'Demirhan beni 2 kez FETÖ elebaşı ile görüştürdü'

MERSİN

FETÖ elebaşı Fetullah Gülen‘in bir numaralı sanık olduğu, aralarında darbe girişimi gecesi kendisini “sıkıyönetim komutanı” ilan eden eski Deniz Kuvvetleri Akdeniz Bölge Komutanı Tuğamiral Nejat Atilla Demirhan ve eski 3. Sınıf Emniyet Müdürü Hasan Basri Dağdelen’in de bulunduğu, çoğunluğu rütbeli askerlerden oluşan 2’si firari 21’i tutuklu 32 sanığın yargılandığı davanın 3. celsesi, Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı.

Duruşmaya, sanıklar, avukatları ve sanık yakınları katılırken, bir sanık bulunduğu ceza infaz kurumundan Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya bağlandı.

Önceki oturumlarda sanıkların tamamına yakınının savunmalarını alan ve bazı tanıkları dinleyen mahkeme heyeti, bu oturumda da tanıkları dinlemeye devam etti.

Tanıklardan emekli deniz subayı B.K, Demirhan ile akademide aynı dönem okuduklarını belirterek, 1991-1992 yıllarında yüksek lisans eğitimi için Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından Amerika Birleşik Devletleri’ne (ABD) gönderildiklerini anlattı.

Eğitim sırasında gittikleri bir villadan bahseden tanık, şöyle konuştu:

“ABD’deyken bir hafta sonu Demirhan, Türkiye’den bir eğitim heyetinin geldiğini ve beraber gitmemizi söyledi. Ben, Demirhan ve Cengiz Ekin, heyetin bulunduğu söylenen San Jose bölgesinde tek katlı bir villaya gittik. Villanın önü ayakkabı doluydu, herhalde bir 100 ayakkabı vardı. İçeriye girdiğimizde yerde oturan genç bir güruh vardı. Karşılarında da sonradan Fetullah Gülen olduğunu öğrendiğim kişi kanepede oturuyordu. Yanında da o imamları gibi giyinen kişiler vardı. Beni yanına oturttular. Olayı fark edince ‘Siz hangi eğitim grubusunuz, hangi bakanlıktan geliyorsunuz’ şeklinde çıkışlarım oldu. Bunun üzerine Demirhan yanıma gelerek, ‘Yanlış gruba gelmişiz, gidelim’ dedi. Oradan ayrıldık ama onlar zaten Gülen’i öpmüşlerdi.”

İkinci görüşme İstanbul’da

B.K, sonrasında FETÖ tarafından kendisine şiir kitabının gönderildiğini belirterek, kitabın ön sözünde Gülen için “Işığın komutanı” ifadesinin yer aldığını, Gülen’in kendisini beğendiğini ve irtibat kurmak istediğinin iletildiğini belirtti.

Demirhan ve Ekin’e yaptıkları işin “Boş işler” olduğunu söyleyerek, uyarılarda bulunduğunu savunan B.K, şunları söyledi:

“Akademi son sınıftayken, herhalde 1996-1998 yıllarıydı. Demirhan yine bir ziyaretten bahsetti. Meraktan gittim. İstanbul Altunizade’de dershane gibi bir yerin arka kapısından son kata çıktık. Gülen yine oradaydı, tanıştırdılar. Oradan ayrılınca 6 kişinin ismini Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na bildirdim. Bu rapordan sonra hakkımda değişik iddialar, raporlar, CD’ler ortaya attılar. Komutanlık yapıyordum, bu soruşturmalar nedeniyle görevden aldılar. Sonrasında yine görevime döndüm ancak 2 yıl sonra meslekten kendi isteğimle ayrıldım. Zamanında benim raporuma yönelik gerekli işlem yapılsaydı belki 15 Temmuz yaşanmazdı. O dönem bu şikayetleri işleme koymayan komutanlar daha sonra yargılandı.” diye konuştu.

Tanığın ifadeleri üzerine söz alan Demirhan, iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunarak, kendisinin akademide sınıf birincisi olmasından dolayı tanığın husumet beslediğini ileri sürdü.

Demirhan’ın, B.K’dan iddialarını kanıtlamasını istemesi üzerine araya giren mahkeme başkanı, ikili tartışmalara girilmemesi uyarısında bulundu.

“Kendini ‘sıkıyönetim komutanı’ ilan etti”

15 Temmuz’da Mersin’de görevli bazı asker ve polislerden oluşan diğer tanıklar da Demirhan’ın darbe girişimi gecesinde kendisini “Sıkıyönetim komutanı” ilan ederek, emirler verdiğini ileri sürdü.

Bir tanık, Demirhan’ın birliğe kimsenin alınmamasını emrettiğini, giren polis de olsa ateş açılmasını istediğini iddia etti.

Etkin pişmanlıktan yararlanan bazı tanıkların da sanıklar hakkındaki ifadelerini dinleyen heyet, oturuma yarın devam edilmesine karar verdi.

Muhabir: Sezgin Pancar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir