CİMER'e 'Adnan Oktar' şikayeti sürüyor

ANKARA – İlkay Güder

Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezine (CİMER), Adnan Oktar‘ın sahibi olduğu A9 televizyon kanalı ve internet üzerinden yaptığı yayınlarla ilgili geçen yıl binlerce şikayet ulaştı, bu yılın sadece ilk ayında başvuru sayısı 900’e yaklaştı.

‘Adnan Oktar’ RTÜK’e 444 kez şikayet edildiVatandaşlardan RTÜK ve Diyanet’e “Adnan Oktar” şikayetiDiyanet-Sen’den Adnan Oktar hakkında suç duyurusuRTÜK’ten Adnan Oktar’ın kanalına ceza

A9 kanalı ve internet üzerinden yaptığı yayınların içeriği nedeniyle kamuoyunda tepkilere neden olan Adnan Oktar ile ilgili gerek Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) gerekse CİMER ve Başbakanlık İletişim Merkezi (BİMER) üzerinden iletilen şikayetlerin arkası kesilmiyor.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, CİMER’e, Adnan Oktar’ın sahibi olduğu A9 televizyon kanalı ve internet üzerinden yaptığı yayınlarla ilgili son bir yıl içinde binlerce başvuru yapıldı. Sadece 2018’in ilk ayında CİMER’e 895 şikayet ulaştı.

CİMER’e söz konusu başvurular 3 başlık altında gerçekleşti. Bu kapsamda “A9 kanalının yayınları”, “toplumun genel ahlakına, milli ve manevi değerlerine saygısızlık” ve “Elvan Koçak’ın basına da yansıyan kızlarının alıkonulması şikayetleri sonrası oluşan tepkiler” konularıyla ilgili CİMER’e şikayette bulunuldu.

“RTÜK’e 310 sevk yapıldı”

Söz konusu A9 televizyonunun yayınlarıyla ilgili RTÜK’e bu başvurulardan 310 sevk yapıldı. Daha sonra RTÜK, şikayet konusu yayınların internet üzerinden gerçekleştirilmesi nedeniyle konunun Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna (BTK) iletilmesi talebinde bulundu.

Nihayetinde, “internet üzerinden yapılan yayınların, yasal düzenlemeyle RTÜK’ün denetimi altına alınması” konusu gündeme geldi.

“Toplumun genel ahlakına saygısızlık”

CİMER’e, konuya ilişkin toplumun genel ahlakına, milli ve manevi değerlerine saygısızlık şikayetleri de geldi.

Avusturya’da yaşayan Türk vatandaşı Elvan Koçak’ın basına da yansıyan “kızlarının alıkonulması” şikayeti sonrası da kanala tepkiler oluştuğu bilgisi de paylaşıldı.

“5 kez program durdurma cezası”

RTÜK, 6 Şubat Salı günkü toplantısında A9 kanalına ceza yağdırmıştı. Kanala “toplumsal cinsiyet eşitliğine ters düşen, kadınlara yönelik baskıları teşvik eden ve kadını istismar eden” yayınları dolayısıyla 5 kez program durdurma ile en üst düzeyden idari para cezası verilmesi kararlaştırılmıştı.

Kanalın “Hoş Sohbetler” isimli canlı yayın programının bir yerinde izleyicilerin alt yazı ile internet ortamına yönlendirildiği ve canlı yayının internet üzerinden devam ettirildiğini belirleyen RTÜK, bu yayın sebebiyle de ayrıca tavandan idari para cezası uygulamıştı.

FFETÖ şirketlerinin içini el konulmadan önce boşaltmış

MUĞLA – DURMUŞ GENÇ

Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanma’nın (FETÖ/PDY) ildeki çatı örgütlenmesi kapsamında mütevelli heyeti, dershane, yurt, pansiyon ve okullardan oluşan eğitim yapılanmasına yönelik 22’si tutuklu 41 şüpheli hakkında başlatılan soruşturma kapsamında 360 sayfalık iddianame hazırlandı.

“Silahlı terör örgütü yöneticisi ve üyesi olmak”, “Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklamak” ve “Bankacılık Kanununa muhalefet” suçlarından yargılanmaları istenen şüpheliler hakkındaki iddianame, Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

Mali yapılanmalarına ilişkin delillerin sunulduğu iddianamede, örgütün taşınmazları nasıl elden çıkarmaya çalıştığı hakkında bilgiye de yer verildi.

İddianamede, Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu raporunda Bereket Özel Eğitim Hizmetleri Anonim Şirketinin, 2012’de genel kurul kararıyla 2 milyon 460 bin lira olan sermayesini 7 milyon 1 bin 350 liraya çıkardığı belirtildi. İddianamede, bu raporun “değerlendirme” kısmında, şirketin ortaklık yapısı ve finansal durumu nedeniyle sermaye artırımının yapılmasının mümkün görünmediği ancak sermaye artırımının yapıldığı tarih itibarıyla mevzuat gereğince kişilerin servet sorgulamasının yapılamadığı aktarıldı.

Aynı raporda Bereket Özel Eğitim Hizmetleri AŞ’nin 7 milyon 12 bin 350 lira olan ödenmiş sermayesinin serbest muhasebeci mali müşavir Hasan Hüseyin Kaşlı tarafından hazırlanan rapor ve yönetim kararı ile 1 milyon liraya indirildiği aktarılan iddianamede, sermayenin indirilen kısmının ortaklara nakit olarak dağıtılmasının kararlaştırıldığı yer aldı.

Şirket tasfiye ediliyor gibi gösterilmiş

Vergi Denetim Kurulu raporunda Bereket Özel Eğitim Hizmetleri AŞ adına kayıtlı taşınmazlarının 2016 yılında farklı zamanlarda satıldığı ve devredildiği vurgulanan iddianamede, şu bilgilere yer verildi:

“Raporda bu satışlardan toplam 6 milyon 240 bin lira gelir elde edilmesi gerektiğinin ancak her birinin muvazaalı (danışıklı) olduğunun ve bu konuda muvazaa raporlarının tanzim edildiğinin ayrıntılarına yer veriliyor. Bereket Özel Eğitim Hizmetleri AŞ bünyesinde bulunan taşınmazların örgütün Türkiye’de eş zamanlı olarak uyguladığı bir takvim içerisinde güvendiği kişi veya kuruluşlara devretmesinden ibaret olduğu kaydediliyor. Her ne kadar söz konusu devirlerde nakit para, senet, çek gibi ödeme unsurları mevcut olsa da bu durumun muvazaayı gizlemek amacıyla kurgulandığı anlaşılıyor.”

Raporda, Bereket Özel Eğitim Hizmetleri AŞ’nin, Şubat 2016’da tasfiye ediliyormuşçasına taşınmazlarını elden çıkarmaya başladığı, bu işlemin aynı tarihte Türkiye çapında ve örgüte bağlı tüm organizasyonlarda gerçekleştiği ifade edildi.

Örgüte yönelik operasyonların hız kazanmasının ardından bağlı şirketlerde mal kaçırmaya yönelik faaliyetlerin arttığı anlatılan raporda, bu kapsamda 7 milyon 12 bin 350 lira tutarındaki ödenmiş sermayesi olan ve sürekli zarar beyanında bulunan bir şirketin inandırıcı olmayan gerekçelerle sermaye azaltımına gitmesi ve azaltılan sermaye tutarı olan 6 milyon 12 bin 350 lirasının ortaklara dağıtılmasının ironik olduğu aktarıldı.

“Soruşturmaları önceden haber almışlar”

Bereket Özel Eğitim Hizmetleri Ticaret AŞ’ye yönelik soruşturma işlemlerinin önceden haber alınmasına ilişkin tespitler kısmında ise soruşturma kapsamında bu şirkete ait birimlerde adli arama işlemlerinin yapılmasının kararlaştırıldığı aktarılan iddianamede, şirket binasında yapılan bazı adli arama işlemleri sırasında 2 bilgisayar güç kablosu, bir yazıcı kablosu, lazer yazıcı, bir monitör, bilgisayar bağlantı kabloları olduğu görülmesine rağmen, bu bilgisayarların kasalarına rastlanılmamış olmasının dikkat çekici olduğu ifade edildi.

İddianamede, örgütün sözde il imamı olarak görev yapan “Ertuğrul” kod isimli şüpheli İlker Kaya’nın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini beyan ettiği ek ifadesine de yer verildi.

Kaya “Genel önlem olarak şirkete ait dershane ve okuldaki bilgisayarlarda herhangi bir suç unsuru bulunmamasını söyledim. Ancak dershane müdürü Mustafa Aktaş bunun da ötesine geçerek herhangi bir suç unsuru içermemesine rağmen bilgisayarları tamamen kaldırmış. Ayrıca bir arama işleminden önce Mehmet Akif Ören bana arama yapılacağını söylemişti. Kendisinin bu bilgiyi kimden aldığını bilmiyorum. Belirttiğim üzere zaten teyakkuz halinde idik ve genel olarak dikkatli olunması gerektiğini okul ve dershane müdürlerine söylemiştim.” ifadelerini kullandı.

İddianamede, örgüt üyelerinin, kamu çalışanları arasında bulunan örgüt üyeleri ve ByLock, Eagle gibi gizli haberleşme sistemleri ile haklarında yapılacak olan soruşturma işlemlerinden önceden haberdar olma ve önlem alma imkan ve kabiliyetlerinin de olduğunun anlaşıldığına yer verildi.

'Komiserlik sınav sorularını bize verdiler'

KAHRAMANMARAŞ

Kahramanmaraş‘ta, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada, “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan yargılanan tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile avukatları hazır bulundu.

Dosyaya eklenmek üzere mahkemeye gönderilen bazı belgelerin okunmasının ardından sanıklar savunma yaptı.

Tutuklu sanıklardan meslekten ihraç edilen Komiser Yardımcısı E.U. etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini belirtti.

E.U, bu yapının devlet aleyhine çalıştığını düşündüğünü, samimi olarak beyanda bulunacağını söyledi.

“Bu soruları almanız caizdir, bizim gibi insanlar bu makamlara gelmeli”

Polis memuru olduktan sonra bu yapının evlerinde kaldığını belirten E.U, şunları anlattı:

“Cemaat sohbetlerinde bizlere Fetullah Gülen’in vaazları izlettirildi. 2013 yılında komiser yardımcılığı imtihanlarına girecektim. Bize Tokat’ta sohbet abiliği yapan Davut Yüce beni daha önce hiç gitmedim bir cemaat evine götürdü. Burada Samsun’da sınava girmeden önce Tokat’ta bize sohbet veren Davut Yüce isimli öğretmen olan kişi, beni Samsun bölge abisi olan ismini bilmediğim bir kişi ile görüştürdü. Bu görüşmede Samsun’dan gelen kişi bana önce yemin ettirdi. Daha sonra komiserlik sınavlarında çıkma ihtimali olan 300’e yakın soru verdi. Soruları veren kişi bana ‘Bu soruları almanız caizdir. Bizim gibi insanlar bu makamlara gelmeli.’ diye söyledi. Bu verilen soruların 70 tanesi girdiğim sınavda çıktı. Komiserlik sınavını kazandım. Aynı gün soruları alan 3 arkadaşım da komiserlik sınavını kazandı.”

“17-25 Aralık’tan sonra sohbetlere katılanlar azaldı”

Ankara’nın Elmadağ ilçesinde 9 ay eğitim gördüğünü dile getiren, E.U, “Bu sırada 17-25 Aralık 2013 olayları oldu ancak biz o olayları fazla takip edemedik.17-25 Aralık’tan sonra cemaat sohbetlerinden ayrılan kişiler olmuş ancak bunları bize hiç söylemediler çünkü bu olayları duysaydım, bende sohbetlere katılmazdım.” dedi.

İhraç edilen polis memuru E.K. ise etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini dile getirdi.

E.K, “17-25 Aralık 2013 yılında yaşanan olaylardan dolayı sohbet toplantılarına katılmak istemediğimi söyledim. Sohbet abisi Allah rızası için sohbet yaptıklarını, hiçbir cemaat adına yapmadığını belirtmişti. Ayrıca benim cep telefonuma ByLock isimli programı da dini bilgileri paylaşmak için indirdiğini söylemişlerdi.” ifadelerini kullandı.

Muhabir: Ersoy Sevinç