Turizmin başkenti Antalya 'Hint pazarı'nda da iddialı

ANTALYA – Ayşe Yıldız

Her yıl farklı ülkelerden milyonlarca turistin ağırlandığı Antalya‘nın, yaklaşık 10 milyar dolar cirosu bulunan Hint turizminden daha fazla pay almayı hedefleniyor.

Getirisi yüksek Hint turizmi için Antalya Valisi Münir Karaloğlu başkanlığında, turizm alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları, kamu kurum ve kuruluşlarının desteğiyle çalışmalar sürdürülüyor.

Rusya başta olmak üzere her yıl farklı ülkelerden turistleri ağırlayan Türkiye’nin incisi Antalya, Hint turizminden de daha fazla pay almayı amaçlıyor. Alternatif pazar arayışlarını sürdüren turizmciler, Hindistan’dan düğün, kongre, toplantı başta olmak üzere “grup turizmi”nin de merkezi olmak istiyor.

Vali Karaloğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “Hint turizminde kişi başı harcamalar çok yüksek. Onun için Hindistan pazarında düğün, kongre ve toplantı turizmine ağırlık vereceğiz. Biz her konuda olduğu gibi Hint turizminde de iddialıyız.” dedi.

“2018 için ciddi gruplar aldık”

Inventum Mice Turizm Şirketi yöneticisi Bünyat Özpak da 2018 için çok ciddi gruplar aldıklarını belirterek, “7-8 bin kişiyi Antalya’ya getirmeyi başaracağız. Ön ödemeleri aldık. Hindistan’dan en büyük düğünlerden birkaçını Antalya’ya kazandırdık. Hint turizminde çok iddialıyız, getirilebilecek en büyük grupları getirmeye başladık. Bunun ilerde artarak devamını bekliyoruz. Şubat ve nisan ayında büyük düğünler Antalya’da olacak.” dedi.

'Türkiye Finlandiya için son derece önemlidir'

ANKARA – NAZLI YÜZBAŞIOĞLU

Finlandiya’nın Ankara Büyükelçisi Paivi Kariamo, ikili ilişkileri ve Türkiye’ye dair izlenimlerini AA muhabirine değerlendirdi.

Ankara’daki görevine geçen yıl eylül ayında başlayan Kariamo, “Türkiye’ye darbe girişiminin ardından geldim. Geçen yıl istisnai bir yıldı ve bu durum çalışmalarıma çok yansıdı. Ülkedeki durum elbette farklıydı. Yalnızca ben değil, ülkedeki bütün büyükelçiler siyasi durumu takip ederken çok yoğundu.” diye konuştu.

Finlandiya’nın Ankara Büyükelçisi olarak bölgesel gelişmeleri, Irak, Suriye ve göç akını konularını da takip etmekle görevli olduğunu söyleyen Kariamo, Türkiye’ye geldiğinde hızlı bir başlangıç yaptığını belirtti.

Kariamo, “Türkiye, Finlandiya için siyasi açıdan son derece önemlidir. Finlandiya’nın Ankara Büyükelçiliği de Finlandiya gibi bir ülke için göreceli olarak büyüktür. Buraya atandığım için çok mutluyum. Burada, bu ülkede olmak istedim.” diye konuştu.

“İstanbul büyüleyici bir dünya başkenti”

Kariamo, iki ülkenin yüzyıllara dayanan tarihi bir dostluğa sahip olduğunu, “Dillerimiz arasında da ortak noktalar var. Dil yapısı ve bazı kelimeler aynı. Örneğin ‘kalabalık’ kelimesinin okunuşu ve anlamı aynı. Ayrıca bilimsel bir kanıt olmasa da çok eski zamanlarda, bir yerde bir arada olduğumuz ve daha sonra farklı yönlere gidip yerleştiğimiz inancı çok kuvvetli.” sözleriyle anlattı.

Türkiye’nin Finlandiya halkının çok sevdiği bir tatil yeri olduğunu söyleyen Kariamo, Alanya’da çok sayıda Finlandiyalının yaşadığını kaydetti.

Şanlıurfa, Gaziantep, Adana, Mersin, Antalya, İzmir, Trabzon gibi birçok yeri ziyaret ettiğini ve hepsinin kendine özgü güzelliklere sahip olduğunu belirten Kariamo, “Büyükelçi olarak Türkiye’ye gelmeden önce de İstanbul’un büyüleyici bir dünya başkenti olduğunu düşünürdüm.” diye konuştu.

Başkentte eylem hazırlığındaki 5 DEAŞ üyesi yakalandı

ANKARA

Ankara‘nın Etimesgut ilçesinde İstihbarat ve Terörle Mücadele ekiplerince düzenlenen operasyonda, ülkeye kaçak yollarla girdikleri ve yılbaşı kutlamalarına yönelik eylem hazırlığında oldukları belirlenen, terör örgütü DEAŞ üyesi yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Ankara Emniyet Müdürlüğü İstihbarat ve Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, yurda kaçak yollarla girdikleri ve yılbaşı kutlamalarına yönelik eylem hazırlığında oldukları belirlenen, biri Çeçenistan, biri Irak, üçü Suriye uyruklu 5 kişi takibe alındı.

Yürütülen teknik ve fiziki takip çalışmaları sonrası Etimesgut’ta iki ayrı adrese Terörle Mücadele ekiplerince operasyon düzenlendi.

Gözaltına alınan 5 şüphelinin kaldığı iki ayrı adreste yapılan aramalarda, çok sayıda sahte kimlik ve pasaport ile örgütsel doküman ele geçirildi.

Zanlıların ifadeleri doğrultusunda gözaltı sayısının artabileceği öğrenildi.

DEAŞ operasyonunda gözaltı sayısı arttı

Öte yandan, Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ve İstihbarat Şubelerinin koordinasyonunda 29 Aralık’ta başlatılan, 500 polisin katılımıyla terör örgütü DEAŞ’a yönelik operasyonlarda gözaltı sayısı ilk etapta 29’dan 37’ye yükseldi.

Yakalanan DEAŞ mensuplarının birçoğunun yabancı uyruklu olduğu, aramalarda ele geçirilen malzemelerden, şüphelilerden bazılarının, yılbaşında eylem için keşif ve hazırlık yaptıkları tespit edilmişti.

Bugün düzenlenen ikinci operasyonla Ankara’da gözaltına alınan şüpheli sayısı 42’ye çıktı.

Muhabir: Cankut Taşdan,Sertaç Bulur

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan yeni yıl mesajı

ANKARA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yeni yıl dolayısıyla yayımladığı görüntülü mesajında, 2018’in hayırlı olması temennisinde bulundu.

Cumhurbaşkanı olarak 2017’de yurt genelinde 51 şehre 64 ziyaret gerçekleştirdiğini belirten Erdoğan, her fırsatta vatandaşlarla kucaklaşmanın, hasbihal etmenin, hasret giderme gayretinde olduğunu bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara ve İstanbul’da katıldığı çok sayıda programla hem kurumların çalışmalarını yakından gördüğünü hem de mesajlarını yurt içi ve dışına iletme imkanı bulduğunu aktardı.

Yıl içinde 25 ülkeye 34 ziyaret gerçekleştirdiğine değinen Erdoğan, “Ülkemizi uluslararası alanda en iyi şekilde temsil etmeye çalıştık” diye konuştu.

Önceki yılın PKK’nın terör eylemleri, tarihin en büyük ihanetlerinden 15 Temmuz’daki Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) darbe girişimi gibi olayların gölgesinde tamamlandığını anımsatan Erdoğan, “Bu terör eylemlerini ve darbe girişimini hem içeride yürüttüğümüz operasyonlar hem de Suriye’de başlattığımız Fırat Kalkanı Harekatı’yla boşa çıkarmamız tarihimizin en önemli hadiselerinden biri oldu” ifadesini kullandı.

“İstihdam seferberliği sürecek”

Bu yılın da benzer mücadelelerle dolu geçtiğine dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti:

“FETÖ ve PKK başta olmak üzere terör örgütleriyle mücadele konusunda çok önemli adımları attığımız 2017 yılında özellikle ekonomi alanında ciddi saldırılarla karşı karşıya kaldık. Hamdolsun milletimizin feraseti, hükümetimizin dirayeti ve dostlarımızın desteğiyle tüm bu saldırıları akamete uğrattık. Aldığımız tedbirler sayesinde ilk üç çeyrekte yüzde 7,4’lük büyüme elde etmeyi, ihracatımızı 155 milyar doların üzerine çıkarmayı, işsizliği yeniden düşüşe geçirmeyi başardık. İş dünyamızla birlikte geçtiğimiz yıl mevcut çalışanların üzerine artı 1 olarak başlattığımız istihdam seferberliğini önümüzdeki yıl mevcut çalışanların üzerine artı 2 olarak sürdürme kararı aldık. İnşallah işsizliği ülkemizin gündeminden tamamen çıkartana kadar durmayacak, bu çalışmaları devam ettireceğiz.”

“Stratejik bir önceliğimizdir”

Kamu kuruluşlarına hizmet veren firmalardaki işçilerin kurumlarında daimi olarak çalışmaya devam etmelerini sağlayacak düzenlemenin de bu yılın önemli gelişmeleri arasında yer aldığını vurgulayan Erdoğan, “Kamuoyunda ‘Taşeron işçilere kadro verilmesi’ olarak bilinen bu düzenlemeyle uzun zamandır konuşulan, tartışılan bir meseleyi daha çözmüş olduk.” dedi.

Söz konusu düzenlemenin hayırlı olması temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Ülkemizin en önemli meselelerinden biri olan cari açığın azaltılması için, bir yandan enerji üretiminde kendi potansiyelimizi harekete geçirmeye, diğer yandan da ithal ettiğimiz ürünleri ülkemizde üretmeye dönük çalışmalara hız verdik. Enerjide, su, rüzgar, güneş, termal, nükleer ve diğer tüm kaynakları seferber ederek, dışa bağımlılığımızı azaltmak aynı zamanda stratejik bir önceliğimizdir.” 

Erdoğan, ülkeyi savunma sanayisi ihtiyaçları ve yüksek teknolojiye dayalı ürünlerin üretimleri konusunda da mutlaka çok daha ileri bir seviyeye çıkartmak zorunda olduklarına işaret etti. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu meseleyi, istiklalimizi ve istikbalimizi güvence altına alabilmemizin en önemli unsurlarından biri olarak görüyoruz. Bunun için, önümüzdeki yıl enerji, savunma sanayi ve yüksek teknoloji konularındaki projelerimizi, yenilerini de ekleyerek sürdürmekte kararlıyız.” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi 

Geçen yılın en önemli hadiselerinden birini de ülke yönetiminde gerçekleştirilen köklü değişik olduğuna değinen Erdoğan, 16 Nisan’daki halk oylamasında kabul edilen anayasa değişikliğiyle, Türkiye’nin cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçme kararı aldığını hatırlattı.

“Böylece, geçmişte yaşadığımız pek çok darbeye, muhtıraya, cunta girişimine, istikrarsızlığa ve buna bağlı olarak ekonomik krize, vesayetin hakimiyetine engel olamayan mevcut sistemi artık terk ediyoruz” diyen Erdoğan, bunun yerine, doğrudan milletin seçtiği cumhurbaşkanının ülkeyi yönettiği, siyasi istikrarı garanti altına alan bir sistemle yola devam edileceğini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 16 Nisan’da hayata geçirilen bu yönetim reformunu aynı zamanda, Türk milletinin 15 Temmuz’da gösterdiği fedakarlığa siyaset kurumunun bir teşekkürü olarak da gördüklerini belirterek, şunları ifade etti:

“Ülkesine ve devletine canı pahasına sahip çıkan bu millete, daha güçlü, daha müreffeh, daha güvenli bir Türkiye bırakmak en büyük sorumluluğumuzdur. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin, 2023 hedeflerimizle somut çerçevesini çizdiğimiz, 2053 ve 2071 vizyonlarımızla istikametini belirlediğimiz büyük ve güçlü Türkiye ülküsünün lokomotifi olacağına inanıyoruz. Türkiye’nin gerçek potansiyelini, gerçek büyüklüğünü, yurt dışına yaptığımız seyahatlerde çok daha iyi görme imkanına sahip oluyoruz. Geçtiğimiz günlerde yaptığımız Sudan, Çad, Tunus ziyareti, bunun en güzel örneklerinden biridir. Özellikle Sudan’da şahsımızda ülkemize ve milletimize gösterilen teveccüh, bizlere tarihi sorumluluklarımızı tekrar ve tekrar hatırlatmıştır.”

Benzer bir manzaraya, Sırbistan ve Yunanistan seyahatlerinde de şahit olduklarına dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:

“Biz, Afrika’ya, Orta Doğu’ya, Orta Asya’ya, Balkanlara yönelik açılımlarımızla, bu topraklarda senelerdir bekleyen tohumları yeşertmenin gayreti içindeyiz. Gittiğimiz yerlerdeki kardeşlerimizin de bize aynı iştiyakla, aynı heyecanla, aynı umutla baktıklarını, sarıldıklarını görüyoruz. Karşılıklı sevginin, saygının ve muhabbetin olduğu bir yerde, bunun tüm insanlık için hayırlara vesile olacak neticelere tebdil olmasını kimse engelleyemez.”

“Kudüs meselesi yeni bir imtihan haline dönüşmüştür”

“Kudüs meselesi, ülkemiz ve bölgemizle birlikte dünyanın her köşesindeki Müslümanlar ve mazlumlar için yeni bir imtihan haline dönüşmüştür.” ifadelerini kullanan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Amerika’nın attığı adım, İsrail dışında hiçbir ülkeden makes bulmamış, tam tersine, Kudüs’ün Filistin’in başkenti olarak ilan edilmesiyle hayırlı bir gelişmenin kapılarını aralamıştır. Tüm milletime, bu konuda gösterdikleri dik duruş ve ortaya koydukları samimi tavır için şükranlarımı sunuyorum.”

“Bölgedeki gelişmeler Türkiye’nin geleceğini yakından ilgilendiriyor”

Erdoğan, yeni yıl dolayısıyla yayımladığı görüntülü mesajında, Suriye, Irak, Filistin, Libya başta olmak üzere bölgedeki gelişmelerin Türkiye’nin geleceğini yakından ilgilendirdiğini belirtti.

“Her ne kadar bazıları bizim bu coğrafyalardaki gelişmeler konusundaki hassasiyetimizin sebebini anlayamıyor olsa da, bu hususta milletimizle tam bir mutabakat içinde olduğumuzu biliyoruz.” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bölgesindeki meseleleri çözmeden kendi geleceğini güvence altına alamayacağı gerçeğinin kendilerini daha aktif, daha kararlı, yeri geldiğinde daha çok risk alan bir dış politika izlemeye yönelttiğini vurguladı.

Son dönemdeki tecrübelerin “sahada olmadan masada olunamayacağını” çok net bir şekilde gösterdiğini ifade eden Erdoğan, şunları söyledi:

“Geçtiğimiz yıl, Suriye’de İdlib operasyonunu başlatarak, Irak’ta bölgesel yönetimin bağımsızlık girişimini boşa çıkartarak, bu yönde önemli adımlar attık. Kudüs meselesi, ülkemiz ve bölgemizle birlikte dünyanın her köşesindeki Müslümanlar ve mazlumlar için yeni bir imtihan haline dönüşmüştür. Amerika’nın attığı adım, İsrail dışında hiçbir ülkeden makes bulmamış, tam tersine, Kudüs’ün Filistin’in başkenti olarak ilan edilmesiyle hayırlı bir gelişmenin kapılarını aralamıştır. Tüm milletime, bu konuda gösterdikleri dik duruş ve ortaya koydukları samimi tavır için şükranlarımı sunuyorum. Bu süreçte teklifimizi destekleyen 127 dünya ülkesine teşekkür ediyorum.”

“Çok önemli gelişmelerin bizi beklediğini biliyoruz”

Bu süreçte adaletten, hukuktan ve barıştan yana tavır koyan, Kudüs’ün tarihi statüsüne sahip çıkan bütün ülkelere teşekkür eden Erdoğan, şöyle konuştu:

“Önümüzdeki yıl, gerek içeride, gerekse dışarıda yine çok önemli gelişmelerin bizi beklediğini biliyoruz. Her alanda ülkemizi güçlendirerek, devlet-millet tam bir dayanışma içerisinde karşımıza çıkabilecek yeni sıkıntılara hazırlıklı olmak için gece, gündüz çalışmayı sürdüreceğiz. 2019 yılının Mart ayında yapılacak mahalli seçimler ile aynı yılın Kasım ayında yapılacak milletvekili ve cumhurbaşkanlığı seçimleri, ülkemizin geleceği bakımından kritik öneme sahiptir. Tüm vatandaşlarımdan, ülkemizin ve milletimizin geleceği için heyecanı, hedefi, projesi, enerjisi olan kadrolara sahip çıkmalarını, onlara yol göstermelerini bekliyorum. Bu kritik süreçte kışkırtmalara karşı uyanık olmalı, siyasi hesaplar uğruna bizi birbirimize düşürmek isteyenlere asla fırsat vermemeliyiz. Son olarak, tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet uğrunda gözlerini kırpmadan hayatlarını ortaya koyan tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize sağlık ve afiyet diliyorum.”

2018’in millet ve tüm insanlık için hayırlı olması temennisini yineleyen Erdoğan, “Yeni yılda, acıların, zulümlerin, adaletsizliklerin son bulduğu; huzurun, mutluluğun, refahın hakim olduğu yeni bir dünyada buluşmak dileğiyle, hepinize sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum. Kalın sağlıcakla.” ifadeleriyle mesajını tamamlandı.

Muhabir: Sarp Özer

'2 milyon insanın ölmeye gittiğini idrak edemiyorlar'

SİNOP

Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sırasında tankın önüne yatan Metin Doğan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 15 Temmuz gecesi ve sonrasında pek çok vatansever insanla tanıştığını, her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının ülkesi ve milleti için yapacağı bir şeyler bulunabileceğini, kendisinin de ölmeden bunu gerçekleştirme fırsatı yakaladığı için gururlu olduğunu söyledi. 

Hain darbe girişiminin ülkenin geleceğine vurulmuş bir hançer olduğuna işaret eden Doğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“15 Temmuz’la ilgili tartışmaları komik olarak görüyorum. İnsanlar, benim ikinci tankın altında öldüğümü sandı. Yerden kalktığımda etrafımda 10-12 kişi oldu. Zaman geçtikçe sayı arttı. Sonrasında Sayın Cumhurbaşkanımızın çağrısı üzerine 2 milyon insan ölmek için koşarak oraya geldi. 15 Temmuz’a ‘oyun’ diyenler, emir değil, çağrı üzerine 2 milyon insanın ölmeye gittiğini idrak edemiyor. Bu tip yorumlar 250 şehit vermiş bir toplum olarak bizleri üzüyor.”

Halkın üzerine gerçek mermiler, uçaklar ve tanklarla saldırılmasının dünyanın hiçbir yerinde “oyun” diye nitelendirilemeyeceğini aktaran Doğan, Gezi Parkı odaklı olaylara “gerçek” diyen aynı insanların 15 Temmuz gibi bir destana “oyun” demesinin şaşırtıcı olduğunu kaydetti.

Ülkesi ve milleti için her zaman aynı özveriyi göstermeye hazır olduğunun altını çizen Doğan, “15 Temmuz’a ‘oyun’ demek küstahlıktır. Allah göstermesin ama bu ülke gelecekte yine böyle bir durumla karşılaşırsa aynı özveride bulunmaya hazırım. Şunu iyi bilsinler ki öyle bedavaya canımı vermem. Sonuna kadar savaşır, ne yapmak gerekiyorsa onu yaparım.” ifadesini kullandı.

Doğan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a büyük sevgi ve saygı duyduğunu çünkü dünyanın her yerindeki mazlum ve yardıma muhtaç insanların sesi olduğunu kaydetti.

Yılbaşını kana bulayan saldırının acıları hala taze

İSTANBUL – HANİFE SEVİNÇ

Ortaköy’deki eğlence merkezi Reina‘da yılbaşı gecesi düzenlenen ve 39 kişinin yaşamını yitirdiği terör saldırısında yakınlarını kaybedenlerin acıları hala taze.

DEAŞ terör örgütünün saldırısında hayatını kaybedenlerden biri de 48 yaşındaki Ayhan Arık‘tı. Reina’ya getirdiği turist kafilesini beklerken yaşamını yitiren 48 yaşındaki Arık’ın kardeşi Tarık Arık, acısını hafifletmek için sık sık ağabeyinin Habipler Yeşilyayla Mezarlığı’ndaki kabri başına giderek dua ediyor.

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Arık, turizm şoförü olan ağabeyinin yılbaşı gecesi turist kafilesini Reina’ya götürdüğünü, mekanın kapısında şehit polis memuru Burak Yıldız’la sohbet ederken saldırgan Abdülkadir Masharipov’un açtığı ateş sonucu yaşamını yitirdiğini söyledi.

DEAŞ terör örgütünün gerçekleştirdiği bu saldırının dinle alakasının olmadığını vurgulayan Arık, “Müslüman insan böyle insanlara ateş etmez, savunmasızları öldürmez. Sana ne milletin eğlencesinden.” diye konuştu.

“Adalete sonsuza kadar güveniyorum”

Arık, davaya bakan mahkeme heyetine, yetkililere, sanıkları yakalayanlara teşekkür ederek, şöyle devam etti:

“Adalete sonsuza kadar güveniyorum. Dava dosyası en ince ayrıntısına kadar araştırılarak oluşturulmuş. Suçlu olan ve olmayanlar belli. Hepsi Kayseri’de buluşuyor, Konya’da buluşuyor. DEAŞ’ın resimleri var. Siz neye hizmet ediyorsunuz. Terörist Müslüman olamaz, dinle alakası olamaz.

Sanıklar tek tek yakalandı. Onlar sağ yakalandılar ve bir ömür boyu acı çekecekler. Ben nasıl bir ömür boyu acı çekeceksem o da çekecek. Ben acı çekiyorum. Uyuyamıyorum. Ağabeyimin kimseye zararı yoktu. Melek gibiydi. Güler yüzlü ve hiç kimseye kötü söz söylemezdi. Ağabeyimin iki tane oğlu var. Bir Ayhan gider, bin tane gelir. Bunu bilsinler.” 

“İçimdeki acı dinmedi”

Aynı saldırıda yaşamını yitiren Suriyeli Mohamad Elhod’un annesi Ahed Achky de, organizasyon işiyle uğraşan 23 yaşındaki oğlunun yılbaşı gecesi gerçekleşen saldırıda hayatını kaybettiğini anımsattı.

Achky, duygularını şöyle dile getirdi:

“Haberi öğrendiğim andan bugüne içimdeki acı dinmedi. Oğlum organizasyon işi yaptığından dolayı o gece oradaydı. Daha önceden de organizasyon işlerine müşteri temin etmekteydi, organizatörlük yapmaktaydı. Oğlumun ve onun gibi onlarca kişiyi hayattan koparan teröristlerin cezalandırılmalarını, adaletin yerini bulmasını diliyorum.” 

TOKİ'nin 2018 hedefi yaklaşık 70 bin konut

ANKARA – Zehra Aydın

Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanı Ergün Turan, “İçinde oturmayacağımız evi teslim almıyoruz” sloganıyla konut ürettiklerini vurgulayarak, 2018’de 65-70 bin arası konut inşa etmeyi hedeflediklerini söyledi.

Başkan Turan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, TOKİ’nin konuta erişmekte zorlanan vatandaşlar için yegane kuruluş olduğunu belirtti.

2016’da 65 bin, 2017’de ise 65-70 bin arası konut ürettiklerini aktaran Turan, “Bunlar Türkiye’de yapılan toplam konutun yaklaşık yüzde 10’unu oluşturuyor.” dedi.

Konut sektöründe satışların 2016’da 2015’e göre daha iyi olduğunu ifade eden Turan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“2017 de 2016’ya göre satışlarda daha iyi bir yıldı ancak belli ekonomik segmentlerde biraz arz fazlası olabilir. Bizim bulunduğumuz segmentte dar gelirli ve orta gelirli vatandaşlarda asla bir arz fazlası yok. Aralık ayında, en az üç beş bölgede satışa sunduğumuz konutun yaklaşık 10-20 katı müracaat aldığımız yerler var. Dolayısıyla sosyal konuta ihtiyaç duyulan ve arazi üretebildiğimiz her yerde çok hızlı konut yapımına devam edeceğiz.

2018 yılı için yaklaşık 65-70 bin konut rakamını hedefledik. 2023 yılı hedefimiz 1 milyon 200 bin konuta erişmek. İdarenin 1 milyon konut hedefi vardı, 2015’te bunu revize ettik, 1 milyon 200 bin konuta çıkardık. Şimdi geldiğimiz noktada 820 bin konut rakamına ulaştık yani önümüzde 6-7 yıl içerisinde inşallah hedeflediğimiz rakamı aşmış olacağız.”

Öncelik yatay ve yöresel mimaride

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla TOKİ’nin konut inşasında yatay ve yöresel mimariye yöneldiğini kaydeden Turan, “Yaklaşık 3-3,5 yıldır İdare tarafından yapılan konutların yüzde 84’ünü 6 kat ve aşağısı binalar oluşturuyor. Bütün kasaba ve şehirlerde ‘En yüksek bina TOKİ binası olmayacak’ dedik ve bu prensiple yola devam ediyoruz.” diye konuştu.

TOKİ’nin, Türkiye’de konusunda en uzman kuruluş olduğuna dikkati çeken Turan, şöyle devam etti:

“Kalitesiyle tartışılan değil kalitesiyle örnek, referans olacak bir kuruluştur ve bütün paydaşlarımız da bu konuda çok ciddi çaba gösteriyor. ‘İçinde oturmayacağımız evi teslim almıyoruz’ sloganıyla hareket ediyoruz. Bütün paydaşlarımızla birlikte her yıl bir önceki yıla göre daha kaliteli yapılar inşa ediyoruz. ‘Bizden daha önceki arkadaşlarımız daha kötü yapılar inşa etti’ demek istemiyoruz. Umudumuz şu; inşallah bizden sonra gelen arkadaşlarımız da daha iyi işler yapacak.”

Önemsedikleri diğer bir konunun da “mahalle kültürü” olduğunu dile getiren Turan, farklı ekonomik katmandaki insanları bir arada yaşatan mahalle kültürüne çok önem verdiklerini, bu doğrultuda Manisa, Muğla, Gaziantep, Kayaşehir’de çalışmalar yaptıklarını ve yapmaya devam ettiklerini kaydetti.

Turan, “İznik’te 165 konutluk bir mahalle yaptık, çok şirin mahalle. Tek başına gezilmesi gereken bir mahalle. Bu örnek bundan sonra TOKİ’nin bütün üretim disiplinlerinde var olacak.” ifadelerini kullandı.

“Cumhurbaşkanımız Karaman’daki konutları beğendi”

Turan, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Karaman’da yapılan konutları helikopterle havadan incelediklerini söyledi.

Karaman’da yaklaşık 2 bin konut inşa ettiklerini vurgulayan Turan, “Tamamı satılmış ve yaklaşık 10 katı başvuruyla satılmış. Karaman’ın sosyal konut anlamında müthiş gelişim potansiyeli var. Cumhurbaşkanımız Karaman’daki konutları beğendi. Konutlar şu anda bitme aşamasında, yakında teslim edeceğiz.” diye konuştu.

TOKİ Başkanı Turan, Karaman’da sanayinin geliştiğini, çalışmak için başka illerden kente gelenler olduğunu belirtti.

2017'de en çok tercih edilen çocuk isimleri

ANKARA – MUHAMMED BOZTEPE

Türkiye’de 2017’de doğan kız bebeklere en fazla “Zeynep“, erkek bebeklere de “Yusuf” ismi verildi.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, kız çocuklarda “Zeynep”ten sonra en fazla tercih edilen isimlerde ikinci sırayı “Elif”, üçüncü sırayı “Defne”, dördüncü sırayı “Hiranur”, beşinci sırayı da “Ebrar” aldı.

Eylül, Miray, Zehra, Ecrin ve Azra da bu yıl doğan kız çocuklarına en fazla verilen isimler arasında yer buldu.

Kız çocuklarına 2016’da en fazla verilen 10 isim sırayla, Zeynep, Elif, Hiranur, Defne, Miray, Azra, Zehra, Ecrin, Nehir ve Eylül oldu.

“Yusuf” 5 yıldır zirvede

Erkek bebeklerde ise aileler 5 yıldır en çok “Yusuf” ismini tercih etti. Bu yıl da ilk sırada yer alan Yusuf ismini sırasıyla Eymen, Ömer, Emir, Miraç, Mustafa, Ahmet, Berat, Ömer Asaf ve Mehmet isimleri takip etti.

2016’da erkek çocuklara en fazla verilen 10 isim sırayla, Yusuf, Eymen, Ömer, Mustafa, Miraç, Berat, Ahmet, Hamza, Mehmet ve Emir olmuştu.

18 ilde Ömer Halis ismi

Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında darbeci general Semih Terzi’yi vurarak gecenin seyrini değiştiren isimler arasında yer alan şehit Astsubay Ömer Halisdemir’in adı 18 ilde, aileler tarafından tercih edilen ilk 10 isim arasında yer aldı.

Aksaray, Bayburt, Düzce, Erzincan, Giresun, Gümüşhane, Kahramanmaraş, Kastamonu, Malatya, Nevşehir, Niğde, Rize, Samsun, Sinop, Sivas, Tokat, Trabzon ve Yozgat’ta “Ömer Halis” ismi bebeklere en çok verilen isimlerden oldu. Bu isim, Ömer Halisdemir’in memleketi Niğde’de ilk sırada yer aldı.

Balıkesir’de Emir, Bayburt’ta Ertuğrul, Tekirdağ’da Çınar

2017’de kütük kaydına göre Eymen ismi en çok Adana, Aksaray, Amasya, Ankara, Antalya, Ardahan, Artvin, Aydın, Bartın, Bilecik, Bolu, Burdur, Çanakkale, Çankırı, Çorum, Denizli, Edirne, Giresun, Kırıkkale, Kırşehir, Kütahya, Manisa, Mersin, Osmaniye, Samsun, Sivas, Tokat, Uşak, Yalova, Yozgat ile Zonguldak’ta doğan bebeklere verildi.

Yusuf ismi, Adıyaman, Afyonkarahisar, Ağrı, Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Erzurum, Hatay, Iğdır, Kahramanmaraş, Kars, Malatya, Mardin, Muş, Nevşehir, Siirt, Şanlıurfa ve Van’da en çok tercih edilen isim oldu.

Düzce, Erzincan, Gümüşhane, Ordu, Rize, Sakarya, Sinop, Trabzon’da “Ömer Asaf”, Balıkesir, İzmir, Karabük, Kocaeli, Muğla’da “Emir”, Bursa, Eskişehir, İstanbul, Kastamonu’da “Ömer”, Isparta, Karaman, Kayseri, Konya’da “Mustafa”, Hakkari ve Şırnak’ta “Muhammed”, Tekirdağ ile Kırklareli’nde “Çınar”, Gaziantep ve Kilis’te “Mehmet”, Bayburt’ta “Ertuğrul” ve Tunceli’de ise “Deniz” isimleri ilk sırada yer aldı.

63 ilde “Zeynep” ilk sırada

Adana, Adıyaman, Afyonkarahisar, Ağrı, Aksaray, Amasya, Ankara, Ardahan, Artvin, Balıkesir, Bayburt, Bingöl, Bitlis, Bolu, Bursa, Çanakkale, Çankırı, Çorum, Diyarbakır, Düzce, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hatay, Iğdır, Isparta, Kahramanmaraş, Karabük, Kars, Kastamonu, Kayseri, Kırıkkale, Kırşehir, Kilis, Kocaeli, Kütahya, Malatya, Manisa, Mardin, Muğla, Muş, Nevşehir, Niğde, Ordu, Osmaniye, Rize, Sakarya, Samsun, Siirt, Sinop, Sivas, Şanlıurfa, Tokat, Trabzon, Uşak, Van, Yalova, Yozgat, Zonguldak’ta “Zeynep”, Antalya, Batman, Bilecik, Burdur, Denizli, Karaman, Konya’da ise “Elif” isimleri ailelerin en çok tercih ettiği isimler oldu.

Aydın, Edirne, İstanbul, İzmir, Kırklareli, Mersin, Tekirdağ, Tunceli’de “Defne”, Bartın’da “Esila”, Hakkari’de “Eylül” ve Şırnak’ta “Ecrin” çok tercih edilen isim oldu.

Adana'da FETÖ/PDY operasyonu

ADANA

Adana’da Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) yönelik operasyonda biri kadın 3 şüpheli gözaltına alındı.

Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şubesi ekipleri, FETÖ/PDY’ye yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında merkez Yüreğir ilçesinde iki adrese operasyon düzenledi.

Operasyonda örgütün şifreli haberleşme programı “ByLock”u kullandığı iddia edilen M.A. ve eşi Z.V.A. ile akrabaları N.B. gözaltına alındı.

Adreslerde yapılan aramalarda sahte kimlikler ve örgütsel dokümanlar ele geçirildi. İki telefon kullandığı tespit edilen N.B’nin, örgütsel görüşmeleri yaptığı öne sürülen cep telefonu ise attığı tuvalette bulundu.

N.B’nin “gaybubet evi”nde kalan akrabaları MA. ve Z.V.A’ya destek sağladığı ileri sürüldü.

Şüpheliler, Adana Adli Tıp Biriminde sağlık kontrolünden geçirildikten sonra sorgulanmak üzere emniyete götürüldü.

Muhabir: Eren Bozkurt

Yunanistan'a kaçmak isteyen FETÖ şüphelileri yakalandı

EDİRNE

Edirne‘de hudut askerleri, Yunanistan‘a kaçma girişimindeki 3 Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) şüphelisi ile Pakistan uyruklu göçmen kaçakçısını yakaladı.

Alınan bilgiye göre, 54. Mekanize Piyade Tugay’ına bağlı “hudut kartalları” olarak da anılan hudut birliği askerleri, Yunanistan sınırındaki 1. Derece Askeri Yasak Bölge’de 4 kişilik bir kaçak grubu tespit etti.

Hakkında yakalama kararı bulunduğu belirtilen Yıldız Teknik Üniversitesi eski öğretim görevlisi M.A, Dokuz Eylül Üniversitesi eski öğretim üyesi A.C.E, örgütle ilişkisi tespit edilen İzmir’deki bir dershanede öğretmenlik yapan G.H ile FETÖ şüphelilerine kılavuzluk yaptığı iddia edilen Pakistan uyruklu şüpheli yakalandı.

Gözaltına alınan ve üzerinde harici bellek ile döviz bulunan şüphelilerin işlemleri sürüyor.

Muhabir: Salih Baran

1 2 3 4 5 70