Van merkezli DEAŞ operasyonunda 7 tutuklama

VAN 

Van merkezli 3 ilde terör örgütü DEAŞ’a yönelik operasyonda gözaltına alınan 23 kişiden 7’si tutuklandı.

Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamada, 28 Aralık 2017’de Van merkezli Diyarbakır ve Mardin’de terör örgütü DEAŞ’a yönelik operasyon gerçekleştirildiği belirtildi.

Açıklamada, Suriye ve Irak’taki çatışma bölgeleriyle bağlantılı şahıslara yönelik eş zamanlı düzenlenen operasyonda Van’da 13, Diyarbakır’da 9 ve Mardin’de bir olmak üzere 23 şüphelinin yakalandığı bildirildi.

Açıklamada, emniyetteki ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 23 şüpheliden 7’sinin tutuklandığı, 16’sının adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı kaydedildi.

Muhabir: Necat Hazar

Kamyonun açık kalan damperi üst geçide çarptı

BURSA

Bursa’nın İznik ilçesinde bir kamyonun açık kalan damperinin üst geçide çarpması sonucu 3 kişi yaralandı.

Alınan bilgiye göre, Sezgin Daş (42) idaresindeki 11 SK 364 plakalı hafriyat kamyonunun açık kalan damperi, Bursa-Yalova karayolu İznik-Gemlik yol ayrımında araç üst geçidine çarptı.

Kazada, sürücü Daş ile araçtaki Hüseyin Demir (47) ve Mustafa Turna çarpmanın etkisiyle ön camdan yola savrularak yaralandı.

Yaralılardan Daş ile Demir olay yerine gelen sağlık ekiplerince Yenişehir Devlet Hastanesine, Turna ise İznik Devlet Hastanesine kaldırıldı.

Beyin travması geçirdiği öğrenilen Sezgin Daş’ın hayati tehlikesi bulunduğu belirtildi.

Olay nedeniyle bir süre trafiğe kapalı kalan yolda ulaşım, kazaya karışan kamyonun çekilmesinin ardından normale döndü.

Muhabir: Şenol Poyraz

MSB'den açıklama

ANKARA

Milli Savunma Bakanlığından (MSB) yapılan yazılı açıklamada, son günlerde, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın dedesinin, Sarıkamış Harekatı‘nda şehit olduğuna dair kayıtların, Milli Savunma Bakanlığı arşivinde yer almadığına” dair kasıtlı iddiaların ortaya atıldığı hatırlatıldı.

Milli Savunma Bakanlığınca bu kapsamda arşiv taraması yapıldığı belirtilen açıklamada, Rize Askerlik Şubesi Başkanlığına ait “8355” numaralı, “askerde kayıp olanlara” ait silahaltı defterinin 213’üncü sayfasında, Erdoğan’ın dedesinin, “Rize ili Ulucami köyünden ‘Mutioğullarından’ lakaplı Mustafa oğlu 1882 doğumlu Kemal, askerde meçhul 30.01.1337 (Mühür-Osman)” şeklinde yazılı olduğu aktarıldı.

Haberlere konu olan “Şehitlerimiz” adlı eserde, sadece Osmanlıca kayıtlarda o dönemki kanuna göre şehit olarak nitelendirilenlerin bulunduğuna dikkat çekilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Bu nedenle, Cumhurbaşkanımızın dedesi gibi donma nedeniyle şehit olanların, ‘1909 tarihli Askeri Tekaüt ve İstifa Kanunu’na’ göre şehit statüsünde kaydı yer almamaktadır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın dedesi Mustafa oğlu Kemal’in, söz konusu tarihlerde askere gittiği ve askerdeyken şehit olduğu, arşivlerimizde (Rize Askerlik Şubesi askerde kayıp olanlara ait silahaltı defterinde) ‘askerde meçhul’ ifadeleriyle kesin olarak yer almaktadır. O dönemdeki silah arkadaşlarının aktardığı bilgi çerçevesinde donarak şehit olduğu bilgisine ulaşılmaktadır.” 

Muhabir: Mehmet Tosun

HSK kararnamesi Resmi Gazete'de

ANKARA

Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK), 13 adli yargı hakim ve cumhuriyet savcısı adayı ile 14 idari yargı hakim adayının atamasını gerçekleştirdi.

HSK’nın atama kararnamesi Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı.

Kararnamede, 13 adli yargı hakim ve cumhuriyet savcısı adayı ile 14 idari yargı hakim adayının HSK tarafından 25 Aralık 2017’de yapılan ad çekme sonucu 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 13. maddesi gereğince atandığı kaydedildi.

Muhabir: Hamdi Çelikbaş

Mehmet Astsubayın 'Ayçe'si için büyükelçilik devrede

KAYSERİ

Kore Savaşı sırasında, yol kenarında baygın halde bulduğu ve daha sonra yaklaşık 10 ay boyunca bakımı üstlendiği manevi kızı Ayçe‘ye kavuşmayı hayal eden 90 yaşındaki Kayserili Kore Gazisi Astsubay Mehmet Karamustafaoğlu‘nun özlemi, Güney Kore Büyükelçiliğini harekete geçirdi.

Mehmet Astsubay Koreli ‘Ayçe’ye kavuşmayı hayal ediyor

Güney Kore Büyükelçiliği, Türkiye Muharip Gaziler Derneğini arayarak, Anadolu Ajansı muhabirinin geçen hafta sonu yaptığı haberle gündeme gelen Gazi Astsubaydan konuyla ilgili belgeleri istedi.

Mehmet Astsubay da 2004 yılında kardeş şehir projesi kapsamında gittiği Güney Kore’de ulusal gazetelerde çıkan manevi kızıyla çektirdiği fotoğrafın ve söz konusu gazete örneğinin basılı olduğu kitabı, derneğe göndermeye karar verdi.

Yaşanan gelişmenin heyecanını AA muhabiri ile paylaşan Karamustafaoğlu, ümitlerinin yeniden yeşerdiğini söyledi.

Ayçe’yi bulmak için büyük mücadele verdiğini belirten Gazi Astsubay, “Ben çok araştırdım. 3 gün boyunca Güney Kore ulusal gazetelerinde ilanım yayınlandı. Ayçe’yi bulamadık. İçişleri Bakanlığı, Ayçe’nin Avusturya’ya gitmiş olabileceğini söyledi.” dedi.

Karamustafaoğlu, manevi kızı bulunursa çok sevineceğini, bulunması durumunda Ayçe’nin Türkiye getirilme masraflarını karşılamak için hazır olduğunu da dile getirdi.

Büyükelçiliğin derneği aradığını duyduğunda çok sevindiğini vurgulayan Mehmet Astsubay, “Bulunursa buraya getirilmesi için de elimden geleni yaparım. Ben Ayçe’ye çok emek verdim. Hastaneye yatırdık, günlerce başında bekledim. Japonya’dan 3-4 takım elbise getirmiştim. Çok beğenmişti bu elbiseleri. Bizim tugayın maskotu haline gelmişti. Herkes tarafından sevilirdi. Çok zeki bir çocuktu.” diye konuştu.

Ayçe’nin bulunması durumunda manevi kızının kendisini hatırlayacağına inandığını söyleyen Mehmet Astsubay, “Sanırım beni hatırlar çünkü biz gelirken çok ağladı, çok yalvardı. ‘Benim burada kimsem yok, beni burada bırakmayın’ diye çok ağladı. Hakikaten kimsesi yoktu. Biz orada da 8 ay boyunca ailesini araştırdık ama bulamadık. Ayçe’nin buraya gelmesini çok isterim.” ifadelerini kullandı.

Muhabir: Sercan Küçükşahin

'Bu ülkede bir gecede 250 insan şehit oldu'

ADANA

Adana‘da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında haklarında “silahlı terör örgütüne üye olma ve terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet” suçundan 25 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılan 22’si tutuklu 103 sanığın yargılanmasına devam edildi.

Adana 11’inci Ağır Ceza Mahkemesince, Bölge Adliye Mahkemesinin 375 kişilik salonunda yapılan duruşmaya, tutuklu sanıklar ile bazı tutuksuz sanıklar ve avukatları katıldı.

“Bu ülkede bir gecede değişen çok şey oldu”

Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Halil Kadı, FETÖ’nün sadece eğitim kısmında yer aldığını, şahsıyla ilgili hususların algıdan ibaret olduğunu söyledi.

Sanık Kadı, mahkemede savunma yaparken, “İş adamı olarak bir gecede her şeyimi kaybettim” demesi üzerine Mahkeme Başkanı Halil İbrahim Kibar, “Bu ülkede bir gecede 250 insan şehit oldu. Masum insanların üzerinden tanklar geçti. Yani bu ülkede bir gecede değişen çok şey oldu. Biz bunun sorumlularını bulacağız ve yargılayacağız.” diyerek tepki gösterdi.

“Bu yapı sizden bir şekilde bir şeyler alır”

Sohbet toplantılarına katıldığını ve her sohbet grubunun kendi düzeyindeki insanlardan oluştuğunu vurgulayan Halil Kadı, bir sohbet grubunun başka bir grupla alakasının olmadığını ve toplantılarda dini konuların yanı sıra güncel meselelerin de konuşulduğunu ifade etti.

FETÖ/PDY terör örgütü yapılanmasının insanlardan bir şekilde bir şeyler aldığına dikkati çeken Kadı, şunları anlattı:

“Bu yapı içinde olacaksanız eğer, vereceksiniz. Bu yapılanma zaten sizden bir şeyleri bir şekilde alıyor. Ben Amerika’ya 2009 yılında gittim. Ben merak ediyor ve görmek istiyordum. Bu sebeple de 5-6 saat kadar Pensilvanya’da bulundum. Çok kalabalıktı. Bizim gittiğimizden, çıktığımızdan kimsenin haberi dahi olmadı. Benim Fetullah Gülen’le telefon görüşmem olmadı.”

“Bu örgüt insanları sinir uçlarından yakalıyor”

Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Ahmet Dönmez ise insanın bu örgütün yaklaşım tarzını fark etmesinin çok zor olduğunu ve örgütün insanları sinir uçlarından yakaladığını ifade etti.

FETÖ mensuplarının insanları büyülediğine dikkati çeken Dönmez, “Bu yapının mensupları ilk önce insanlarla ilgilenmeye başlıyorlar. Eğer insanda bir cevher gördülerse, biat etmesi için ilgilenme süresini uzatıyorlar. Bu yapının mensupları tedbir amacıyla terörle mücadele, istihbarat ve ordu gibi alanlarda çalışanların deşifre olmaması için şunları söylerlerdi; ‘Tartışma olduğu vakit savunan taraf olma, tartışmalarda cemaat aleyhine söylem olursa tepki verme’.

Benim kalmış olduğum cezaevinde ByLock’un hukuka aykırı bir delil olduğu, suçu kabul edenlerin tazminat davalarında hiçbir hak elde edemeyeceği propagandası yapılıyordu. Hatta devletin ‘Suriye bataklığından çıkamayacağı’, itirafçıların ceza alacağı yönünde sistematik baskılar yapılıyordu. Benim bu örgütle hiçbir hiyerarşik bağım yoktur. Zaten daha önceki aşamalarda etkin pişmanlığa dair detaylı beyanlarda bulundum. Ben terörist değilim. Tahliyemi ve beraatimi istiyorum.” diye konuştu.

Muhabir: Abdulkerim Satuk Buğrahan Topaloğlu

İstanbul'da özel spor hastanesi kurulacak

İSTANBUL

İstinye’de mülkiyeti Spor Genel Müdürlüğü‘ne ait ve 20 yıl önce imzalanan protokolle kullanım hakkı İstanbul Avcılık ve Atıcılık Spor Kulübü’ne verilen 126 bin 984 metrekarelik arazi üzerine kurulacak yapılarla ilgili “Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı” değişikliği, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Meclisi’nde ele alındı.

Bir bölümü yeşil alan ve İstanbul Boğazı geri ön görünümündeki, üzerinde 3 tenis kortu, Yaban Hayvanları Müzesi, 3 trap-skeet atış poligonu, misafirhane, havalı silahlar atış poligonu ile lokal ve idari binalar bulunan araziyle ilgili imar planı değişikliği, İBB Meclisi’nde oy çokluğuyla kabul edildi.

Spor akademisi ve spor hastanesi yapılacak

Böylece arazi üzerinde, “kentsel ve bölgesel büyük spor alanı” olarak belirlenmiş parselde, spor akademisi ve spor hastanesi yapılmasının önü açılmış oldu.

Konu İBB Meclis oturumunda görüşüldüğü sırada meclis üyeleri arasında tartışma yaşandı. CHP Grubunun ret oyu verdiği konu hakkında konuşan CHP’li Meclis Üyesi Hüseyin Sağ, “Tabiat varlıkları komisyonu bir öyle, bir böyle karar veriyor ve İstanbul’un imarını bunlar yönetiyor. Halkın kullandığı spor alanı şimdi özel spor hastanesi oluyor. İhtiyaç varsa kamu yapsın spor hastanesini.” dedi.

“İstanbul’a bir spor hastanesi kazandırılıyor”

Sağ’ın çıkışına cevap veren İmar ve Bayındırlık Komisyonu Başkanı Hadi Diler ise söz konusu parsel üzerinde emsalin düşürüldüğünü söyledi.

“Meri plan yönünde baktığımızda emsal artışı değil azalması var” diyen Diler, şunları kaydetti:

“Burada, bir spor hastanesi yapılacak. İstanbul’da sporcuların gidebileceği spor hastalıklarına çare aranacak bir hastane olacak. Adı geçen firma veya başka bir şirket olabilir. Bizim buradaki teşvikimiz, İstanbul’a bir spor hastanesini kazandırılmasıdır.” 

Muhabir: Adem Demir

'Tek bir toptan ardı adına atış yapıldığı bilgisini personelden aldım'

KOCAELİ

Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Donanma Komutanlığı‘ndaki eylemlere ilişkin 51’i tutuklu, 12’si firari 86 sanığın yargılanmasına devam edildi.

Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesince Kocaeli Kapalı Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesindeki 250 kişi kapasiteli salonda görülen duruşmada, tutuklu, tutuksuz sanıklar, avukatları ve yakınları hazır bulundu.

Duruşmaya müdahil olarak, Başbakanlık adına avukat Halit Çokan, Emre Arık, Gül Gülmez, AK Parti Kocaeli İl Başkanı Şemsettin Ceyhan adına avukat Hüseyin Coşkun katıldı. Bazı sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve vatandaşlar da duruşmayı izledi.

Tutuklu sanık eski TCG Kemalreis Savaş Gemisi’nin Silah Subayı Yüzbaşı Kenan Erkalkan, “Darbeci Amiral Ayhan Bay tarafından Komodor Önder Öngör vasıtasıyla Komutan Vekili Arif Çırtlık’a verilen ve gemide uygulanan kurallara aykırı tüm emir ve talimatları sorgulamadan uyguladığı ve darbecilerle hareket ettiği, gemilerine verilen Marmara Denizi’nde darbecilerin kararlılığını göstermek amacıyla 3 atım top atışı yapılması talimatını yerine getirdiği” suçlamalarına karşı savunma yaptı.

Erkalkan, savunmasında hakkındaki suçlamaları reddederek, FETÖ’cü ve darbeci olmadığını ileri sürdü.

15 Temmuz’dan önce terör saldırısı ve sabotaj tehdidi olabileceği yönündeki istihbaratlar nedeniyle gerekli tatbikatlar yapıldığını belirten Erkalkan, 15 Temmuz’da ise bir erin gelerek seyre çıkılacağını kendisine söylediğini aktardı. Erkalkan, nedenini sorduğunda erin karşılık vermediğini ifade ederek, daha sonra 2. Komutan Hasan İlhan’ın yanına gelerek seyre kalkacaklarını söylediğini anlattı.

Denizden insan sesi gelmesi ve gemiye doğru yüzenler olmasından dolayı terör saldırısı olabileceğini düşündüğünü dile getiren Erkalkan, “Silah personelini kontrol edip komutana bildirdim. Seyre kalktığımızda darbenin içinde olduğumuzu düşünmedim. Kimseden bu yönde bir ifade duymadım. Bundan dolayı da darbeyle ilişkimiz olduğu düşüncesi bende oluşmadı. 16 Temmuz 03.00 sularında kamaramdan beni çağırdılar, gemiden atış yapılacağı bana söylendi.” şeklinde konuştu.

Erkalkan, geminin köprü üstüne çıktığında Çırtlık’ın kendisine atış yapılacağı emrini verdiğini belirterek, “Ben de ‘Neden atış yapılacak?’ diyerek emri sorguladım. Normalde gemide komutanın emri sorgulanmaz. Ama o gece ülkede yaşananları görünce verilen emri sorguladım. Çırtlık da ‘Emri komodor verdi, emri imzalayabilirim.’ dedi. Çırtlık, boş sahada yapılacak atışın bir şeye zarar vermeden nasıl yapılacağıyla ilgili oradakilerle görüştü. Çırtlık, atışın kum ve tuzdan oluşan eğitim mermisiyle yapılacağını söyledi.” diye konuştu.

Yazılı emri hazırlamak üzere odasına gittiğini ifade eden Erkalkan, bu sırada televizyonda Deniz Kuvvetleri Komutanı’nın darbeyi desteklemediklerini içeren konuşmasını izlediğini söyledi.

“Ayhan Bay’ın darbe yanlısı olduğunu söyleyebilirim”

Erkalkan, Çırtlık’ın da telsizden emir komuta içerisinde olduklarını içerir anonsu yaptığını dile getirerek, şöyle konuştu:

“‘Komodor bize emniyetli sahaya atış yapmamızı emretti.’ ifadesini kullandı. Bundan dolayı ben de darbenin karşısında olduğumuz düşüncesi uyandı. Gemide de bu anlayış vardı. 10-15 dakika sonra TCG Salihreis Savaş Gemisi Silah Subayı Yüzbaşı Özkan Yıldırım, personeli savaş yerlerine atış yapmak için geçmelerini anons etti. Komutan atış emrini iletti, bunun üzerine Yıldırım da gemide bulunan sistem üzerinden atış yetkisini onayladı ve ilgili operatör astsubay tarafından 3 atım atış yapıldı. Atışı tekrar için hazırlık yapıldı ancak top arızası nedeniyle yapılamadı.”

Kendisinin sözde sıkıyönetim direktifini görmediğini anlatan Erkalkan, top atışına karışmadığını savundu.

Mahkeme Heyeti Başkanı Yusuf Sevimli’nin, “Top atışının darbeyle ilgisi var mı? 3 mermi de aynı yere mi düştü?” sorusuna Erkalkan, “Emri veren kişi Ayhan Bay, bundan hareketle darbe yanlısı olduğunu söyleyebilirim. Firar etmesi bunu kuvvetlendiriyor. Deniz Kuvvetleri işin içine karıştırılmış. Tek bir toptan ardı adına atış yapıldığı bilgisini daha sonra rapora yazmak için personelden aldım. Onlar da atışın art arda yapıldığı, atışların aynı yere düştüğünü ifade ettiler.” dedi.

Sanık avukatı Emrah Toker de müvekkilinin FETÖ’cü olmadığını ve darbe girişimine destek vermediğini savunarak, tahliyesini istedi.

“Silah subayını bile beklemedim”

Tutuklu sanık eski TCG Turgutreis Savaş Gemisi 2. Komutanı Kurmay Yarbay Ali Kocamanoğlu, “Komodor Önder Öngör talimatıyla vekalet emrine ve yeterliliğe sahip olmamasına rağmen gemiyi seyre kaldırdığı, darbeci Amiral Ayhan Bay tarafından Komodor Öngör vasıtasıyla kendisine verilen ve gemide uygulanan kurallara aykırı tüm emir ve talimatları sorgulamadan uyguladığı, darbecilerle hareket ettiği, personelin cep telefonlarını toplattığı ve geminin genel yayın sistemini kapattırdığı, Silah Subayı Fatih Ergin’le silah kuşandıkları, eşi adına kayıtlı olan kendisinin kullandığı telefon hattında örgütün kriptolu iletişim sistemi olan ByLock programının bulunduğu, nitekim imaj incelemesinde kendisinin kullanmakta olduğu cep telefonunda da yazılıma ait kalıntılara rastlanıldığı, arama sırasında 1 ABD dolarının ele geçirildiği” suçlamalarına karşı savunma yaptı.

Kocamanoğlu, 5. Muhrip Filotillası Komodoru Kurmay Albay Önder Öngör tarafından telefondan aranarak terör saldırısı olduğu ve gemiyi kaldırması gerektiğinin emredildiğini belirterek, bunun üzerine gemi komutanı aradığını ancak ulaşamadığını öne sürdü.

İntikal ettiği Poyraz Limanında paniği gördüğünü dile getiren Kocamanoğlu, alınan terör saldırısı istihbaratlarından dolayı yaşanan paniğin olayın ciddiyetini ortaya koyduğunu düşündüğünü aktardı.

Kocamanoğlu, diğer gemilerin de seyre hazırlandığını, kendisinin de personeli arayarak gemiye çağırdığını dile getirerek, “Komutandan sonra en kıdemli olmam, yeterli tecrübemin olması, saldırı gerçekleşmesi halinde yaşanacak hasar ve can kayıplarını göz önüne alarak gemiyi seyre kaldırdım. Silah subayını bile beklemedim. O sonradan başka bir gemiden bizim gemiye atladı.” ifadesini kullandı.

“Herhangi bir dönüş, manevra ve farklı bir rota yok”

Kocamanoğlu, telsizden Gemlik Limanı’na intikal etmesinin emredildiğini aktararak, şunları söyledi:

“Herhangi bir dönüş, manevra ve farklı bir rota yok. Gemlik Limanı’na gittik, yine emir kapsamında geri döndük. Plana göre, Sabotaja Karşı Koruma (SABKOR) görevi kapsamında gerekli tedbirler alındı. 15 Temmuz’da seyirde birlik emniyet planı haricinde tedbir alınmadı. Geminin önceden makine arızası vardı, tersaneye çekilmişti, bu halledildi, yoldayken yine makine arızası verdi. Terör saldırısı emriyle seyre çıktık, ardından televizyon yayınlarının kesilmesi emri geldi. Bu da uygulandı. X bant sistemi zaten arızalı olduğu için kullanılmamıştır. Kapalı değildir. Bu arıza nedeniyle gemiye bir mesaj gelmemiştir. Telsiz devrelerine o gece cevap verdim.”

ByLock yüklemediğini, kullanmadığını ve örgüt üyesi olmadığını savunan Kocamanoğlu, evinde ele geçirilen 1 dolarlara ilişkin, “Dolarların bulunduğu oda çocuk odasıdır. Meslek hayatım boyunca 21 ülkeye gittim. Bu ülkelere giderken de biz harcırahı dolar üzerinden alırdık. O ülkelerden gelirken de magnet ve o ülkenin parasını falan alırdım. Eğer evden çıktıysa bu dolarlar bundan dolayı olabilir. Bunların bulunmasına ilişkin görüntü kayıtlarının tarafıma gösterilmesini istiyorum. Örgütle bağlantım yok. Tahliyemi talep ediyorum.” diye konuştu.

Sanık avukatı Yusuf Emrah Keskiner de müvekkilinin üzerine atılı suçun gerçeği yansıtmadığını öne sürerek, tahliyesini talep etti.

Cumhuriyet savcısı mütalaasında, sanıklar Hasan İlhan, Erkalkan ve Kocamanoğlu’nun tahliye taleplerinin reddine karar verilmesini istedi.

Verilen aranın ardından mahkeme heyeti, sanıkların tahliye taleplerinin reddine, tutukluluk hallerinin devamına hükmetti.

Diğer sanıkların savunmalarını yapması için duruşmaya yarına kadar ara verildi. 

Muhabir: Kadir Yıldız,Metin Girgin

İstanbul'da su kesintisi

İSTANBUL

İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresinden (İSKİ), yapılan yazılı açıklamada, “Üsküdar Bulgurlu-Çamlıca arası Ana İsale Hattı’nda dış etken nedeniyle bir arıza meydana gelmiştir. Ekiplerimiz hemen müdahale ederek, arızayı giderme çalışmalarına başlamıştır. Ümraniye, Üsküdar, Kadıköy ve Fatih ilçelerinin bir kısmı, Zeytinburnu ilçesinin tamamı ile Beşiktaş, Sarıyer, Beyoğlu, Bakırköy ve Beykoz ilçelerinin sahil kesiminde 11 Ocak Perşembe saat 15.00’e kadar su kesintisi yaşanacağını kıymetli İstanbullulara üzülerek bildiririz.” denildi.

Muhabir: Semra Orkan

EGM'de yılın ilk koordinasyon toplantısı yapıldı

ANKARA

Emniyet Genel Müdürlüğünde yılın ilk koordinasyon toplantısı gerçekleştirildi.

Emniyet Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, 2018’in ilk koordinasyon toplantısı, Emniyet Genel Müdürü Selami Altınok’un başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıya Genel Müdür yardımcıları, daire başkanları ve ilgili birim amirleri katıldı.

İl Emniyet Müdürlerinin de video konferans yöntemiyle dahil olduğu toplantının başlangıcında 2017 yılına dair genel bir değerlendirme de yapıldı.

Toplantıda konuşma yapan Altınok, uyuşturucu, terörle mücadele, asayiş ve kaçakçılık gibi operasyonel birimlerince gerçekleştirilen uygulamaların 2018 yılında da aynı kararlılıkla devam edeceğini vurguladı.

Selami Altınok, tüm yönetici ve personele çalışmalarından dolayı teşekkür ederek, başarılar diledi.

Muhabir: Cankut Taşdan 

1 3 4 5 6 7 886