Polis Akademisi sınav sorularının sızdırılmasında ikinci dava

ANKARA

Fetullahçı Terör Örgütünce (FETÖ) 2012 yılı Polis Akademisi Giriş Sınavı sorularının sınav öncesi elde edilerek aynı yapılanmaya mensup kişilere verildiği iddiasıyla haklarında dava açılan 20’si tutuklu 45 sanığın yargılanmasına başlandı.

Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Cezaevi Yerleşkesinde bulunan salonda görülen duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar, taraf avukatları ile sanık yakınları katıldı.

Kimlik tespiti ve iddianame özetinin okunmasının ardından sanıkların savunmalarına geçildi.

İlk dava 22 Mayıs’ta başlamıştı

Polis Akademisinin 2012’deki giriş sınavı sorularının FETÖ üyelerine verilmesine ilişkin 80 kişinin yargılandığı ilk dava, Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesince 22 Mayıs’ta Sincan Cezaevi Yerleşkesi’ndeki duruşma salonunda görülmeye başlanmıştı.

Bu davanın sanıkları da “silahlı terör örgütü üyesi olmak”, “resmi belgede sahtecilik” ve “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık” suçlamalarıyla yargılanıyor.

Muhabir: Ertuğrul Subaşı

Gaziantep'teki terör saldırısı davasında tahliye olan 19 sanığa itiraz

GAZİANTEP

Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca, terör örgütü DEAŞ üyelerinin Emniyet Müdürlüğüne bomba yüklü araçla düzenlediği ve 3 polisin şehit olduğu saldırıyla ilgili davada tahliye edilen 19 sanıkla ilgili bir üst mahkemeye itiraz edildi.

8. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ve geçen hafta ara kararın açıklandığı duruşmada, aralarında polisin operasyonunda üzerindeki bombayı patlatan örgütün sözde “Türkiye emiri” Yunus Durmaz’ın eşi Nesibe Durmaz’ın da bulunduğu 19 sanık hakkında tahliye kararı verilmişti.

Cumhuriyet Başsavcılığınca, tahliyelerle ilgili bir üst mahkeme olan 9. Ağır Ceza Mahkemesine itirazda bulunuldu.

“Canlı bombaya rahmet” dileyen avukat hakkında suç duyurusu

Öte yandan, mahkeme heyeti, bombalı saldırıyı gerçekleştiren İsmail Güneş için rahmet dileyen avukat Orhan Şahin hakkında Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığına “suçu ve suçluyu övme” gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu.

60’ı tutuklu 110 kişinin yargılandığı davada tutuklu sanıkların avukatlarından Şahin, ara kararın açıklandığı geçen hafta görülen duruşmada, “1 Mayıs’ta Gaziantep Emniyetine yapılan saldırıda hayatına kaybedenlerin ailelerine başsağlığı, canlı bomba olarak tabir edilen kişiye ise Allah’tan rahmet diliyorum. ‘Ben IŞİD’i seviyorum, IŞİD’e sempati duyuyorum’ dese bile bu insanların mahkumiyetine sebep olamaz.” şeklinde savunma yapmıştı.

Akademisyenler FETÖ gerçeğini kitapla anlatacak

SAKARYA – Emre Ayvaz

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) öncülüğünde çeşitli üniversitelerden 11 akademisyen, toplumu bilinçlendirmek amacıyla 15 Temmuz darbe girişiminin aktörü Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’nın (FETÖ/PDY) iç yüzünü ele aldıkları çalışmaları kitaplaştıracak.

Darbe girişiminin ardından SAÜ İlahiyat Fakültesi öncülüğünde Sakarya, Marmara, İstanbul, Hitit ve Gaziosmanpaşa üniversitelerinden 11 akademisyen, vatandaşları örgüte ilişkin aydınlatmak amacıyla çalışma başlattı.

Çalışma ve incelemeler sonucunda elde edilen bilgilerin eylül ayında kitaba dönüştürülmesi planlanıyor.

SAÜ İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Bostancı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 15 Temmuz darbe girişiminin herkes gibi kendilerini de şok ettiğini söyledi.

Toplumun her kesiminden FETÖ’ye karşı tepkiler geldiğini belirten Bostancı, “Bu tepkilerin bir kısmı hamasi tepkilerdi. Elbette bunların da olması gerekiyordu ama biz akademisyenler olarak bu harekete karşı daha kalıcı, toplumumuzu bilinçlendirici bir çalışma yapılması gerektiğini düşündük. Çünkü toplumumuzun her kesiminde bu yapıya karşı bir bilinç yoktu, bir kısımdaki bilinç de yüzeysel bilgilere dayanıyordu. Tarihi arka planının yanı sıra meselinin dini, sosyolojik boyutunu ortaya koyan bir çalışma yapılırsa bu örgüte karşı akademisyenler olarak en güzel tepkiyi ortaya koyacağımızı düşündük ve böyle bir çalışma yapmaya karar verdik.” dedi.

“Delilleriyle ortaya koyacaklar”

Bostancı, fakültenin girişimleriyle başlatılan çalışmada 5 üniversiteden 11 akademisyenin yer aldığını dile getirerek, “Yazılar tamamlanınca fakültemizin iki hocası tarafından kitabın editörlüğü gerçekleştirilecektir. Ağustos ayı sonuna kadar yazıların tamamlanmasını bekliyoruz. İnşallah eylül ayı içerisinde de üniversitemizin yayını olarak eseri toplumumuzla buluşturacağız.” şeklinde konuştu.

Kitapta 5 ana bölümün bulunacağını dile getiren Bostancı, ilk olarak meselenin tarihi boyutlarının ortaya konacağını kaydetti.

Bostancı, konunun tarihi boyutunun iki yönü olduğunu belirterek, şunları anlattı:

“Biri, Sayın Cumhurbaşkanımızın örgüt mensuplarıyla alakalı haşhaşi benzetmesi. İşte bu, tarihteki Hasan Sabbah kişiliğini ön plana çıkardı. Tarihe baktığımız zaman Hasan Sabbah’ın da dini bir otorite, öyle bir kişilik olduğunu görüyoruz. Dini bilgisinin çok olduğunu, insanlara takvalı bir hayat göstererek ve dini bilgilerini kullanarak otorite sağladığını görüyoruz. Bu açıdan da bu örgütle çok büyük benzerlikler var. Tarihçi hocalarımız bu yönünü ortaya koyacaklar. İslam tarihi hocalarımız da bir başka önemli hususa değinecekler ki oda şudur; FETÖ, Peygamberimizin ve yakın arkadaşlarının yaşadığı dönemi araçsallaştırmaktadır. Nasıl? Kendi tabilerinden bazılarını sahabelerden önde gelen bazı kişilere benzetmektedir. Kendilerini tabiri caizse oradan modellemektedir. Asr-ı saadetteki bazı olayları kendilerine göre yorumlayarak kendilerinin sahih ve doğru bir yolda olduğunu ifade etmektedirler. İslam tarihi hocalarımız delilleriyle bunun böyle olmadığını ortaya koyacaklar.”

'İslam ülkeleri iyi bir sınavdan geçmiyor'

ANKARA

Türkmen Alevi Bektaşi Vakfı Genel Başkanı Özdemir Özdemir, İsrail‘in Mescid-i Aksa‘ya yönelik ihlalleri konusunda İslam ülkelerinin iyi bir sınavdan geçmediğini belirterek, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Mescid-i Aksa konusunda göstermiş olduğu hassasiyet ve girişimlere destek verilmeli.” dedi.

Özdemir, Türkmen Alevi Bektaşi Vakfı Cemevi’nde düzenlediği basın toplantısında, küresel güçlerin birikmiş sorunları çözmek yerine sorun yaratma ilkesini ön plana çıkardıklarını, bu sorunlardan birinin de Mescid-i Aksa’da yaşananlar olduğunu belirtti.

Mescid-i Aksa’nın tüm Müslümanların kutsal mekanı ve Filistin topraklarının bir parçası olduğunu ifade eden Özdemir, “İsrail, ‘güvenlik’ diyerek bölgeyi kontrol altına almak istiyor. Bu sıkıntıların sorumlusu İsrail’dir. Seyirci olan dünya ve Müslümanlardır. İslam ülkeleri maalesef iyi bir sınavdan geçmiyor. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Mescid-i Aksa konusunda göstermiş olduğu hassasiyet ve girişimlere destek verilmeli.” diye konuştu.

“İİT acilen mezhep kökenli çatışmaların sonlandırılmasına zemin hazırlamalı”

Özdemir, imkanı olan vatandaşlardan, ellerinde Türk bayrakları ile Kudüs’e gidip Filistinli Müslümanlara destek vermelerini istedi.

Bütün dünya ülkelerindeki kutsal mekanların koruma altına alınması gerektiğini vurgulayan Özdemir, İslam İşbirliği Teşkilatının acilen toplanarak İslam coğrafyasındaki etnik ve mezhep kökenli çatışmaların sonlandırılmasına zemin hazırlaması gerektiğini aktardı.

Muhalefet partilerine, Mescid-i Aksa’ya heyetler göndermeleri çağrısında bulunan Özdemir, vakıf olarak önümüzdeki günlerde bir heyetle Mescid-i Aksa’ya giderek Filistin halkına destek vereceklerini sözlerine ekledi.

Muhabir: Mümin Altaş

Silivri Emniyet Müdürü Çalışkan makamında ölü bulundu

İSTANBUL

Silivri Emniyet Müdürü Hakan Çalışkan makamında başından tabancayla vurulmuş halde bulundu.

Alınan bilgiye göre, Silivri Emniyet Müdürlüğüne sabah saatlerinde gelen çalışanlar, Çalışkan’ı makamında başından vurulmuş halde buldu. Olay yerine gelen sağlık ekibinin incelemesinde, Çalışkan’ın yaşamını yitirdiği belirlendi.

Emniyet Müdürlüğüne gelen Cumhuriyet Savcısının incelemesi sürüyor.

Muhabir: Uğur Samet Avcı

Üniversite öğrencileri köy çocukları için yollarda

KARS – Cüneyt Çelik

Gençlik ve Spor Bakanlığınca yürütülen “Damla Projesi” kapsamında Kars’a gelen 20 üniversite öğrencisi, birlik ve beraberliğe katkı sağlamak, toplumsal girişime destek vermek ve köy çocuklarının hayallerini renklendirmek amacıyla köy köy dolaşıyor.

“Damla Projesi” kapsamında trenle Kars’a gelen biri yabancı uyruklu 20 üniversite öğrencisi, Kars’ın Susuz, Arpaçay, Digor, Sarıkamış ve Akyaka ilçelerine bağlı köylerdeki öğrenciler ve aileleriyle bir araya geldi.

1. Dünya Savaşı’nda Enver Paşa komutasındaki Osmanlı ordusunun Rus işgali altındaki toprakları kurtarmak için başlattığı ve 90 bin askerin şehit olduğu Sarıkamış’ta şehitliği ziyaret eden öğrenciler, okudukları dualarla programlarına başladı.

Kars il merkezi ve ilçelerine bağlı bazı köyleri ziyaret eden gönüllü üniversite öğrencileri, burada çocuklarla bir araya gelerek eğlenceli vakit geçirdi. Üniversite öğrencileri aynı zamanda gittikleri köy okullarını da süsledi.

Gönüllü öğrenciler, gittikleri köy ve ilçelerde çevre temizliği konusunda duyarlılık uyandırabilmek adına mezarlık ve piknik alanlarında da çevre temizliği yaptı.

Selim ilçesine bağlı Aşağı Damlapınar köyünü ziyaret eden öğrenciler köylülerle de bir araya gelerek sohbet etti. Daha sonra köydeki okulun kapısını açtıran gönüllü üniversite öğrencileri, çocukları okula toplayıp çeşitli oyunlar oynayarak onlara unutulmaz bir gün yaşattı.

“Projenin asıl amacı hayatı paylaşmak”

Kafkas Üniversitesi öğrencisi Belkız Saatci, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye’nin farklı illerinden ve Çin’den gelen arkadaşlarıyla Kars’ta çeşitli etkinlikler yaptıklarını söyledi.

Köydeki öğrencilerle buluşmaktan mutluluk duyduklarını ifade eden Saatci, “Çocuklarla bir arada olmaktan çok mutluyuz. Kapalı köy okulunu açtırıp çocuklarla buluştuk, neşeli bir ortam oluşmasını sağladık. Damla Projesi’nin asıl amacı hayatı paylaşmak, insanlarla bir araya gelmek, bunu başarmaya çalışıyoruz.” dedi.

Saatci, “Bakanlığımızın desteğiyle gönüllü gençler olarak köy köy, okul okul gezip insanlarla bir araya geliyoruz. Kars’ta 20 öğrenciyle yola çıktık. İzmir’den, Muğla’dan, Çin’den, İstanbul’dan, Ankara’dan, Elazığ’tan, Gaziantep’ten, Kocaeli’nden gelen arkadaşlarımız var. Hep beraber Kars’ı köy köy diyar diyar geziyoruz.” diye konuştu.

“Çin’den Kars’a geldim”

İstanbul Ticaret Üniversitesi öğrencisi olan ve Çin’de yaşayan Uygur Türkü Safiye Şükür de proje kapsamında gönülleri fethetmek amacıyla yola çıktıklarını vurgulayarak, “Çin’den geliyorum. Gönüllü olarak projeye katıldım. Amacımız köydeki çocuklarla vakit geçirmek, okuldaki duvarları boyamak. Onlarla mutluluğu paylaşıyoruz. Sevgi evlerine gidiyoruz oradaki çocuklarla da güzel vakit geçiriyoruz. Mezarlık ziyareti yapıyoruz. Köydekileri ziyaret ediyoruz, onlar çok mutlu oluyor biz de onların mutluluğuyla mutlu oluyoruz.” ifadesini kullandı. 

Dolu mağduru araç sahiplerine uyarı

İSTANBUL

Türkiye Otomotiv Bakım Dernekleri Federasyonu (TOBFED) Genel Başkanı Serkan Bakırtaş, doludan zarar gören araçlar için bazı firmaların yüksek fiyat verdiğini belirterek, “Onları tek tek takip ediyoruz. Haklarında gereken işlemleri başlatacağız.” dedi.

Bakırtaş, İstanbul ve çevre illeri etkileyen dolu yağışı nedeniyle hasar gören araçlarla gündeme gelen “göçük düzeltme” işlemi konusunda araç sahiplerini uyardı.

Yağış nedeniyle araçlarda meydana gelen hasarın, boyasız göçük düzeltme yöntemiyle kolaylıkla düzeltilebileceğini ifade den Bakırtaş, müşteri yoğunluğunu fırsat bilerek fiyatları anormal seviyelere çeken bazı firmaların, kalitesiz hizmet vererek araçlarda daha büyük zararlara yol açtığını dile getirdi.

“Son üç gündür bu konuda yüzlerce mağdur ile karşılaştık”

Kaliteli ve profesyonel göçük düzeltme onarımı yapan firmaların fiyatlarının uygun, hizmetlerinin de güvenilir olduğunu dile getiren Bakırtaş, “Vatandaşlarımız, göçük düzeltme yaptırırken daha büyük mağduriyetler yaşayabilir. Merdiven altı diye tabir ettiğimiz ruhsatsız iş yerlerinde göçük düzeltme eğitimi almamış ustaların elinde vatandaşlarımızın ilk bakışta fark edemedikleri daha büyük hasarlar oluşabilir. Son üç gündür bu konuda yüzlerce mağdur ile karşılaştık.” diye konuştu.

Boyasız göçük düzeltme işleminin hem zaman hem de maliyet açısından avantajlı olduğunu aktaran Bakırtaş, “Dolu nedeniyle hasar gören araç sayısı yükselince bazı firmalar mağdur vatandaşlara yüksek fiyatlar vermeye başladı. Onları tek tek takip ediyoruz. Haklarında gereken işlemleri başlatacağız. Üstelik acemice iş yapan, ilk görüşte müşterinin fark etmediği ama kaportada telafi edilemez hatalara yol açan uygulamalarla da karşılaştık. Vatandaşlarımız bu tarz mağduriyetlerini TOBFED’e bildirsinler. Boyasız göçük düzeltme yaptıracakları zaman kaliteli markalara ve firmalara başvuru yapsınlar. Kullanılan teknolojik aletlerin kalite belgelerini, daha önce yapılan uygulamaların videolarını ve firmanın referanslarını kontrol etsinler.” dedi.

Muhabir: Etem Geylan

SAT timlerinin paraşüt eğitimi başarıyla tamamlandı

ANKARA

Deniz Kuvvetleri Komutanlığının Sualtı Taarruz (SAT) timleri paraşütle atlama eğitimini tamamladı.

Komutanlığın internet sitesinden yapılan açıklamaya göre, SAT timlerinin paraşütle atlama eğitimleri 24-28 Temmuz’da Bursa‘nın Yenişehir ilçesinde başarıyla yapıldı.

Tamamlanan faaliyetle harbe hazırlık ve idame eğitimleri kapsamında SAT Komutanlığındaki paraşütçülerin tamamının tazeleme eğitimleri gerçekleştirildi.

Muhabir: Sarp Özer

Milli tank motoruna Eskişehir göz koydu

ESKİŞEHİR – Emrah Yaşar

Milli imkanlarla yapılan Altay Ana Muharebe Tankı’nın yerli motorunun üretimine, Türkiye’nin ilk yerli otomobili “Devrim”de imzası bulunan Eskişehir gözünü dikti.

Seyir füzesinden jete, helikopterden İnsansız Hava Araçları’na (HA) kadar geniş yelpazede yerli motor üretimi için çalışan Türkiye, milli tank Altay’a yönelik de çaba içinde.

Eskişehir’de bir asırdan fazla süredir faaliyet gösteren ve ilk milli otomobil “Devrim”i üreten Türkiye Lokomotif ve Motor Sanayi AŞ (TÜLOMSAŞ) ile yine kentte kurulu uçak motor parça ve modül üretim, bakım ile montaj ve test teknolojisinde lider kuruluş TUSAŞ Motor Sanayi AŞ’nin (TEI), milli tank Altay’ın yerli motorunu üretme kabiliyetine sahip olduğu bildirildi.

Eskişehir Sanayi Odası (ESO) Başkanı Savaş Özaydemir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1972-1973 yıllarında Genelkurmay Başkanlığı Lojistik Dairesinde Harp Sanayi Şube Müdürlüğünde görev yaptığını ve bu dönemde tank motorlarıyla yakından ilgilendiğini söyledi.

O dönemde Türk Silahlı Kuvvetlerinin envanterinde M60 tanklarının bulunduğunu ve motorlarının çok benzin yaktığını, menzillerinin de 50 kilometre olduğunu anlatan Özaydemir, “Bir depo benzin dolduruyorsunuz tank 50 kilometre gidiyor. Bunları dizel yapalım, kabiliyet imkanlarını arttıralım hiç olmazsa 300-400 kilometre gitsinler diye bir çalışmayı o yıllarda yaptık. O zaman bin beygirlik motorlar düşünüyorduk, bunlar da çoğunlukla Alman malı motorlar oluyordu. Asker dönüp Eskişehir’e geldiğim 1990’lı yıllarda TÜLOMSAŞ’ta bu konuyu tekrar canlandırdık, o zaman da yine böyle tank imalatı meselesi vardı. Şimdi geldik 2017 yılına. Bu tankların yapıları, boyutları, ağırlıkları değişti. Güçleri ise bin beygirden bin 500 beygire çıktı. Çünkü sürat lazım. Böyle bir motorun yerli ve milli bir tankta kullanılması en doğru karar olacaktır. Bu tür araçlarda ithal bir motorun kullanılması sakıncalı olur. Motorun da yerli yapılması gerek.” ifadelerini kullandı.

“Bu motor Eskişehir’den çıkar”

Özaydemir, Eskişehir’de yerli tank motorunun imal edilmesinin, verilecek en isabetli kararlardan biri olacağını belirterek, “Eskişehir’in İnönü ilçesinde kurulu Ford Otosan firmasında kamyon motorları yapılmakta. Bunlar 400-500 beygirlere kadar çıkabiliyorlar. Ancak bin beygir gücünde motor üreten TÜLOMSAŞ var. Diğer taraftan elektrikli motorlar da yapıyor. Bunun yanında jet motorlarını yapan TEI var. TEI’nin imkanları ve kafa yapısı dizayna çok yatkındır. Tasarım bakımından kalemi kuvvetlidir. TÜLOMSAŞ’ta da birikim var. İki şirket bir araya gelirse milli tank motorumuz Eskişehir’de rahatlıkla üretilebilir. Devrim otomobilini 145 günde yapan bir milli hissiyat bu motorun da kısa sürede yapılmasına destek olacaktır.” diye konuştu.

FETÖ'nün 'din hizmetleri' yapılanması davası başladı

İSTANBUL

Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’nın (FETÖ/PDY) din hizmetleri kapsamında imam ve müezzinler arasında yapılandığı iddiasına ilişkin 14’ü tutuklu 24 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması başladı.

İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki binada görüle duruşmaya, 14 tutuklu sanık ile avukatları katıldı. Duruşmada bazı tanıklar da hazır bulundu.

Duruşmada, kimlik tespiti yapılıyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosunca hazırlanan iddianamede, FETÖ/PDY’nin “din hizmetleri” adıyla kamuda örgütlediği şüphelilerden 11’inin şifreli haberleşme programı “ByLock” kullandığı ve örgütün üst yöneticileriyle telefon görüşmesi yaptığı belirtiliyor.

Tanık beyanlarına göre, şüphelilerin cami ve Kur’an kursularında örgüt lehine propaganda yaptığı anlatılan iddianamede, 14’ü tutuklu 24 sanığın “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

1 2 3 4 5 134