Hakkari'de terör saldırısı: 1 şehit, 3 yaralı

HAKKARİ

Hakkari Valiliğinden yapılan açıklamada, Şemdinli ilçesine bağlı Güzelkonak köyü civarında güvenlik güçlerinin yol emniyeti aldığı sırada terör örgütü PKK‘nın yola tuzakladığı el yapımı patlayıcının infilak ettirildiği belirtildi.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Patlama sonucu 1 güvenlik korucusu şehit olmuştur, 1 askeri personel ve 2 güvenlik korucusu yaralanmıştır. Yaralıların tedavisi sevk edildikleri Şemdinli Devlet Hastanesinde devam etmektedir. Konu ile ilgili adli tahkikat devam etmektedir.”

İçişleri Bakanlığından 'Yüzyılın İcadı' paylaşımı

ANKARA

İçişleri Bakanlığınca, trafik kurallarına dikkati çekmek amacıyla “Yüzyılın İcadı” başlığıyla bir video yayınlandı.

Apple’ın yeni telefonu iPhone 8’in tanıtımının yapıldığı saatlerde, Bakanlığın sosyal paylaşım sitesi Twitter’daki hesabında yayınlanan videoda, “sinyal kolu” yeni bir icat esprisi ile sunuldu. Videoda sinyal kolu, “ebat olarak küçük ama insanlık için çok büyük bir icat” olarak tarif edildi.

İcadı tasarlamak için yaşamdan ilham alındığı belirtilen videoda, “İnsanların davranışlarını gözlemledik. Önemli olan ergonomik olup çok kolay kullanılabilmesi. Sonunda bulduk.” ifadeleri kullanıldı.

İçişleri Bakanlığı, “Yüzyılın İcadı” başlıklı bu video ile sinyal kolu kullanımının önemine işaret etti.

Muhabir: Ahmet Sertan Usul

'Arakan’da sadece insanlar, köyler değil hepimizin vicdanı yanıyor'

TBMM – İSMAİL ÇİMEN

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanvekili ve AK Parti İstanbul Milletvekili Fatma Benli, “Yıllardır en büyük kanayan yaramız Arakan‘da vakıa bu kadar açık ve netken BM, AB başta olmak üzere sözde uygar olduğunu iddia eden birçok devlet yaşananlara karşı sessiz kalıyor. Arakan’da sadece insanlar, köyler değil hepimizin vicdanı yanıyor.” dedi.

Benli, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Myanmar’da Arakanlı Müslümanlara yönelik katliamı eleştirerek, dünyanın en büyük utançlarından biri olan Arakan’da yaşananların sadece çok küçük bir kısmının dünya kamuoyu tarafından görüldüğünü söyledi.

“Bir anne düşünün bütün dünya yaşadıklarına karşı kör ve sağır, beş çocuğu var, askerlerce köyü yakılmış, etraf mayınlar ve kaçanlara dahi hunharca ateş eden insanlarla dolu, denizden kaçamıyor, sınırda Bangladeş almıyor, dağlarda saklanmaya çalışsa hangi çocuğunu alıp kaçsın?” ifadelerini kullanan Benli, Birleşmiş Milletler’in (BM) kuru bir “kınama”dan ibaret girişiminin de faydasız olduğunu, beş çocuğuyla bir başına kalan anneye bu durumu anlatacak kelime bulunamayacağını kaydetti.

BM İnsan Hakları ve Mülteciler Bürosunun raporuna göre Arakan Müslümanlarının “vatansız halklar” listesinde ilk sırada yer aldığını, 1982’de çıkarılan kanunla en başta vatandaşlıklarını kaybettiklerini, kimlik verilmediğini, hiçbir haktan yararlanamadıklarını anımsatan Fatma Benli, “Arakan’daki Müslümanların yaşadığı yeni değil. Devletin varlıklarını tanımadığı, ‘yok’ saydığı bir ortamda çocuklar okula gidemiyor, insanlar seyahat edemiyor, evlilik yapamıyor, mülk edinemiyor, mevcut mallarına el konuluyor. Ülke nüfusunun yüzde 15’ini oluşturan Arakanlı Müslümanlar sırf etnik kimlikleri ve dinlerini yaşadıkları için sistematik hak ihlallerine maruz kalıyor.” dedi.

Benli, Arakan’da yaşananların birkaç hafta önce tamamen katlanılmaz hale geldiğini, Myanmar askerlerinin eş zamanlı olarak başlattıkları operasyonlarda 60’dan fazla Müslüman köyünün basılarak boşaltıldığını, 32 köyde bin 800’ü aşkın ev, cami, medrese ve iş yerinin yakıldığını ve kullanılamaz hale geldiğini anlattı. Benli, şöyle devam etti:

“3 bin civarında Arakanlı Müslüman öldürüldü. Yaralıların 2 bin 500’ü aştığı, Bangladeş’e geçmeyi başarmış 400-500 civarında yaralının ise kaderlerine terk edilmiş durumda kaldıkları gelen bilgiler arasında. Bangladeş hükümeti son döneme kadar mültecilere engel olmaya çalışsa da 30 binden fazla Müslüman’ın Arakan’dan yasa dışı yollarla Bangladeş’e geçtiği, kalanların sınıra yakın bölgeler ya da dağlarda hayatlarına devam etmeye çalıştığı ifade ediliyor. İnsanların en tabii haklarından olan yaşam hakkı, dünyadaki tüm devletler tarafından korunmak zorunda. Bu insanların gidecek yeri yok, ormanlarda saklananların yiyecekleri, içecek suları yok, köylerine dönemiyorlar, denize kaçamıyorlar, Bangladeş’e giremiyorlar, ormanlarda vahşi hayvanların saldırılarıyla karşılaşan bu insanlar ne yapsın?

Yıllardır en büyük kanayan yaramız Arakan’da vakıa bu kadar açık ve netken BM, AB başta olmak üzere sözde uygar olduğunu iddia eden birçok devlet yaşananlara karşı sessiz kalıyor. Arakan’da sadece insanlar, köyler değil hepimizin vicdanı yanıyor. Dünyanın en fakir ülkelerinden Bangladeş’le temasa geçip, sınırı açması ve gelenler için imkan sağlayacağını söyleyen birebir bu mazlumlar için mücadele eden tek ülke ise Türkiye. Çünkü biz beş çocuğundan hangisini kaçırabilirim deyip, diğerlerini bırakmak zorunda kalan annelerin acısını yüreğimizde hissediyoruz. O yüzden salt konuşmak yerine Cumhurbaşkanımızın eşinin ve hükümet yetkililerimizin, Kızılay’ın, AFAD’ın, TİKA’nın yaptığı gibi oraya gidiyor, Cumhurbaşkanımızın yaptığı gibi oradaki insanlarının yarasına merhem olmaya çalışıyoruz.”

Benli, Türkiye’nin Bangladeşli yetkililerle yaptığı görüşmeler neticesinde, bu ülkeye sığınan 146 bin Müslüman’ın acil ihtiyaçlarının karşılanması için çalışmaların yürütüldüğünü, sivil toplum kuruluşlarının da Türkiye genelinde yardım kampanyalarına başladığını kaydetti.

Fatma Benli, “BM, AB ve sözde uygar dünya bu sınav karşısında ciddi bir hayal kırıklığı olmaya devam etsin, aslında Cumhurbaşkanımız önderliğinde Türkiye, büyük bir devlet olmanın gereğini yapıyor, Türkiye’deki herkes, fakiri zengini, genci yaşlısı necip bir millet olmanın bilinciyle tüm dünya mazlumlarına olduğu gibi bugün de Arakanlı Müslümanlara yardım ediyor.” dedi.

İnsan hak ve hürriyetlerine bu kadar vurgu yapılan bir dönemde, Arakan’da yaşanan etnik temizliğe ses çıkarılmamasının Batı’nın haklar konusundaki çifte standardının başka bir göstergesi olduğunu vurgulayan Benli, “Biz ise coğrafi konumu ne kadar uzak olursa olsun gönül coğrafyamızda olan Arakan’a yardım etmeye devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.

Benli, “Türkiye’yi her fırsatta en ağır şekilde eleştirmekten çekinmeyen Batı dünyasının unuttuğu çok basit bir gerçeğin farkındayız. Eğer yanınızda yer alan insanları kaldırmazsanız, eninde sonunda siz de düşmeye mahkumsunuz. Kulaklarını kapatıp vicdanınızın düğmesini kapattığınızda, aslında en büyük zararı kendinize veriyorsunuz. Bu nedenle biz Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın deyimiyle ‘Dünya 5’den büyüktür’ diyoruz, birbirine kenetlenmiş ‘büyük ve güçlü Türkiye’ diyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

'Sahte banka siteleriyle' dolandırıcılık

İSTANBUL-İzzet Taskiran

Sosyal Medya Uzmanı ve Dijital Stratejist Alaattin Çağıl, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son zamanlarda sahte banka siteleri nedeniyle birçok vatandaşın mağdur olduğunu söyledi.

Çağıl, çok iyi tasarlanan sahte banka internet sitelerinin, resmi sayfaların ara yüzü, uygulamaları ve temalarını birebir kopyaladığına dikkati çekerek, “Sahte siteye giren kişiler direkt olarak gerçeğine girdiğini sanıyor ve bilgilerinin eşleşmesi de ona güven veriyor.” dedi.

Buna karşın sahte bankacılık sitelerinde basit yöntemlerle ayırt edebilecek birçok açık olduğunu anlatan Çağıl, vatandaşların ilk olarak sitenin isminin bulunduğu link bölümüne bakması gerektiğini belirtti.

Çağıl, özel bankalarla aynı isimdeki bu sitelere itibar etmemek gerektiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Uzantıları ‘.com’ olmadığı sürece bu gibi bankacılık sitelerine itibar etmememiz gerekiyor. Dolandırıcılar, genelde ‘online işlem’ gibi göstermeye çalıştıkları için banka isimlerinin sonunda ‘.online’ uzantısı koyuyorlar. ‘Xbankasi.online’ gibi bir site açıyorlar ve girdiğimizde birebir aynı olduğu için tüm bilgilerimizi giriyoruz. Ardından bilgilerimizi bilgisayar korsanlarına kaptırıyoruz. Bunlar, duyuruları sahte banka sayfalarından yapıyorlar. Sosyal medyada bankanızı takip ediyorsanız mutlaka bunların sosyal medya hesaplarının yanında ‘mavi tik’ olup olmadığını kontrol edin. Mavi tik olanlar resmi hesaplardır ve resmi paylaşımları bu sayfalardan yapmaktadırlar.”

İnternette “Banka hesabınıza 5.000 TL”, “Yüzde 0 faizle 24 ay sonra ödemeli 10.000 TL ister misiniz?” şeklinde bazı reklamlar çıktığında çok dikkatli olunması gerektiğinin altını çizen Çağıl, sitenin internet adreslerinin yazılı olduğu “URL” kısmının çok önemli olduğunu ifade etti.

“Sitede .com uzantısına dikkat edin!”

Çağıl, sitenin ‘.com’ uzantısına bakılmasının önemli olduğunu kaydederek, “Özellikle ‘https://’ kısmı, yani linkin en başında olan, sitenin güvenli olup olmadığını gösteren bölümün yeşil renkte olduğuna dikkat etmemiz gerekiyor. Bankanızın sayfasında ‘mavi tik’ yoksa hiçbir şekilde paylaşımlarına uymayın ve şifrenizi, kart bilgilerinizi paylaşmayın.” dedi.

Sosyal Medya Uzmanı Ebubekir Türk ise özellikle son yıllarda sunulan yenilikler ve artan ticari potansiyeliyle şirketlerin sosyal medyada bulunmak zorunda kaldığını söyledi.

İnsanların değişen alışkanlıklarına karşı sosyal medyanın da sürekli kendini geliştirdiğini ifade eden Türk, “Ulusal firmaların büyük çoğunluğu, yatırımlarını fiziki mağazalar yerine e-ticaret sistemlerine kaydırmaya başladı. Doğal olarak bu durum, bankacılık sektörünün de kendini buna adapte etmesini zorunlu kıldı. İnternet ve mobil bankacılık her geçen gün kendini geliştirirken buna paralel olarak sanal korsanlar ve dolandırıcılar da artmaya başladı. Gelişmiş teknolojik altyapıları sayesinde aslını birebir taklit edebilen sanal korsanlar, bu yolla kişilerin banka bilgilerinden özel şifrelere kadar her şeyi elde edebiliyor.” diye konuştu.

Onur Özbizerdik'e 2 yıl 6 ay hapis cezası

İSTANBUL

Ulus’ta bir eğlence mekanına ateş açtığı gerekçesiyle yargılanan Onur Özbizerdik “ruhsatsız silah bulundurmak” ve “genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması” suçlarından 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 500 lira para cezasına çarptırıldı.

İstanbul 8. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya sanık Onur Özbizerdik katılmadı.

Olay tarihinde eğlence mekanında bulunan bir kişi tanık olarak dinlenildi.

Mahkeme, sanık Özbizerdik’in ”ruhsatsız silah bulundurmak” suçundan 10 ay hapis cezası ve 500 lira adli para cezasına “genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması” suçundan da 1 yıl 8 ay olmak üzere toplamda 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi.

Olay

Ulus’ta bir eğlence mekanının önünde görevli vale ile tartışan Onur Özbizerdik, silahla ateş açtıktan sonra olay yerinden uzaklaşmıştı.

Polis ekiplerinin gözaltına aldığı Özbizerdik, çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. İstanbul 8. Asliye Ceza Mahkemesi 3 Mayıs’ta Özbizerdik’in tahliyesine karar vermişti.

Muhabir: Mustafa Hatipoğlu,Murat Kaya,Muhammed Enes Can

Ankara Adliyesi önünde bıçak ve çekiçli kavga

ANKARA

Ankara Adliyesi önünde, aralarında husumet bulunan iki aile arasında çıkan, bıçak ve çekiçlerin kullanıldığı kavgada biri çocuk 3 kişi yaralandı.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Sıhhiye’deki Ankara Adliyesi önünde aralarında husumet bulunan iki aile arasında kavga çıktı.

Bıçak ve çekiçlerin kullanıldığı kavgada, biri çocuk 3 kişi yaralandı. Polisin müdahalesinin ardından olay yerine gelen sağlık ekiplerince Numune ve İbn-i Sina hastanelerine kaldırılan yaralıların hayati tehlikelerinin olmadığı öğrenildi.

Muhabir: Cankut Taşdan

Terör örgütü DHKP-C'nin hukuk yapılanmasına yönelik operasyon

İSTANBUL

İstanbul merkezli 5 ilde gerçekleştirilen terör operasyonunda, DHKP-C‘nin hukuk yapılanmasında yer aldıkları iddia edilen 15 avukat gözaltına alındı.

Alınan bilgiye göre, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, terör örgütü DHKP-C’nin talimatları doğrultusunda hareket ettiği tespit edilen, Halkın Hukuk Bürosu avukatlarına yönelik çalışma başlattı.

Söz konusu soruşturma kapsamında, İstanbul merkezli 5 ilde eş zamanlı operasyon düzenleyen ekipler, avukatlar Ö.Y, A.M, Y.E, S.G, A.Ü, E.Ç.G, Ş.E, Z.Ö, N.D, B.T, E.G, B.A, A.Ç, D.B.Ü. ve E.T’yi gözaltına aldı.

Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürüyor.

Silvan Belediyesi özel kalem müdürüne silahlı saldırı

DİYARBAKIR

Diyarbakır’ın Silvan Belediyesi Özel Kalem Müdürü İbrahim İçgil’in bulunduğu araca silahlı saldırı gerçekleştirildi.

Alınan bilgiye göre, görevlendirme yapılan Silvan Belediyesinde özel kalem müdürü olarak görev yapan İçgil’in, Yenişehir Mahallesi’ndeki evine gittiği sırada Üçyol mevkisinde kimliği henüz belirlenemeyen kişi ya da kişilerce içerisinde bulunduğu belediyeye ait araca ateş açıldı.

İçgil, şans eseri saldırıdan yara almadan kurtulurken kurşunların isabet ettiği araçta hasar oluştu.

Durumun bildirilmesi üzerine sevk edilen güvenlik güçlerince olay yerinde inceleme yapıldı.

Saldırıyla ilgili soruşturma başlatıldı. Saldırının terör örgütü PKK mensuplarınca gerçekleştirildiği şüphesi üzerinde duruluyor.

Başkentte terör örgütü DHKP-C operasyonu: 4 gözaltı

ANKARA

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, terör örgütü DHKP-C’ye yönelik yürütülen bir soruşturma kapsamında, haklarında gözaltı kararı bulunan 5 şüpheliden 4’ü Başkentte yakalandı.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının terör örgütü DHKP-C’ye yönelik yürüttüğü bir soruşturma kapsamında haklarında gözaltı kararı bulunan 5 şüpheliden 4’ünü Çankaya ilçesi Mithatpaşa Caddesi’ndeki bir hukuk bürosunda gözaltına aldı.

E.G, D.B.Ü, A.Ş. ve E.T. isimli şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından İstanbul’a gönderilecek.

Muhabir: Cankut Taşdan,Sertaç Bulur

Bekir Bozdağ'ın alıkonulma planına ilişkin davanın ilk celsesi başladı

ANKARA

Fetullahçı Terör Örgütü‘nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Jandarma Okullar Komutanlığındaki darbe faaliyetlerine ilişkin, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ ile dönemin Emniyet Genel Müdürü Celalettin Lekesiz’in de arasında bulunduğu bazı idarecilerin alıkonulması planına ilişkin 13 sanığın yargılandığı davanın ilk celsesi başladı.

Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya sanıklar, yakınları ve tarafların avukatları katıldı. Müşteki Bekir Bozdağ’ın avukatlığını oğlu Alperen Bozdağ yapıyor.

Kimlik tespitinin ardından Mahkeme Başkanı Abdullah Köksal’ın iddianameyi özetlemesinin ardından yargılamaya başlandı.

FETÖ’den ihraç edilen eski askerler Orhan Yıkılkan, Ali Bozgeyik, Cemil Çetin, Ferhat Fışkın, İbrahim Mert, Abdullah Serdar Acar, Coşkun Kazankaya, Yusuf Yiğit, Tarık Görener, Ramazan Atım, Özkan Doğanay, Nurettin Özdoğan ve Muharrem Demir Kale sanık olarak yer alıyor.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın eski başdanışmanı kurmay albay Orhan Yıkılkan, Genelkurmay çatı davasının da sanıkları arasında bulunuyor.

Sanıkların, “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs”, “TBMM’yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasına engellemeye teşebbüs”, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs”, “silahlı terör örgütü yöneticisi olma”, “silahlı terör örgütüne üye olma”, “örgütün faaliyeti çerçevesinde, cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlarından 3’er kez ağırlaştırılmış müebbet ve 37,5’er yıl hapisle cezalandırılmaları talep ediliyor.

Müştekiler arasında, 15 Temmuz’da Adalet Bakanı olan Başbakan Yardımcısı Bozdağ, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, dönemin Emniyet Genel Müdürü Lekesiz, Terörle Mücadele Dairesi Başkanı Turgut Aslan, İstihbarat Daire Başkanı Engin Dinç ile Özel Harekat Daire Başkanı Turan Aksoy yer alıyor.

Muhabir: Barış Kılıç, Tanju Özkaya

1 2 3 4 5 51