZMİR 

Türkiye genelinde 23-30 Temmuz’da yaşanan yangınlarda yaklaşık 645 hektarlık orman alanı zarar gördü.

Sıcaklıkların artmasıyla etkili olan orman yangınları 23-30 Temmuz haftasında da Türkiye’nin çeşitli noktalarında görüldü. Bu yangınlar yaklaşık 700 hektarlık alanda etkili oldu, 645 hektarlık orman alanı yandı.

İzmir’in Bayındır ilçesinde 25 Temmuz’da başlayan orman yangını 27 Temmuz Perşembe günü geç saatlerde kontrol altına alındı. Muğla’nın Bodrum ilçesinde 3, Marmaris’te ise 1 noktada orman yangınları etkili oldu.

Yanan bölgelerin temizlenmesinin ardından ağaçlandırma çalışmalarına kısa sürede başlanması planlanıyor.

Bu hafta meydana gelen orman yangınları

İzmir’in Bayındır ilçesinde 25 Temmuz Salı günü akşam saatlerinde Kızılkeçili ile Ovacık mahalleleri arasında bulunan Lütuflar mevkisindeki ormanlık alanda çıkan yangın, havadan ve karadan yürütülen çalışmalarla 27 Temmuz’da kontrol altına alındı. Yangında ilk tespitlere göre yaklaşık 500 hektarlık alan zarar gördü. 

Urla ilçesinde Mersin boğazı ile Deve deresi mevkisi yakınındaki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle çıkan yangın, rüzgarın da etkisiyle büyüdü. Kontrol altına alınan yangında bölgedeki rüzgar enerji santrallerinden biri de zarar gördü.

Adana, Karabük, Antalya, Hatay, Balıkesir 

Adana’nın Kozan ilçesi Taş Mahallesi’ndeki ormanlık alanda çıkan yangın 10 hektar alanda etkili oldu. Karabük’ün Safranbolu ilçesi Karapınar Köyü Karandu mevkisinde buğday tarlasında çıkan yangın ormanlık alana sıçradı. Ekipler tarafından söndürülen yangında yaklaşık 3 dönüm çamlık alan ve 20 dönüm buğday ekili tarla zarar gördü.

Manavgat ilçesi Side Mahallesi’nde makilik alanda çıkan yangına ilk müdahale çevredeki otellerde konaklayan turistler ve çalışanlar tarafından hortum ve kovalarla yapıldı. Dumandan etkilenen bir itfaiyecinin hastaneye kaldırıldığı yangında 5 dönüm makilik alan ve çam ağaçları zarar gördü.

Dörtyol ilçesi Amanos Dağları Beşikgöl mevkisi Çökek Yaylası’nda 28 Temmuz Cuma günü başlayan orman yangını gece saatlerinde kontrol altına alındı. Yangında yaklaşık 30 hektar ormanlık alanda zarar oluştu. Antakya ilçesindeki Amanos Dağları’nda çıkan ve rüzgarın etkisiyle yayılan yangında 17 hektar alan zarar gördü.

Balıkesir’in Sındırgı ilçesi Kertil Dağı Cemal Deresi mevkisinde başlayan ve ilk etapta bir hektarlık alanda etkili olan yangın, soğutma çalışmaları sürerken rüzgarın etkisiyle 7 hektarlık alana yayıldı. Yangın, ekiplerin müdahalesiyle söndürüldü.

Muhabir: Ali Korkmaz

Eskişehir'de 'drone' destekli uyuşturucu operasyonu

ESKİŞEHİR

Eskişehir’in Mihalıççık ilçesinde, “drone” destekli uyuşturucu operasyonunda 183 kök Hint keneviri ele geçirildi.

İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Yunusemre Mahallesi Yukarı Azat mevkisindeki ormanlık alanda çam ağaçlarının arasında Hint keneviri yetiştirildiği ihbarını aldı.

Harekete geçen jandarma ekipleri, “drone” yardımıyla belirledikleri bölgede, 183 kök Hint keneviri buldu.

Sökülen Hint kenevirleri yakılarak imha edildi.

Olayla ilgili M.A.A. (53), eşi M.A. (46) ve M.N. (38) gözaltına alındı.

Jandarmadaki ifadelerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlılardan M.A.A. tutuklanırken, diğerleri serbest bırakıldı.

Muhabir:Emrah Yaşar

İlk hacı kafilesi perşembe günü uğurlanacak

ANKARA-Aynur Ekiz

Diyanet İşleri Başkanlığı Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürü Dursun Aygün, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu yılki hac hazırlıklarını tamamladıklarını belirtti.

Ankara’dan ilk gidecek kafile için özel bir program düzenleneceğini anlatan Aygün, hacıların havalimanından uğurlanacağını söyledi.

Aygün, Diyanet İşleri Başkanlığının 258, seyahat acentelerinin de 126 kafilesinin oluştuğunu ifade etti.

Kafilelerde toplam 4 bine yakın Diyanet personelinin istihdam edildiğini kaydeden Aygün, şöyle konuştu:

“Ayın üçünden itibaren hacılarımız, mukaddes beldelere doğru hac yolculuğuna başlayacak. Bu sene Diyanet İşleri Başkanlığı ile hacca gidecek vatandaşlarımızın sayısı 48 bin civarında. Seyahat acentelerimizle gidecek olanlar da 31 bin civarında. Görevlilerimizle hesapladığımızda 80 bini aşıyor. Hatta bir de yurt dışından gelecek hacılarımız var. Hepsini topladığımızda 90 bine yakın vatandaşımız inşallah hac ibadetini yerine getirecek.”

En son kafilenin 26 Ağustos’ta yola çıkacağını bildiren Aygün, hacıların yarısına yakının Medine’de inip burada 5-6 gün kaldıktan sonra Mekke’ye geçeceğini, diğer yarısının ise doğrudan Mekke’ye gideceğini söyledi.

4 bin 500’e yakın gazi ve şehit yakını hacca gidiyor

Bu sene 4 bin 500’e yakın gazi ve şehit yakınının Diyanet İşleri Başkanlığı organizasyonunda hacca gideceğini dile getiren Aygün, “İnşallah onlar da bu sene hac yapma huzurunu diğer vatandaşlarımızla birlikte yaşayacak.” ifadelerini kullandı.

Aygün, bu yıl daha önceki senelerden farklı olarak konaklama türlerinde değişiklik yapıldığını, otel düzeni sistemine geçildiğini kaydetti.

Hacılara öğle yemeği için kumanya

Hacıların sabah kahvaltısı ve akşam yemeği arasındaki saat farkı nedeniyle öğle yemeği konusunda sıkıntılar yaşadığını anlatan Aygün, bu sene hacılara öğle yemeği için kumanya vereceklerini bildirdi.

Kumanya uygulamasını daha önce umrede yaptıklarını ve vatandaşların memnun kaldığını belirten Aygün, Arafat’ta verilen kumanyayı zenginleştireceklerini ifade etti.

Kadın hacı adaylarının oranının yüzde 51, erkeklerin ise yüzde 49 olduğunu kaydeden Aygün, kadın hacı adaylarının başvurulardaki oranının da yüksek olduğunu söyledi.

Aygün, “Hacılarımızın hac ibadetini yapıp salimen, huzur içinde ülkemize dönmelerini Rabb’im nasip eylesin.” dedi.

Siirt'teki 320 sanıklı FETÖ davası devam ediyor

SİİRT

Siirt‘te, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sırasında valiliği abluka altına almaya çalışan, aralarında rütbelilerin de bulunduğu 110’u tutuklu 320 eski askerin yargılanmasına devam ediliyor.

Siirt 2. Ağır Ceza Mahkemesince, Adliye Sarayı’ndaki salonların fiziki yetersizliği nedeniyle Siirt Üniversitesi Merkez Yerleşkesi Konferans Salonu’nda görülen duruşma öncesi eğitimli köpeklerle arama yapıldı.

Aralarında eski Siirt 3. Komando Tugay Komutanı Tuğgeneral Ahmet Şimşek, yardımcısı Albay Alican Erkiletlioğlu ve eski İl Jandarma Komutan Vekili Albay Necati Metin’in de bulunduğu tutuklu sanıklar, geniş güvenlik önlemleri eşliğinde salona getirildi.

Sanıklardan, eski İl Jandarma Komutan Vekili Albay Necati Metin’in koruması olarak görev yapan Mehmet Ünaldı, 15 Temmuz günü Şimşek, yardımcısı Erkiletlioğlu ve Metin’in yemekte bir araya geldiklerini söyledi.

Metin’in emriyle Valiliğe geldiklerini ifade eden Ünaldı, vatandaşların tepkisiyle karşılaştıklarını, bunun üzerine eski Siirt 3. Komando Tugay Komutanı Tuğgeneral Şimşek’in, vatandaşlara dönemin Valisi Mustafa Tutulmaz ile görüşmeye geldiklerini söylediğini öne sürdü.

Vatandaşların kendilerine yönelmesi üzerine buna engel olmak için havaya 2 el ateş ettiğini belirten Ünaldı, valilik önündeki vatandaşların teröristleri protesto için bir araya geldiklerini düşündüğünü savundu.

Bir dolarlık iki banknotun düğünden kaldığını iddia etti

15 Temmuz’da İl Jandarma Komutanlığında TOMA şoförü olarak görev yapan Jandarma Uzman Çavuş Taha Yasin Akyıldız, savunmasında FETÖ ile hiçbir bağlantısının olmadığını ileri sürdü.

Gözaltına alındıktan sonra yapılan aramada eşyaları arasında bir dolarlık iki banknot bulunduğunun hatırlatılması üzerine Akyıldız, bu dolarların düğün ve nişanından kaldığını, suç unsuru olabileceğini düşünmediğinden yırtıp atmadığını savundu.

Görevinden geçici olarak uzaklaştırıldığını anımsatan Akyıldız, tahliye talebinde bulundu.

“Beni yanlış anlamayın, her şey eskisi gibi”

Darbe girişimi sırasında İl Jandarma Komutanlığında koruma olarak görev yapan Uzman Çavuş Muzaffer Karaboğa da valilğe geldiklerinde eski Siirt 3. Komando Tugay Komutanı Tuğgeneral Ahmet Şimşek’in dönemin Valisi Mustafa Tutulmaz’ı telefonla arayıp, kendilerini valilikte beklediklerini ifade ettiğini kaydetti.

Şimşek’in cep telefonuyla görüştüğü Tutulmaz’a, “Biz geldik, siz yoksunuz. Beni yanlış anlamayın, her şey eskisi gibi.” dediğini savunan Karaboğa, 15-20 dakika sonra Tutulmaz ve dönemin İl Emniyet Müdürü Metin Özkan’ın valiliğe geldiğini anlattı.

Tutulmaz’ın, Şimşek ile valilikteki asayiş koordinasyon merkezinde görüşme yaptığını dile getiren Karaboğa, bir süre sonra Tutulmaz’ın halkın arasına girdiğini ve “Asker bizim, polis bizim.” dediğini fakat Şimşek’in o sırada halkın arasına inmediğini söyledi.

“Yorum yapmadan soruyu alalım”

Eski Siirt 3. Komando Tugay Komutanı Tuğgeneral Şimşek’in savunmasını yapan sanıklara laf atması ve soru sorması üzerine Mahkeme Başkanı, sanığı ikaz etti.

Şimşek’e, “Yorum yapmadan soruyu alalım.” diyen Mahkeme Başkanı, Şimşek’in aynı sanıklara yönelik soru sormak istemesi üzerine ise “Taksit taksit olmasın.” uyarısında bulundu.

Duruşma, sanık ifadelerinin alınmasıyla devam ediyor.

Eski Siirt 3. Komando Tugay Komutanı Tuğgeneral Ahmet Şimşek, yardımcısı Albay Alican Erkiletlioğlu, eski İl Jandarma Komutan Vekili Albay Necati Metin ve eski Eruh 2. Komando Tabur Komutanı Yarbay İsmet Çehreli’nin de aralarında bulunduğu askerler, “Anayasa’yı ihlal”, “yasama organına karşı suç”, “hükümete karşı suç ve silahlı terör örgütü üyeliği” suçlarından yargılanıyor.

Muhabir: Fecri Barlık

BM'den Suriyelilere 16 tır temel yaşam malzemesi

HATAY

Birleşmiş Milletler (BM) tarafından Suriye’nin İdlib kentine 16 tır insani yardım gönderildi.

BM’nin yardımlarını taşıyan 16 tır, Hatay’ın Reyhanlı ilçesindeki Cilvegözü Sınır Kapısı’ndan geçiş yaptı.

Tırlardaki temel yaşam malzemelerinin, İdlib ve civar köylerdeki ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacağı öğrenildi.

Muhabir: Cem Genco

BM'den mülteciler için 'Help' internet sitesi kullanıma açıldı

ANKARA

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK), Türkiye‘de bulunan 3 milyondan fazla mülteci ve sığınmacı için “Help (Yardım)” adında 4 dilde internet sitesi kullanıma açtı.

BMMYK Türkiye ofisinden yapılan açıklamada, dünya çapında en çok mülteciye ev sahipliği yapan ülke Türkiye’de, 3 milyonun üzerinde kayıtlı Suriyelinin yanı sıra BMMYK’ya kayıtlı diğer uyruklardan 300 bin sığınmacı ve mülteci bulunduğu hatırlatıldı.

Açıklamada, Suriyeli mültecilerin yüzde 90’ından fazlası dahil bu kesimlerin büyük çoğunluğunun Türkiye’nin 81 ilinde kent ortamında yaşadıkları göz önünde bulundurulduğunda, yeni açılan “Help” adlı internet sitesinin BMMYK’nın mülteci ve sığınmacı nüfusuna erişimini artırmaya katkı sağlayacağı ifade edildi.

4 dilde mobil uyumlu site 

Açıklamaya göre, “http://help.unhcr.org/turkey” bağlantısından erişilebilecek site, Türkiye’deki sığınmacı ve mültecilere sunulan bilgilere ilişkin BMMYK’nın çevrim içi arayüzü olarak hizmet verecek.

Arapça, Farsça, Türkçe ve İngilizce dil seçenekleri bulunacak “Help” internet sitesi, Türkiye’deki sığınmacı ve mültecilerin, hak ve yükümlülüklerinin yanı sıra hizmetler konusunda kapsamlı bilgiye kolaylıkla ulaşmalarına olanak tanıyacak.

İçerik ve teknik işlevsellik açısından sığınmacı ve mülteciler için özel tasarlanan site, mobil uyumlu da olacak.

“Help”, hem Suriyeli mülteciler hem de diğer ülkelerden sığınmacı ve mülteciler tarafından en çok sorulan, kayıttan mülteci statüsü belirleme usullerine, eğitimden geçim kaynaklarına kadar bir dizi konuya ilişkin enformasyona erişim imkanı sunacak.

“BMMYK’nın mültecilere erişimini artıracak”

Site, BMMYK Türkiye Ofisi’nin halihazırda kullanımdaki BMMYK’nın yetkisi ve Türkiye’deki faaliyetleri hakkında genel bilgi ve haberlerin paylaşıldığı resmi internet sitesi ile BMMYK’da sığınmacı ve mültecilerin dosyalarıyla ilgili güncel bilgilere ulaşmalarını sağlayan “Sonuç” sayfasını tamamlayıcı nitelikte platform olarak hizmet verecek.

BMMKY Temsilci Vekili Paolo Artini, yeni siteyle ilgili yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

“Bu internet sitesi aracılığıyla BMMYK, mültecilere erişimini ve onlarla iletişimini artıracak. Site, mültecilere kendileri, aileleri ve topluluklarıyla ilgili olduklarını düşündükleri güncel bilgi sağlayan bir portal sunup bu bilgiyi diğer mültecilerle zamanında ve erişebilir şekilde paylaşmalarına yardım edecek.”

Türkiye’de Help’in kullanıma açılmasıyla BMMYK Türkiye, BMMYK’nın dünya çapındaki Help Ağı’na katılmış oldu.

Muhabir:Tuğrul Çam

Kahramanmaraş'ta 'ByLock' operasyonu: 25 gözaltı

KAHRAMANMARAŞ

Kahramanmaraş‘ta Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında ByLock kullandıkları öne sürülen 25 şüpheli gözaltına alındı.

Cumhuriyet Başsavcılığınca, örgütün şifreli haberleşme programı ByLock’u kullandıkları belirlenen, daha önce meslekten ihraç edilen kamu görevlileri, özel sektör çalışanları ve esnafın da aralarında yer aldığı 25 zanlı hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince, kent merkezinde belirlenen adreslere düzenlenen operasyonda 25 şüpheli gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Muhabir: Ersoy Sevinç

Hrant Dink cinayeti davasında beşinci duruşma başladı

İSTANBUL

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink‘in öldürülmesine ilişkin Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) elebaşı Fetullah Gülen, eski savcı Zekeriya Öz, eski emniyet müdürleri Ramazan Akyürek, Ali Fuat Yılmazer, Coşgun Çakar ve ana dava dosyası sanıkları Ogün Samast, Erhan Tuncel ile jandarma görevlileri, gazeteciler Ekrem Dumanlı ve Ercan Gün’ün de aralarında bulunduğu 25’i tutuklu 10’u firari 85 sanıklı davanın görülmesine devam ediliyor.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde, dosyaların birleştirilmesinin ardından görülen beşinci duruşmaya, bu davanın yanı sıra FETÖ/PDY’ye yönelik diğer davalarda da tutuklu bulunan Ramazan Akyürek, gazeteci Ercan Gün ile jandarma görevlilerinin de aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Firari sanıklar Fetullah Gülen, eski savcı Zekeriya Öz, kapatılan Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı, Adem Yavuz Arslan, Faruk Mercan, avukat Halil İbrahim Koca, eski emniyet müdürü Coşgun Çakar ve Ahmet İskender’in ise gelmediği duruşmada, tutuksuz 4 sanık ile tarafların avukatları hazır bulundu.

Duruşma, yoklama yapılmasının ardından celse arası mahkemeye gelen evrakların okunmasıyla başladı.

Duruşma, dönemin Samsun İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğünde görevli tutuklu sanık Birol Ustaoğlu’nun savunmasının alınmasıyla devam ediyor.

Davanın geçmişi

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink‘in 19 Ocak 2007’de öldürülmesine ilişkin açılan davaya bakan dönemin özel yetkili İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, 19 sanığın yargılandığı dosyada 17 Ocak 2012’de verdiği kararla tutuklu sanık Yasin Hayal’in, “Hrant Dink’i tasarlayarak öldürmeye azmettirmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, yazar Orhan Pamuk’u tehdit etmekten 3 ay ve “ruhsatsız silah bulundurmak” suçundan da 1 yıl hapisle cezalandırılmasını, “silahlı terör örgütü yöneticisi olmak” suçundan ise beraatını kararlaştırmıştı.

Tutuklu sanıklardan Erhan Tuncel’in de toplam 10 yıl 6 ay hapisle cezalandırılmasına hükmederek tahliyesine karar veren heyet, sanıklardan Ersin Yolcu’yu 12 yıl 6 ay, Ahmet İskender’i 13 yıl 4 ay ve Salih Hacısalihoğlu’nu 2 ay 15 gün hapisle cezalandırmış, bütün sanıkların “silahlı terör örgütü üyeliği” suçundan beraatına hükmetmişti.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, “örgüt” yönünden verilen beraat kararını bozmuş, sanıkların “silahlı terör örgütü” değil, “suç işlemek amacıyla oluşturulan örgüt” üyesi oldukları gerekçesiyle yargılanmalarına hükmetmişti.

“Kasten öldürmeye azmettirme” ve “Orhan Pamuk’u tehdit” suçlarından sanık Yasin Hayal’e verilen mahkumiyet kararını onayan daire, Yasin Hayal hakkında ”silahlı terör örgütü kurma, yöneticisi olma” suçundan verilen beraat kararını ise ”suç örgütü kurma ve yönetme” suçundan mahkumiyet gerektiği için bozmuştu. Sanıklardan Erhan Tuncel’in ”patlayıcı madde imal etme” suçundan mahkumiyet kararını onayan Yargıtay 9. Ceza Dairesi, ”kasten öldürmeye azmettirme” suçundan beraat hükmünü ise sanığın Dink’in öldürülmesi suçuna yardım suretiyle iştirak etmesi sebebiyle mahkumiyeti gerektiği için bozmuştu.

“Silahlı terör örgütü yöneticisi olma” suçundan beraat kararı da ”suç örgütü üyesi olma” suçundan mahkumiyeti gerektiği gerekçesiyle bozulan Tuncel hakkında, Trabzon’da 24 Ekim 2004’te McDonalds’ın bombalanması olayında, ”genel güvenliği kasten tehlikeye sokma, mala zarar verme ve 6 ayrı kasten yaralama” suçlarından verilen mahkumiyet kararı da bozulmuş, bu eyleminin ”6 ayrı kasten öldürmeye teşebbüs” suçunu oluşturacağına karar verilmişti.

Yargıtay kararının ardından davanın yeniden görülmesine İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlanmış ancak Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) 10. maddesiyle görevli ağır ceza mahkemelerinin kaldırılması üzerine dava dosyası İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmişti.

Kamu görevlilerine ilişkin davanın iddianamesinden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından cinayete ilişkin kamu görevlilerine yönelik yürütülen soruşturma sonucunda 9 Aralık 2015’te hazırlanan iddianamede, Ramazan Akyürek ile Coşgun Çakar’ın “tasarlayarak kasten öldürmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, “silahlı örgüt kurmak, resmi belgede sahtecilik, resmi belgeyi yok etme ve görevi kötüye kullanma” suçlarından da 23 yıldan 44’er yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Sanıklardan Ali Fuat Yılmazer’in “tasarlayarak kasten öldürmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, “silahlı örgüt kurma, resmi belgeyi yok etme ve görevi kötüye kullanma” suçlarından 19 yıldan 32 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, dönemin Trabzon İstihbarat Şube Müdürü olan Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Engin Dinç ve eski İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler’in “kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi ve görevi kötüye kullanma” suçlarından 15 yıl 6 aydan 22’şer yıla kadar hapisle cezalandırılması öngörülüyor.

Dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah ve eski İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun’un “görevi kötüye kullanma” suçundan 6 aydan ikişer yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilen iddianamede, dönemin Trabzon Emniyet Müdürü Reşat Altay ve eski Trabzon Emniyet Müdürlüğü İstihbarattan Sorumlu Müdür Yardımcısı Hasan Durmuşoğlu’nun “kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi, görevi kötüye kullanma ve resmi belgeyi yok etme” suçlarından 18 yıl 6 aydan 29 yıl altışar aya kadar hapis cezasına çarptırılması isteniyor.

Cinayetin işlendiği dönemde İstihbarat Daire Başkanlığında görevli komiser Yılmaz Angın, İstihbarat Daire Başkanlığı C Büro Şube Müdür Yardımcılığı görevini yürüten Tamer Bülent Demirel ve Osman Gülbel, Trabzon’da polis memurluğu yapan Muhittin Zenit, Mehmet Ayhan, Onur Karakaya, komiser yardımcısı Özkan Mumcu, Trabzon İstihbarat Şube Müdür Yardımcısı görevini yürüten Ercan Demir ve Trabzon İstihbarat Şube Müdürlüğü yapan Faruk Sarı hakkında “tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edilen iddianamede, bu sanıklar hakkında ayrıca ”silahlı örgüte üye olmak, resmi belgede sahtecilik, resmi belgeyi yok etme ve görevi kötüye kullanma” suçlarından çeşitli hapis cezaları isteniyor.

İddianamede, dönemin İstihbarat Daire Başkanlığında görevli Şube Müdürü Yunus Yazar, eski İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdür Yardımcısı Ali Poyraz, o dönem komiser olan Hamdi Egbatan, Mehmet Akif Yılmaz, Serkan Şahan, Ömer Faruk Kartın, polis memuru Mehmet Uçar ve dönemin mülkiye müfettişi Şükrü Yıldız’ın ise “silahlı örgüte üye olmak, resmi belgede sahtecilik, resmi belgeyi yok etme ve görevi kötüye kullanma” suçlarından çeşitli hapis cezalarına çarptırılmaları talep ediliyor.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, kamu görevlilerine ilişkin iddianameyi kabul ettikten sonra dava dosyasını, Ogün Samast, Yasin Hayal ve Erhan Tuncel’in de aralarında bulunduğu, haklarındaki hükümler Yargıtay tarafından bozulan 8 sanıklı ana davayla birleştirilmesi için İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi’ne göndermişti.

Bu mahkemenin heyeti, “Birleştirme kararında muvafakat talep edilmediği, mahkemenin terör suçlarına bakmakla görevli olmadığı, ana davada yargılamanın ileri aşamaya geldiği ve bu davada yargılananlarla yeni davada yargılanacak kamu görevlileri arasında ortak sanık bulunmadığı” gerekçeleriyle dosyayı İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ne iade etmişti.

Mahkemeler arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi için dosyaların gönderildiği Yargıtay 5. Ceza Dairesi, iki davayı birleştirip, davaların İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmesine karar vermişti.

Cinayette FETÖ ve jandarma izi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca devam edilen Dink cinayeti soruşturmasında elde edilen yeni deliller doğrultusunda bir kısım jandarma görevlileri ile söz konusu cinayetin FETÖ tarafından işlendiği iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma 24 Nisan 2017’de tamamlandı.

Soruşturma sonucunda hazırlanan iddianamede, FETÖ elebaşısı Fetullah Gülen, eski savcı Zekeriya Öz, kapatılan Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı, gazeteciler Adem Yavuz Arslan, Ercan Gün, Faruk Mercan, Muammer Ay, avukat Halil İbrahim Koca ile meslekten ihraç edilen Tuğgeneral Hamza Celepoğlu, dönemin Trabzon İl Jandarma Komutanı Ali Öz, Trabzon Jandarma İstihbarat Şube Müdürü Metin Yıldız, İstanbul Jandarma İstihbarat görevlisi yüzbaşı Muharrem Demirkale ile cinayet döneminde İstanbul ve Trabzon’da çalışan jandarma görevlileri Yavuz Karakaya, Ecevit Emir, Ali Barış Sevindik, Eyüp Temel, Metehan Kadir Yıldırım, Veysel Şahin, Önder Araz, Osman Kırçalı, Ergün Yorulmaz, Atilla Güçlüoğlu, Birol Ustaoğlu, Metin Balta, Murat Bayrak, Yüksel Avan, Volkan Şahin, Ünsal Gürel, Şeref Ateş, Okan Şimşek, Hüseyin Yılmaz, Gazi Günay, Cevat Eser, Adnan Acar, Rahmi Özer, Mustafa Küçük, Musa Yıldırım, Mikdat Özbek, Emre Cingöz, Yusuf Bozca, Abdullah Dinç, Bekir Yokuş, Hacı Şefik Şimşek, Niyazi Malkoç, Resül Kütükoğlu, Ahmet Faruk Aydoğdu ”şüpheli” sıfatıyla yer alıyor.

İddianamede, ayrıca bir yayınevinin sahibi olan Adem Sarıgöl ile cinayet döneminde çeşitli rütbelerde görevli polisler Tevfik Cantürk, Ahmet Çetiner, Metin Balta, Yakup Kurtaran ve Metin Canbay da şüpheli olarak bulunuyor.

Cinayet davasının görüldüğü İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesince iddianame kabul edilmiş ve dava dosyalarının birleştirilmesine karar verilmişti. Mahkeme heyeti, firari sanık Fetullah Gülen’in yurt dışında bulunması ve kendisine ulaşılamaması nedeniyle gıyaben tutuklanmasına, Ekrem Dumanlı ve Zekeriya Öz’ün de aralarında bulunduğu 6 sanık hakkında da yakalama kararı çıkarılmasına hükmetmişti.

İddianamede, şüpheli Fetullah Gülen’in, “cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs etmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, “kasten öldürme suçuna iştirak” suçundan müebbet, “silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek” suçundan da 15 yıldan 22,5 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.

Şüpheliler eski savcı Zekeriya Öz ve gazeteciler Adem Yavuz Arslan, Faruk Mercan, Ekrem Dumanlı ile eski Trabzon İl Jandarma Komutanı Ali Öz ve diğer jandarma görevlilerinin de bulunduğu 40 şüphelinin, “cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs etmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet ve “kasten öldürme suçuna iştirak” suçundan da müebbet hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, bu şüphelilerin ayrıca “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan da 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması öngörüldü.

İddianamede diğer şüphelilerden Ercan Gün, Adem Sarıgöl, Muammer Ay, Ahmet Çetiner, Atilla Güçlüoğlu, Birol Ustaoğlu, Metin Balta, Murat Bayrak, Yakup Kurtaran ve Yüksel Avan’ın da, “cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs etmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, “silahlı terör örgütüne yardım etmek” suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istendi.

1 2 3 4 134