Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kayaalp'e ziyaret

YOZGAT

Yozgat‘taki Fatih Mahallesi Rıza Kayaalp Caddesi’ndeki babaevine gelen Cumhurbaşkanı  Recep Tayyip Erdoğan, milli güreşçi Rıza Kayaalp ve ailesini ziyaret ederek, bir süre görüştü.

Yaklaşık 1 saat süren ziyaretin ardından Erdoğan ve kendisine eşlik eden Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ ile Kayaalp’in babaevinden ayrıldı.

Ziyaretle ilgili AA muhabirine açıklama yapan milli güreşçi Kayaalp, Cumhurbaşkan’ı Erdoğan’ın ziyaret konusunda önceden sözü bulunduğunu ve bunu yerine getirdiğini aktardı.

Aile olarak ziyaretten mutlu olduklarını ve Cumhurbaşkan’ı Erdoğan’a yeni madalyalar için söz verdiğini anlatan Kayaalp, “Daha önceden sözü vardı Sayın Cumhurbaşkanımızın, Yozgat’a geldiğinde evimize gelip, bir çayımızı içecekti. Şampiyonluğumu kutladığı zaman söylemişti. Bu ziyaretinden dolayı Sayın Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyorum, mutlu olduk. Cumhurbaşkanımız bize verdiği sözünü yerine getirdi, bundan dolayı da çok mutluyuz. Benden yeni şampiyonlukların sözünü aldı. Ben de ülkemizin buna ihtiyacı olduğunu söyledim. İnşallah ben de aynı şekilde devam edip, ülkemize yeni madalyalar kazandırmayı, ülkemizi temsil etmeye devam ederim. Aile arasında güzel sohbetlerle, güzel bir ziyaret oldu. Ailem de bu ziyareti bekliyordu, önceden sözü olduğunu biliyordu, onlar için de güzel bir anı oldu.” diye konuştu.

Erdoğan Kırıkkale’de vatandaşlarla bir araya geldi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kırıkkale‘de uğradığı bir tesiste akşam yemeği yiyerek, vatandaşlarla sohbet etti. 

Yozgat’taki programlarının ardından karayoluyla Ankara’ya gitmek üzere hareket eden Erdoğan, Kırıkkale’ye gelişinde yol üzerindeki bir tesise uğrayarak yemek yedi.

Burada vatandaşlarla da sohbet eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra Ankara’ya gitmek üzere yola çıktı.

Erdoğan’a Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ ile Kırıkkale Valisi Mehmet İlker Haktankaçmaz da eşlik etti. 

Muhabir: Murat Asil-Enes Kaplan-Fatih Gökmen

Ardahan'da eğitime kar engeli

ARDAHAN

Yoğun kar yağışı nedeniyle Ardahan‘ın Posof ilçesinde eğitime bir gün ara verildi.

İl Milli Eğitim Müdürü Fikret Çerkezoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Posof ilçesindeki ilk ve orta öğretimdeki tüm okullarda bugün eğitime ara verildiği bildirildi.

Söz konusu ilçede çok sayıda köy yolunun ulaşıma kapalı olduğunu belirten Çerkezoğlu, bu nedenle taşımalı eğitimin yapılamadığını kaydetti.

Çerkezoğlu, Posof’ta yarın eğitim öğretime yeniden başlanacağını sözlerine ekledi.

Muhabir: Günay Nuh

Eğitimli bilirkişiler görevde

ANKARA – Kemal Karadağ

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Adalet Bakanlığınca, bilirkişilerin niteliklerine, eğitimine, seçimine ve denetimine ilişkin usul ve esasları belirleyen Bilirkişilik Kanunu’nun uygulanmasına başlandı.

Bilirkişiliğin kurumsal yapıya kavuşmasını hedefleyen kanun çerçevesinde kurulan Bilirkişilik Daire Başkanlığı, bilirkişiler için zorunlu hale getirilen temel eğitimi verecek kurumları belirledi.

Bilirkişi olmak isteyenler, belirlenen kurumlarda 16’sı teorik, 8’i uygulamalı olmak üzere 24 ders saatinden oluşan eğitimleri aldı.

Temel eğitimleri tamamlayarak eğitim kurumlarından belgelerini alanlar, bilirkişi olmak için başvuruda bulundu.

Listeler belirlendi

Bilirkişilik hizmetlerinin mevzuata uygun yerine getirilmesini sağlamak, bilirkişileri kabul etmek, sicil ve listeye kaydetmek amacıyla oluşturulan Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Erzurum, Gaziantep, İstanbul, İzmir ve Samsun Bilirkişilik Bölge Kurulları, yetki çevrelerindeki adli ve idari yargı mercileri, icra ve iflas müdürlükleri, tüketici hakem heyetleri tarafından yapılacak görevlendirmelere ilişkin “2018 Yılı Bölge Bilirkişi Listeleri”ni oluşturdu.

Böylece, ilk kez uygulanan ve zorunlu hale getirilen eğitimleri tamamlayan 25 bin 523 bilirkişi, bugün itibarıyla göreve başladı.

DAP'tan 15 ilde çocukların eğitimine destek

ERZURUM

Erzurum’da, Doğu Anadolu Projesi (DAP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı tarafından, çocukların kitap okumanın yanı sıra bilgisayar kullanabileceği, satranç, playstation gibi oyunlar oynayabileceği çok amaçlı salon açıldı. 

Yıldızkent semtindeki Selimiye Camisi’nin altında açılan salonda, 4-6 yaş grubu ve ortaokul çağındaki çocuklar, eğitim salonlarında kitap okumanın yanı sıra bilgisayar kullanabilecek, satranç, playstation gibi oyunları oynayarak gelişimlerini sağlayacak.

Erzurum ve Palandöken müftülüklerince de desteklenen projede, çocuklar öğretmenlerin planladığı programlarla eğitim alacak.

DAP İdaresi Başkanı Adnan Demir, açılışta yaptığı konuşmada, kurum olarak tarım ve hayvancılık projelerinin yanında sosyal sorumluluk projelerinin içinde de yer aldıklarını söyledi.

Çocukların daha rahat ve sıcak bir ortamda ders çalışmalarını ve eğlenmelerini sağlamak amacıyla bu salonları açtıklarını belirten Demir, “Kış aylarının uzun sürmesi nedeniyle çocuklarımızın oyun oynama imkanları olmadığından bu alanları oluşturduk. Başta camilerimizin altında olmak üzere okullarda ve kamuya ait boş alanlarda çocuklarımız eğitim alsın diye bu projeyi başlattık.” dedi.

Demir, bu uygulamayı ilk olarak Erzurum’da başlattıklarını aktararak, şöyle konuştu:

“Bu caminin yanında iki camimizde de aynı uygulamayı hayata geçirdik. 4-6 yaş grubu çocuklara, kreş şeklinde rehberler eşliğinde eğitimler veriliyor ve bazı alışkanlıkları kazandırmış oluyoruz. Özellikle akşam 17.00 ila 21.00 arasında ortaokul çağlarındaki çocuklarımız içinde fiziki alt yapı oluşturduk. Yemek salonu, okul derslerine yardımcı olacak eğitim salonları, kütüphane, bilgisayar, playstation ve oyun alanlarıyla çocuklarımız daha rahat şekilde hareket edebilecek.”

Demir, açılan bu salonların öğretmenler tarafından verilecek eğitimlerle çocukların kültürel gelişimlerine katkı sağlayacağını bildirerek, “Müftülüklerimizin destekleriyle bu çalışmaları sosyal sorumluluk alanımız olan 15 ilde 92 alanda yaptık. Bu amaçla da 6,7 milyon lira para harcamış olduk. Bu faaliyetler gittikçe ilgi görmeye başladı ve inşallah 2018’de de bu tip çalışmalarımız devam edecek.” ifadelerini kullandı.

Muhabir: Yunus Hocaoğlu

'Olağanüstü dönemler olağanüstü hassasiyet gerektiriyor'

ANTALYA

TRT’nin, Türkiye’nin yayıncılık tecrübesini dünyayla paylaşmak amacıyla Antalya’daki Adalya Elite Lara Otel’de düzenlediği 5. Uluslararası Medya Eğitim Programı (UMEP), 70 ülkeden 162 medya çalışanın katılımıyla oturum ve sunumlarla devam ediyor.

TRT Genel Müdür Yardımcısı Erkan Durdu moderatörlüğünde, Anadolu Ajansı (AA) Yurt Haberler Editörü Zekeriya Kaya, CNN Türk Genel Müdürü Erdoğan Aktaş, Al-Jazeera televizyonu sunucusu Ahmed Mansour, Kanal 7 Ankara Temsilcisi Mehmet Acet, 24 TV Genel Yayın Yönetmeni Murat Çiçek’in katılımıyla “Olağanüstü Dönemlerde Habercilik” konulu oturum gerçekleştirildi.

Durdu, burada yaptığı konuşmada, farklı coğrafyalarda bu mesleği yapan gazetecilerin birbirlerine yakınlaşmasını ve sinerji oluşturmayı amaçladıklarını söyledi.

Eğitim programıyla ilişkileri güçlendirmeyi, konuları ilk ağızdan aktarmayı ve dostlukları büyütmeyi hedeflediklerini belirten Durdu, gazetecinin normal olmayan şeyin peşinde koştuğunu dile getirdi.

Durdu, “Sıradan şeyler insanların çok ilgisini çekmiyor, ekstra olaylar insanların merak duygularına hitap ettiği için gazeteciler onları haberleştiriyor, anormal şeyin peşinde koşuyor.” dedi. Doğal olaylarda bir anlamda hayatın durduğunu vurgulayan Durdu, insanların doğal afet dönemlerinde bilgiye daha fazla ihtiyacı olduğunu söyledi.

“Olağanüstü dönemler olağanüstü hassasiyet gerektiriyor çünkü olağanüstü dönemlerde toplum genel anlamda büyük yara almıştır. Hem doğal olaylarda hem terör saldırılarında hem savaşlarda… Dolayısıyla toplumun bu hassasiyetini de göz önünde tutarak, gazetecilerin olağanüstü durumlarda hassasiyeti birkaç kat artıyor.” diyen Durdu, sorumlu gazetecilik gereği bir taraftan toplumun haber alma ihtiyacını giderirken diğer taraftan psikiyatrist, güvenlikçi gözüyle toplumsal dengeleri bozmadan bu görevi yapmak gerektiğini anlattı.

“AA, günlük bin 500 civarında haber üretiyor”

AA Yurt Haberler Editörü Kaya da Türkiye’nin sesini dünyaya duyurmak için kurulan AA’nın 97 yıllık bir kurum olduğunu belirterek son dönemde hem ulusal abonelere hem de uluslararası medyaya yoğun şekilde haber servis eden bir kurum olduklarını söyledi.

Bölgedeki sıcak gelişmeleri medyaya yansıttıklarını vurgulayan Kaya, günlük Türkçe 650 haber, uluslararası medyaya ise bin 500 haber servis ettiklerini ve 13 dilde yayın yaptıklarını ifade etti. Türkiye’nin birçok terör örgütünün saldırılarına hedef olduğunu dile getiren Kaya, 2015’te terör haberlerinin tüm üretimin yüzde 10’una denk geldiğini vurguladı.

Kaya, 2016’nın ilk yarısında 114 bin civarında haber ürettiklerini ve terör haberlerinin oranının yüzde 13 olduğunu vurgulayarak 2016’nın ikinci yarısında FETÖ’nün darbe girişiminin ardından 119 bin haber üretildiğini ve bu oranın 27 olduğunu aktardı.

Birçok olayın sosyal ağlarda yer bulduğuna dikkati çeken Kaya, hiçbir şekilde teyit edilmemiş, doğruluğundan emin olunmayan bilgilerin hızlı bir şekilde sosyal ağlarda yer bulduğunu anlattı.

Buna karşı insanlara doğru bilgiyi aktarmak zorunda olduklarını bildiren Kaya, “Sosyal medyada yayılan bir bilginin doğruluğunu televizyondan ya da internet medyasından teyit etmek zorunda kalıyorsunuz. Oraya hızlı bir şekilde bilgi servis etmek zorundasınız, eğer siz ajans olarak servis etmezseniz başka birileri o platformu doldurmaya başlayacaktır.” diye konuştu.

AA’nın geleneksel haber üretim sürecinde belirli kuralları olduğuna dikkati çeken Kaya, terör haberleri söz konusu olduğunda mutlak bir nesnellik çerçevesi çizilemediğine, yaşam, spor, ekonomi haberleri ile aynı kalıba oturtulmayacağına dikkati çekti.

“AA olarak 97 yıllık süreçte şekillenmiş bir habercilik kültürümüz var. Terör haberlerinde de bu birikim ve yeni ihtiyaçlar doğrultusunda hareket ediyoruz. Geleneksel çerçevede terör örgütlerinin amaçlarına hizmet etmeyecek şekilde, doğru bilgiyi hızlı şekilde aktarmamız gerekiyor.” diyen Kaya, terörle mücadeleyi en iyi şekilde aktardıklarına işaret etti.

Terör haberciliğinin bir kitapçıkta toplandığını belirten Kaya, terör haberlerinin burada belirlenen ana çerçeve doğrultusunda servis edildiği ve bu kuralların medya için de bir yol gösterici olacağını söyledi.

“Yayını darbecilere teslim etmemek gerekiyordu”

CNN Türk Genel Müdürü Aktaş ise kriz anlarında soğuk kanlı ama hızlı olmak gerektiğini belirterek haber dilinde kullanılan sıfatlara dikkat etmek gerektiğini söyledi.

Gazetecinin ülkeyi, hükümeti yönetmek, terörü önlemek gibi görevi olmadığına dikkati çeken Aktaş, olağanüstü hallerde her zaman yeni tecrübelerin kazanıldığını dile getirdi. Yıllarca muhabirlik yaptığını belirten Aktaş, “Kriz dönemlerinde eğer siz krizi yönetemezseniz kriz sizi yönetir. Kriz ve olağanüstü anlarda heyecana kapılmamanız gerekiyor.” dedi.

Aktaş, 15 Temmuz’da özellikle Türkiye’de dünya tarihinin en büyük terör eyleminin yaşandığına işaret ederek o gece yaşadıklarını, yayının kesintisiz sürmesi için verdikleri mücadeleyi anlattı. Herkesin haber merkezine koştuğunu aktaran Aktaş, “Ekibi topladık, yayın devam etmeliydi. Darbeciler bizim kanalı bastığında yayını darbecilere teslim etmemek gerekiyordu.” dedi.

“Gazeteci tarafsız olamaz”

Al-Jazeera televizyonundan sunucu Mansour da televizyonlarının 1996 yılında yayın hayatına başladığını ancak 1998’deki Amerika’daki saldırılarda Al-Jazeera logosunun dünya televizyonlarında yer aldığını söyledi.

24 TV Genel Yayın Yönetmeni Murat Çiçek ise olay anında herkesin görev ve sorumluluk bilincinde olması gerektiğini vurgulayarak içerik meselesinin de çok önemli olduğunu anlattı.

Haberin ne olup ne olmadığı hususunda tartışma olduğuna dikkati çeken Çiçek, “Bize habercilik, televizyonculuk hususunda hep yalan söylüyorlar, ‘Doğru ve tarafsız olmalı, yorum katmamalıdır’ diye. Gazetecinin tarafsız olması söz konusu dahi olamaz ama mazlumun tarafında olmak zorundasınız, sistemin tarafında değil.” dedi.​

Muhabir: Ayşe Yıldız

Son söz yapay zekanın

Son söz yapay zekanınAKILLI asistanlar, sürücüsüz otomobiller, hastaları tedavi eden robotlar ve üretimi verimli hale getiren yazılımlar… Bu örneklerin ortak noktası yapay zekâ. Her geçen gün hızla devam eden dijitalleşme süreciyle hayatımıza biraz daha fazla giren yapay zekâ teknolojisi, son kullanıcıların hayatı değiştiriyor, sektörleri daha verimli hale getiriyor. Artık karar mekanizması insanlardan yazılımlara ve algoritmalara geçerken son söz yapay zekânın oluyor.Google’ın kendi kendine öğrenen Go oyuncusu yapay zekâsı ‘AlphaGo’ artık dünyanın bir numarası. Hatta Google’ın geliştirdiği yapay zekâ altyapısı öyle bir hale geldi ki, sesli asistanları Google Home cihazları, kendi aralarında günlerce sohbet edebiliyor. Uber, müşterilerinin otonom araçlarla yazışarak taksi çağırabilecekleri yeni modelini test ediyor. Yapay zekâ tarafından kontrol edilen bu otomobiller, şehirlerin trafik sorununu çözmeye aday.